1. YAZARLAR

  2. Hüzeyme Yeşim Koçak

  3. Senin Baban Bir Beyazdı Yavrum
Hüzeyme Yeşim Koçak

Hüzeyme Yeşim Koçak

RENKLER
Yazarın Tüm Yazıları >

Senin Baban Bir Beyazdı Yavrum

A+A-
Antilli psikiyatr, Cezayir’in bağımsızlığı için savaşmış, sömürgecilik karşıtı mücadelesi ve eserleriyle tanınmış Frantz Fanon “Siyah Deri, Beyaz Maske” isimli kitabında, “ötekileştirilen” siyahların gerçeğini, etkili bir dille anlatır.
Kitabın “Siyah kadın-Beyaz Adam” bölümünde; zenci kadının beyaz adam karşısındaki yüceltici tavrı ve kendini aşağılaması eleştirilir. Fanon’un çarpıcı örneklerinden biridir Mayotte  Capecia.
Mayotte’nin beyaz bir adamla münasebeti vardır. Fanon, kadın yazarın kitabına dayanarak, onun duygularını şöyle çözümler:
“Her konuda önünde yerlere kadar eğildiği beyaz bir adamı(Andre’yi) sevmektedir Mayotte. Onun efendisi, tanrısıdır bu beyaz adam. Hayatta biraz olsun “Beyazlıktan” başka bir isteği, bir beklentisi de yoktur Mayotte’nin zaten. O kadar ki, adamın güzel mi çirkin mi olduğun karar vermeye çalışırken şöyle yazar. ‘Bütün bildiğim, onun mavi gözlü, sarı saçlı ve açık tenli olduğu ve benim de onu sevdiğimdi.’ Bütün bu özellikleri uygun bir hiyerarşi içinde yeniden bir sıraya koyarsak şu ilginç önermeyi elde etmemiz hiç de zor olmayacak. ‘Onu seviyorum, çünkü onun mavi gözleri, sarı saçları ve beyaz bir teni var.” (Frantz Fanon, Siyah Deri Beyaz Maske, Versus Kitap, sh.43)
 Myotte fütursuz ve gözü karadır:
“….ve sonunda Beyaz bir adamdan, sarışın mavi gözlü bir adamdan, bir Fransız’dan başka kimseyi sevemeyeceğimi anladım.”(sh.48)
Frantz Fanon, “..kara derili bütün o çılgın kadınlar Beyaz erkek tutkusu içinde bekleye dursunlar(…) günün birinde ‘beyaz adamın siyah yavuklusuyla hiç de evlenmek niyetinde olmadığını fark edecekler” der.
Nitekim Sevgili(!) Andre’de ardında çocuklar ve talimatlar bırakarak, kadını terk ederken, şunları söyler:
“Onu besleyip büyüteceksin, ona benden bahsedeceksin, ona diyeceksin ki, ‘Baban üstün bir kişiydi. Ona layık bir oğul olmak için çok çalışmalısın.”(sh. 54)
Elbette tersi bir durum da geçerlidir:
“Beyaz kadınla evleneceğim, Beyaz kültürle, harikulade Beyazla, Beyazın beyazlığıyla evleneceğim.
Onun beyaz varlığında, ürkek ellerimle tutup okşadığım ve sahip olduğum beyaz uygarlıktır, Beyaz onur, beyaz öz-saygı…”(Frantz Fanon, Siyah Deri Beyaz Maske, Versus Kitap, sh.65-66)

Acı hikâye; bana günümüzdeki, bir tarafın aşağılık duygusu içinde yüzdüğü ve varlığını daralttığı diğer bazı umutsuz aşkları hatırlattı:
“Bekledim de gelmedin. Hiç mi beni sevmedin” diyen tanıdık Beyaz(laşma) sevdalılarını…
Ancak bu sefer başrolde, sakallı bıyıklı Ortadoğu, Balkanlar ve Dünya Fatihi erkekler yer almaktadır. Bir zihniyete esir düşer ve zillete razı olurken, artık cinsiyetin de önemi kalmamaktadır.
Özellikle bazı iktidarlar döneminde, beyaz adamın kucağımıza bıraktığı bebeklerin sayısı da hızla artmakta, yaramaz veletler var gücüyle ağlamaktadır. Emzik, bakım masrafı gene Avrupa’dan, beyazlardan gelmektedir.
Çünkü bizim kızlar, “beyaz adama” fazlasıyla tutkundurlar. Mesela nur topu gibi bir PKK’mız doğmuş ve kazık kadar büyümüştür.
“Açılım” diye bir çocuk vardır, o da başka bir afattır sözgelimi.
Ermeni, Rum, ABD ile seviyeli birliktelikler oluşturulmakta; haçlar altında, arınma, beyazlaşma duaları yapılmakta, kiliselerde düzeyli nikâhlar kıyılmaktadır.
Müzmin AB’ye girme meselesi, modern bir farz olarak taliplerin önündedir. Capecia’lar, heyecanla izdivacı düğünü beklerken; ödevler de verilmekte, üstelik doğan ve doğacak çocukların iyi yetiştirilmesi(!) gerekmektedir.
Tüm diyalog, ilişki çabalarına rağmen, dört gözle beklenen “beyazlaşma” ise bir türlü gerçekleşmemektedir.
Beyazlaştırıcı kremler, makyaj ve operasyonlar da kâr etmemekte; her şey “Zencisin sen, zenci kal!” demektedir.
……
“Yavrum rengin ne önemi var, üstelik senin tenin beyaz. Ruhun, kalbin beyaz.”
“Hayır, ben siyahîyim anneanne! Hem sen modası geçmiş bir ruhsun, çok konuşma rica ederim. Kara deriliyim işte. Sen ne dersen de!”
“Vah benim zavallı kızım! Atasözü dinle! Kendini kirletme!”
“Bu çamaşırlar ancak mOmoyla, mAriel’le yıkanır. Lütfen, kısmetime mâni olma nine! Kara  mesajlarınla beni oyalama! Hem sen Osman Dede’min yanına gitsene!
 BEYAZ EFENDİ, mOBAMA beni seveceek. Beyaz taksisine binip geleceek. Beyaz panjurlu bir evimiz olacaak; dünya küresel Beyaz projeyle dolacaak. Ak bir Tanrı’nın yanına, Beyaz bir Cennet’e  götüreceek.
“Gel oğlum BEYAZ, bir seveyim seni!”
Beyaz Adam efsanesi bütün şiddetiyle sürmektedir.
Bu yazı toplam 5364 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.