1. YAZARLAR

  2. Murat Türkoğlu

  3. Şefaat etme ve bidatlar
Murat Türkoğlu

Murat Türkoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Şefaat etme ve bidatlar

A+A-

Allah’ın ve Resulu'nun selam ve bereketi üzerinize olsun ey hane halkı ! Yüce Rabbimiz her türlü noksanlıktan münezzehtir. O’ ki her şeyi işiten ve duyan değil mi ? O’ ki dualara icabet eden deyil mi? O ki tövbeleri kabul eden değil mi? Yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim'de Rabbimiz bizleri, eski adetlerden ve atalarınızın batıl bildiklerinden uzak durun ve yalnızca TEVHİD üzere yaşayın ki Benim rızama eresiniz buyurmaktadır... Hayatımızın her anında aklımıza getiremeyeceğimiz yerlerden imtihanlara tutuluruz. Bu imtihanları yalnızca teslimiyet kolaylaştırır. Teslimiyetin  önce neleri içerdiğini iyi anlamak gerekir ki sonrasında uygulamaya koyulalım.

Ailemizden, çevremizden vb. kesimlerden duyduğumuz öğrendiğimiz nice yanlışlar var.

Bunlardan bir kaçını size örneklerle açıklamaya çalışayım ki beraberce bu konularda idrakımız artsın inşallah. Bunların en başların da; bir kimse ( aslında o kişiyi Allah bu imtihan neticesinde kendine davet etmekte ve takvaca onu yükseltmek istemektedir.) Başına gelen bir sebeple üzüntüye uğrar. Bu kimi zaman parasal kimi zaman  ruhsal sıkıntı kimi zaman da  ailesel bir konu olmuştur.

Etrafımız da bizim halk tabiriyle Akıldane ( akılveren ) kişiler peydah olur ve der ki , haydin ahali toplanalım ve felan kişiye şu kadar şu ayeti bu kadar şu  Esma-ül Hüsna’yı okuyalım da o belayı defedelim birlik olalım!! Ne oldu burada ; Allah Cc. O kulunu ‘Muhakkak siz, mallarınız ve canlarınız hususunda imtihan olunacaksınız. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve Allah'a ortak koşanlardan size eziyet verici bir çok söz işiteceksiniz. Eğer sabreder ve Allah'dan gereği gibi korkarsanız, şüphesiz işte bu azmi gerektiren işlerdendir. " ALİ İMRAN – 186 ayeti gereği sınayacaktır ve sabrını denemektedir. Şimdi derler ki bu işi adet edinenlere neden böyle bir işe kalkıştınız sorusu sorulunca; Peygamber efendimiz bir birinize dua edin !! buyurdu .

Eyvallah güzel kardeşim sen kardeşine gıyabında onun haberi bile yok iken sabahlara kadar dua et .

Lakin Allah’ın Kaza ve Kaderine neden karışırsın. Sen bilmeden aslında Allah’a şunu demektesin ‘’Ey Yüce Allah ! bak ben Sana şu kadar şunu bu kadar bunu okudun hadi bakalım Sen de şu işimi hallet !! Haşaa , Allah senin emir erin değil güzel kardeşim  , bizler yalnızca Alah’a kulluk etmekle , O’na dua etmekle ve kapısında sabırla durup tevbe ve namazla  dilencilik  yapmakla yükümlüyüz.

Evet yine söyleyelim ;  var ise etrafımızda bu zihniyette  olanlar bunlara güzelce anlatalım .Bırakalım bir araya gelip sayılı işler yapmayı, Allah sağır mı ki , duymuyor mu ki ?

Bir kere "Allah dese, her yerden  buyur kulum nidaları gelir. Samimiyetle, edep ile O’na yönelelim.

Ayrıca neden sayılı ayet yada esma okumamalıyızla ilgili sevgili Muharrem Karabay. öğretmenimizin anlatımlı videoları var, buyrun ordan da izleyin.

Her bir ayet ve Esma ül Hüsna korunmakta..

Sonradan aldığınız negatif  güçtenrahatsız olmak istemiyorsanız, sayılı  Ayet ve Esmalardan uzak durun.

O’nun en güzel isimlerini öğrenmek ve o isimlerle dua etmek varken tekrar yapmayalım. Kuranı anlayıp yaşamak var iken, ezberden tekrar yapıp durmayalım.

Bir önceki kuşak bilir, okuma yazma oranı çok düşüktü. Şimdi bu oran artmakta ve okuyan nesil sorgulamakta.. Hocaların güzel seslerinden meşk olup kenarda oturup ağlamak yerine , nasıl yaşamamız gerekiyor nelerden uzak ve nelere yakın olmalıyız  adına , açıp Kuranı okuyalım . Anladığımız dilde okuyalım ki öğrenelim.

Her kim sen ne anlarsın Kur'an Arapça'dan başka dilde okunur mu , bu işin ehli olmadan nasıl anlayacaksın vb. hitap eden kişiler olursa da kovun onları ve benim Rabbim  benim dilimi de niyetimi de bilir deyip sarılın.

Bir diyer örnek ise ; Peygamber den şefaat istemek!!

Genelde  dua sonlarında çokça bu terim zikredilir.

Eskiler de bize bu şekil de öğretti . Peki Kuran ne diyor; Rabbiniz o Allah'dır ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra arş üzerine istiva etti (onu hükmü altına aldı), işi tedbir eyliyor. O'nun izni olmaksızın hiç kimse şefaatçi olamaz. İşte Rabbiniz olan Allah budur. O'na ibadet ediniz! Hâlâ düşünüp ibret almayacak mısınız? ‘’

Şimdi bura da şefaatin yalnızca Allah dan istenmesi gerektiği bu ve daha başka ayetlerde de açıkça anlatılmış

Bu gün sözüm ona Tarikatların ve cemaatlerin başlarında ki sözde bilir kişiler neden bunu öğretmezler ?

Hep sorduğum sorulardan birisi,, işte cevap geldi , onların Rab katında o kadar çok kusurları günahları var ki , Tevbe etmek yerine hala ısrar edip bu defa Peygambere yöneliyorlar  kendilerine şefaat etsin diye

Oysaki Allah dilemeden Peygamberim neden şefaat etsin ki ?

Olması gereken gerçek Şeyhler ve Veli kullar bunun bilincidedir.

O yüzden Yüce Allah ‘’ O gün, Rahmân'ın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnud olduğu kimselerden başkasının şefaatı fayda vermez.’’ Buyurmaktadır. Gayret edelim umut edelim ki Rabbimiz bizlere de şefaat hakkı verdiklerinden eylesin.

Biz kimiz ki diyenler !! Allah dan yalnızca kafirler ümit keser.

Biz her daim en güzel kul modeli olmaya çalışalım. Demem o ki daha  Tevbeye muhtaç olan henüz nefsinden haberi olmayan nice sahte liderler şeyhler var . Kardeş hep diyoruz ki Fatiha’ın dördüncü ayetine sarılalım. Sen Tevbe mi etmek istiyon Allah seni duyuyor be kardeşim .İster sesli söyle ister sessiz , ister aç elini ister vav gibi iki büklüm ol dök gönül yaşlarını . O seni de bizi de yarattığı her mahluku duyar bilir. Neymiş efendim Tevbe ederken bir şahit olacakmış, bir mürşidin dizinin dibinde olacakmış ta vs. vs.  Yalan kardeşim külli yalan aç bak Kur'an da varsa biz de gidelim . Gidelim de kime gideceğiz? hani nerde o gerçek şeyhler gerçek sultanlar? Onlar devri değil artık Onların Batınına varacağız. Zahirde her sakallıyı hoca sanarsak  vay halimize. Her sarık cübbeliye varır kul olursak düğün bayram o lanet iblise.

Müslüman kardeş, mümin o dur ki uyanık olur. Hatta Kur'an, ince fikirliler vardır demekte. Biraz ince fikirli olalım, gülüp alay ettiğimiz küçümseyip öfke duyduğumuz o cahiliye adetlerin den uzak duıralım. Hep söyledim de yine söyleyelim, eskiden putlar taştan çamurdan dı, şimdi ise etten kemikten oldu, her köşe başını zapteder oldu  kardeş. Ümmetimden öyle kimseler vardır ki , onların şefaatiyle Mudir kabilesinin sayısınca adam cennete girer. Hatta başka bir hadiste koyunlarının tüyü sayısınca kişiye şefaat edecektir demekte.  İşte Veysel Karane  Pir ve onun yolu olan Üveysliği çokça anlatmamızdaki gayelerden biri de buydu. Bir de şöyle düşünün; yolda sokakta veya çevreniz de tanıdığınız tanımadığınız insanlara ÜVEYS  ZİKRİNİ verin . Doğruca Allah’a ve Peygambere davet etmiş olursunuz. Eğer o kişiler sizin vesilenizle Allah’ı bulursa cehennem ateşinden  kurtulup cennete giders , daha sizler Dünya da bile o kişilere şefaat etmiş olmaz mısınız ?  Rabbimiz Dünya ve Ahirette razı olduğu kullarından eylesin sizleri. İki cihanda Aziz etsin. Elbette Allah’ın Veli , Salih ve Has kullarına her daim hürmet ve saygımız vardır. Lakin bizler diyoruz ki , bu güzel kullar öyle alenen tavşan misali ortada dolanmaz. Nice viranelerde ne harabe elbiseler içinde de görürsünüz ki bunun için kalp aynanızı iyi cilalamamız gerekir. Bu da ancak sabah akşam Allah’ı tesbih etmekle olur. Biz kendimize dair hiçbir çaba içerisinde değiliz. Gaye dirlik, gaye birlik, gaye Aşk. Yolunuz Aşk olsun, zorluklarınız kolaylığa dönüşsün inşallah.

 

 

 

Bu yazı toplam 607 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum