1. YAZARLAR

  2. Nevzat Laleli

  3. Seçimler Neyi Haykırıyor
Nevzat Laleli

Nevzat Laleli

YUVAMIZ
Yazarın Tüm Yazıları >

Seçimler Neyi Haykırıyor

A+A-

Güncel olaylar yazı serisi


 

2009 seçimleri fazla bir heyecana sebep olmadan yapıldı. Benim oturduğum 5 bloklu bir sitede (375 daire) her seçimde bütün dairelerin pencereleri bayrak ve afişlerle süslenir (bilhassa AKP’nin), ortalık bir bayram yerine dönerdi. Ama bu seçimde bazı dairelerde Saadet partisi bayrakları olmasına rağmen hiçbir partiye ait bayrak ve ne de flama asılmadı.Yine de seçimlerin hepimize hayırlar getirmesini Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum.

Her seçim çok önemlidir. Ama mahalli (yerel) seçimler olmasına rağmen bu seçimler belki de hepsinden daha önemliydi. Zira 2002’de kahir (büyük) çoğunlukla iktidara gelen, reis-i Cumhuru kendisi seçen, Meclise ve hükümete tek başına sahip olan, YÖK ve RTÜK gibi önemli kuruluşların başkanlarını kendi başına seçme kudretinde olan, ülkemizde hemen hemen (Diyarbakır hariç) bütün Büyükşehir belediye başkanlıkları ile il ve ilçe belediye başkanlıklarına sahip olan AKP’nin yedi yıllık icraatına halk ne diyecekti?

Tabii, Cumhuriyet tarihimizin en güçlü iktidarı olmalarına rağmen ülkemiz ve milletimizin beklediği insan hak ve hürriyetlerinin önündeki engellerin bir türlü kaldıramaması… Bir türlü önleyemedikleri “Başörtüsü zulmü…” Kur’an kurslarının, İmam hatip okullarının önündeki engellerin kaldırılmaması… Milli eğitimde eğitim ve öğretimi millileştirememesi… Ekonomik sıkıntıları önleyecek tedbirler alınması gerekirken ülkenin başta işsizlik, geçim sıkıntısı, pahalılık ve açlıkla karşı karşıya bırakılması… Çocuklarımızın ve gençlerimizin ahlaki dejenerasyona uğramasını önlenememesi… Tavizkar bir dış politikanın ile Kıbrıs’ın kaybı… Yabancıların ülkemizde arsa ve arazi, fabrika ve tesisiler, TV’ler ve iletişim kuruluşları (TÜRK TELEKOM ve cep telefonlarını) satın almaları… Siyasi bağımsızlığımızı tehlikeye düşüren IMF anlaşmalarına devam edilmesi… Ülkemizde Hıristiyanlık propagandasının artması, Hıristiyan bulunmayan yerlerde bile kiliseler açılması, fener Rum patrikhanesine Vakıflar kanunu ile büyük yetkiler verilerek onların “Ekumenlik iddialarına” işlerlik kazandırılması… v.b. icraatlarının halkımızın nasıl karşılayacağının tespiti işte bu seçim neticeleriyle ortaya çıkan hususlar olacaktı.

 SEÇİM SONUÇLARI

2002'den beri tek başına iktidarda olan AKP, 2007 Genel seçimlerinde aldığı %46,49 oranındaki oya göre bu seçimlerde % 38,83’luk bir oy oranı ile yaklaşık 7–7,5 puanlık bir kaybına uğradı. Seçimler, yerel seçim olduğu halde halkımız kendi beldesindeki adayı tanımadı, AKP genel başkanı ile muhatap oldu ve reyini “tek adama” verdi.

Ana muhalefet partisi CHP ise, 2007 Genel Seçimlerinde aldığı %20,89 oranındaki oya göre, % 23,11’e, yaklaşık 2,5 puan yükseltti.

Her seçimde iki büyük parti tarafından oynanan (bu seçimde AKP ve CHP) “Horoz dövüşü” bu seçimde de meydanlarda halkın gözlerinin içine baka baka oynandı. Sayın Baykal Başbakana attı tuttu. Başbakan da Baykal’a… Hâlbuki seçimlerin halkın huzuruna çıkan partilerin kendilerini, adaylarını, neler yaptıklarını veya neler yapacaklarını anlatmaları gereken bir çalışma olması lazım gelmez mi idi?

MHP, 2007 Genel Seçimleri'nde ki oy oran %14,28 idi. 29 Mart yerel seçimlerinde aldığı oylarla bu oranını %16,07 oranındaki oyla sürdürmüş, 2007'ye göre oylarını ancak 1,79 puan arttırabilmiştir.

Ama “siyaset arenasında ben de varım” diyerek 4. sıradaki yerini alan Saadet partisi oylarını 2007 Genel Seçimleri'nde 820 289 oyla, %2,82 oranında bir seçmen desteği elde etmişken, 29 Mart seçimlerinde oyunu 3 kat diğer bir ifade ile % 300 artırarak % 6 oranında bir seçmen desteğine ulaşmıştır.

Fakıbaba, Şanlıurfa’da SP adayı iken bir hukuku sıkıntı ile karşılaşılmış ve bağımsız aday olarak seçimlere katılmıştır. SP de başka aday göstermemiş, Fakıbaba’yı desteklemiştir. Fakıbaba’da seçimlerden sonra SP’ye geçeceğini ilan etmiştir. K.maraş Göksun da Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefatı sebebiyle SP adayını geri çekmiş bu ilçede de BBP’nı adayını desteklemiştir.

Bir «bölge partisi » olan DTP ise 2007 seçimlerine göre oy oranını korumuştur. DTP'nin Belediyelerin ve bölge sosyal potansiyelini kullanmıştır.

SEÇİMİN İRDELENMESİ

Seçim neticelerinden de açıkça görüleceği gibi bu seçimin galibi, (DTP’yi tasnifin dışında tutarak) oy kaybeden AKP ile oylarını muhafaza eden veya çok az kımıldatabilen CHP ve MHP değil, yüzde olarak en çok oy sağlayan Saadet Partisidir.

Hâlbuki iktidar partisi söylemlerinde ve eylemlerinde iktidarın bütün imkânlarını kullanmış (Adalet Bakanı M. Ali Şahin’in Antalya da başka parti belediyesinin Ankara’dan proje geçiremeyeceklerini söylemesi), AKP’li belediye başkanları belediyelerin imkânlarını seferber etmişlerdir. CHP zengin ve köklü bir partidir ve seçimlerde kendisini iktidar alternatifi gibi göstermiş, sayın başbakan da onunla polemiğe (söz dalaşı) girmiştir. Bu söz dalaşı seçim meydanlarında, TV’lerin ve gazetelerin haberleri yanlı vermelerinde de ortaya çıkmış, halkımız bu iki parti dışındaki partileri görebilme imkânlarından yoksun bırakılmıştır.

SONUÇLARIN OKUNMASI

Bu seçim AKP için bir ihtar manası taşımaktadır. Halkımız AKP’nin icraatını beğenmemekte ancak önünde alternatif göremediği için AKP’ye kerhen destek olmaktadır. Buna rağmen % 7,5’luk bir oy, başta SP olmak üzere başka partilere kaymıştır.

Sosyal çözülmeler, bir bıçağın kesmesi gibi aniden oluşmaz. Zaman içerisinde tedrici olarak gelişirler. Görünen odur ki AKP de çözülme başlamıştır. Önümüzde yapılacak ilk seçimde bu çözülme oranı daha fazla olarak karşımıza çıkabilecektir.

CHP ve MHP’nin kayda değer bir gelişmesi olmamış, AKP’den kopan oylar, CHP ve MHP’nin söylem ve eylemlerinde fark bulamadıkları için onlara kaymamıştır.

DTP belli bir bölgenin oylarını alabilmiştir. Geriye bu seçimin tek galibi kalmaktadır ki o Saadet Partisidir. Dört ay önce yeni genel başkanını, Genel idare kurulunu seçmiş ve arkasından seçimlere girerek kendini, icraatlarını ve projelerini halka anlatmaya başlamıştır.

İzin verirseniz yazımı bu seçimde en başarılı partinin Genel Başkan Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un ifadesiyle bitireyim. Kurtulmuş; “Biz, Şimdi Saadet” diyorduk. Evet, bu kere; “30 Mart’tan sonra da şimdi saadet” diyoruz, demiştir.

 
Bu yazı toplam 2531 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.