Murat Türkoğlu

Murat Türkoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

ŞEB- İ ARUZ

A+A-

Allah’ın ve Resulünün selam ve bereketi üzerinize olsun ey hane halkı.

Ne güzel söylemiş Mevlana sultan  Allah ondan razı olsun, ölümüm sevgiliyle buluşmaktır. Şeb i Arus; gelin olma, vuslat gecesi gibide anlatılır.

Mümine dünya zindan demiyor mu Şanlı Peygamberimiz, işte o zindandan  tamamen kurtulma gecesi.

Bu vuslat ise kolay olmuyor. Her yerde tuzakları olan, adım başı iblis ve havarilerinin tuzaklarıyla dolu. Ya Rabbimiz biz bu tuzaklardan korumaz mı?

Yolumuzda cihad edenlere, yollarımızı kolaylaştırırız. işte O öyle merhametli, öyle şefkat ve ikram dolu bir Allah ki kendisine yöneleni hiçbir zaman bir başına o türlü tuzakları olan yolda bir başına bırakmaz.

Peki ya bu zindandan ölüm gelmeden de kurtulmak mümkün değil mi? Elbette mümkün, Mesnevide bu kurtuluş uykuya

Kur’an da ise Zumer Süresi 42. Ayet de en güzel şekilde anlatır.

Bu ayeti Üveysler çok güzel idrak etmiştir günümüz de.

Rüya ile amel edileceğinin lakin bunun yalnızca Marifet ehlinin (ruhların önce geceleri sonra ise gündüzleri ders alacağını) tarafından idrak edildiğini söyleyebiliriz. Allah  geriden gelenleri çok eylesin…

Salih rüyalar ve ayetlerle birlikte daha kapsamlı Marifet dünyası, Aşkı Üveysi  kitaplarında Muharrem Karabay öğretmenimiz tarafından çok güzel anlatılmıştır.

Yani; uyku  moduna geçmek  ruhun bedeni terk etmesidir . Haliyle ait olduğu yere gider. Marifet ehlinin ruhu , Kur’an’dan dersler almak için  aslına yolculuk eder. Bu devirde bu işler olmaz eskide kaldı diyenlere biz de ısrarla YAŞA VE GÖR diyoruz.

Şeb i Aruzu hep ölüm olarak anlattılar . Bir nevi ölüm yıl dönümü . Birde size doğum günü olarak anlatalım Rabbim izin verirse.

Yol Allah a gider , yolcunun adıdır der sevgili Muharrem Karabay öğretmenimiz.  Üveyslik de Şeb i Arus iki defa gerçekleşir. Birincisin de; ilk olarak ruhlar evliya veya ehlibeytten öğretmenler tarafından verilir. Ruhunuzun yeniden doğumudur başlangıç ve yeni doğmuş ruhunuzu o alemin hepsi birer yıldız olan sultanları sizleri alır ve yetiştirir. Ta ki Şanlı Peygamber efendimize layık bir ümmet olana dek sürer bu eğitim.  Ardından o evliyalar sizleri Peygamber Efendimize gelin eder. Bu manen gelin olmadır bir kavuşmadır ve artık Ondan dersler almaya başlarsınız. Alın size daha dünyada iken verilen şeref ve yaşayacağınız  ne büyük bir lütuf !.

İkinci Şeb i Arus ise Rabbimizedir.

İnşallah neden ısrarla bu Üveyslik yolunu anlattığımızı daha iyi anlarsınız.

Kimseden bir beklentimiz yok. Hani o her yerde mürid toplayan, para toplayan vb. hiçbir çıkar yok, tıpkı Peygamberlerin hiçbir ücret istemeden tebliğ etmesi gibi .

Hep söylüyorum ya burası Halil İbrahim sofrası güzel kardeşim. İkramlar alemlerin Rabbinden, biz bir tellalız.

Konyamız manen çok güzel bir şehir. Ne mutlu ki burada yaşıyoruz. İnsanlar dünyanın ta diğer ucundan geliyorlar, bizler hemen başucumuz da ve çoğumuz değerinden yoksunuz.

Mevlana’yı anlamak gerek, onun yolu Kur’an’dı Resulallah’ın sünneti idi. Bunun aksini söyleyenlerde var tabi ki onlarla bizzat kendisi mahşer günü hesaplaşır.

Mesnevi gerçekten okumaya değer bir eserdir. Tamamıyla  Rabbin ilhamı ile yazılmış . Kimi kıt akıllılar müstehcen vb. ağır hakaret tabirleriyle adlandırsalar da, tam da benim gibi anlayışı kıt olanların kafalarına vura vura en güzel metotlarla anlatılmak da tüm içerik.

Aşk yolundaki yolcu neler yaşarsa orada anlatılmış. Tuzaklar, düşmanlar, nefs, iblis vb. daha nice vurgulu nükteler.

Biz anca bu yöntemle anlarız belki de.

Doktor olacaklar çıplak vücutlar da staj görürler demişti sevgi Tahir Büyükkörükçü hocamız mesneviyi anlatırken.

Şimdi gelelim Konya’daki Şeb i Arus kutlamalarına.

Allah razı olsun tüm sevenleri neredeyse o gün seferber oluyor, uzak yerlerden tatlı bir telaşlı yolculuk ve hazırlıklar başlıyor.

Hizmet göz ardı edilemez. Bir de şunu talep etmek gerekmez mi? İnsanlar Mevlana’ya sıkça gelmekte ve bunun sebebi ise bir davet üzerine biliyoruz ki , gelen insanlar acaba buradan neler alıyor, nasıl bir kazançla dönüyor?.

Bunları bilmeleri gerekmiyor mu? veya Mevlana aslında bu davetle nereye hangi yola davet ediyor bunu bilmeleri daha iyi olmaz mı?

Yıllardır alışılagelmiş bir program var, Ahmet Özkan sesiyle, semazenler gösterileriyle ve diğer katılımcılar da anlatımlarıyla bu günü yaşatıyorlar.

Sema!! Nasıl yapılmış neden böyle bir sema var bunun sebebini bilenlerin sayısı çok az.

Hacı Ahmet Yesevi Hz. de sema yapmıştır. Birde bu aşkı anlatmak  gerekmez mi?

Günümüz insanı geçim sıkıntısı, hastalık, ailevi huzursuzluk vb. birçok hastalıkla uğraş verirken sadece birkaç gösteriyle bu güzel günü geçiştirmek bence çok yetersiz.

Haydi buradan bir davet olsun. Çağıralım bu yolda gerçekten çok mesafe kat etmiş olan, aşkı ömrüne sindirmiş olan ve her yerde ulu orta haykıran, Mevlana’yı daha güzel anlatacak birini ve o anlatsın. Anlatsın ki ümitsizlik çölünde kıvranan, dertleri arasında boğulmuş nicelerine bir umut olsun.

Muharrem Karabay öğretmenimiz var.

Ne kaybederiz? Haydi bir çağıralım veya çağıralım diğer Üveysleri de onlar anlatıversin.

Hep uzak tutulan Allah’ın bize bizden daha yakın olduğunu, cennete girmenin cehenneme girmekten daha kolay olduğunu.

E kardeşim neyi bekliyoruz ki? Gelin bir olalım, ne diyordu o güzel dost; çıkar beni aradan, görünsün sana Yaradan.

Ne zamana kadar bu sözleri sadece tekrar edip duracağız, ne vakte kadar gecemiz gündüzümüz masuniyetle cefa ile geçecek?

Dua etmedik mi; Rabbim en doğru yolda rızana erdiriver diye, e daha neyi bekliyoruz.

İlla melekler gelip tasdik mi etmeli. Yaşa ve gör hitabına kulak ver kardeş! Hepsi Kur’an’ın özüdür yaşananların..

Biz yine sustuk inşallah Rabbimiz her daim razı olduklarından eylesin, her gecenizi Kadir, her gününüzü Bayram eylesin…

 

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 564 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.