1. YAZARLAR

  2. Recep Çınar

  3. Sarıkamış ve Mahmut Hoca
Recep Çınar

Recep Çınar

ORTAM
Yazarın Tüm Yazıları >

Sarıkamış ve Mahmut Hoca

A+A-

SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİ

Yıl 1914...

Yer Sarıkamış...

60 bini donarak, 78 bin şehit verdiğimiz Sarıkamış...

Allahuekber dağlarında, benim de vatani görevimi yaptığım, Murat Çobanoğlu'nun, Şeref  Taşlıova'nın, dahası bu ülkenin serhat şehri olan Kars'ı, Ruslardan geri almak için donarak ve çarpışarak şehit olan mehmetçiklerin hikayesedir Sarıkamış...

3-1-032.jpg

Sarıkamış'ın 103. yıl dönümü...

Ülkenin bütün şehirlerinde unutulmaması için etkinlikler yapılıyor...

Özellikle de Sarıkamış'ta...

Her yılın Ocak ayının ilk haftasında düzenlenen Sarıkamış şehitlerini anma etkinlikleri, Cuma günü başladı, dün sona erdi...

Gençlik ve Spor Bakanlığı bu konuda son derece duyarlı davranıyor...

Bütün illerde "Sarıkamış"la ilgili faaliyetler yapılıyor...

Edirne'den Kars'a kadar, bu ülkenin en ücra köşelerinde Sarıkamış hatırlanıyor, 78 bin şehite dualar okunuyor...

Her yıl olduğu gibi Konya'da da  anıldı Sarıkamış...

Geçen sene ben de katılmıştım, bu sene nasip olmadı...

Katılan kardeşlerimizden Allah razı olsun...

Seneye mi?

Allah'tan bir mani gelmez ve ölmez de sağ kalırsam Sarıkamış'ta olacağım...

Söz.

xxx

KEL MAHMUT

"Hababam'ın Kel Mahmut"u, "Bizim Ailenin Yaşar Usta"sı, "Neşeli Günlerin Turşucu Kazım"ı, ama daha çok " Hababam'ın Mahmut Hoca"sı Münir Özkul...

Türk sinemasının ve tiyatrosunun büyük ustası...

Büründüğü rollere hayat veren, sırası geldiğinde ağlatan, sırası geldiğinde güldüren, sırası geldiğinde de düşündüren replikleri ve etkileyici sesiyle izleyen herkesin gönlünü kazanmıştı...

Seversiniz ya da sevmezsiniz, bilemem...

Ama, ben severdim...

"Hababam Sınıfı"ndaki  "Mahmut Hoca"  tiplemesi ile hem gözlerimizi, hem de gönüllerimizi fethetti...

Onun filmlerini, zapp yapmadan, yani kanal değiştirmeden, hem de ailecek izlerdik...

Çoluk çocuk, yaşlı genç...

Bazen içimiz burulur, bazen de kahkalar atardık, onun oynadığı filmleri izlerken...

Şaban'ı, Ferit'i, Güdük Necmi'yi, Hafize Anayı...

Tabi ki Külyutmaz Necmi ile Kapıcı Veysel'i seyrederken de...

"Aç kapıyı Veysel Efendi, Mahmut Hoca'nın emriyle Uganda Devlet Başkanını karşılamaya gidiyoruz" repliğini kim unutabilir?

Garibim Veysel Efendi...

Ömrü kapı açıp kapama ile geçti...

Keşke kapıyı  açmasaydı da, ne Mahmut Hoca,  ne de diğerleri hep burada kalabilselerdi...

Hoş gitmeme ya da kalma gibi bir şansları yok...

Vakti ve saati gelen herkes ölümü tadacak...

Bundan kurtuluş yok...

Mahmut Hoca, yani Münir Özkul gibi...

Dün toprağa verildi...

Allah rahmet eylesin, Allah taksiratını affetsin.

 

Bu yazı toplam 585 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar