1. YAZARLAR

  2. Süleyman Küçük

  3. Saptırıcı Mealcilik Mezhebi
Süleyman Küçük

Süleyman Küçük

ÇAĞRIŞIMLAR
Yazarın Tüm Yazıları >

Saptırıcı Mealcilik Mezhebi

A+A-

Meal ve mealcilik gündeme geldiğinde peşinen bir hususu belirtmek gerekmektedir.
Allah(cc) kelamı kitabımız Kur’anı Kerimi okuyan insanların ayetlerde rabbimizin(cc) bize ne anlatmak istediğini veya bizden neleri yapmamızı, nelerden kaçınmamızı istediğini öğrenmek maksadı ile sahih inanca sahip bir kişinin kaleminden çıkmış bir meali okumak başka bir şey, farklı düşüncelerle yazılmış mealler üzerinden insanları saptırmak başka şeydir.
Yeryüzünde Allah’ın(cc) bir sünneti olarak insanlara Peygamberler(as) aracılığı ile gönderilen ilahi kitaplar peygamberlerin(as) gönderildikleri kavimlerin diliyle inzal edilmiştir.
Hz. Âdem(as) ile başlayan insanlığın yeryüzü macerasında bu hep böyle olagelmiştir ve bizim kulluk kitabımız olan Kur’anı Kerimde Hz. Peygamberin(sav) içinden çıkarıldığı kavmin dili olan arapça olarak inzal edilmiştir.
Arapça konuşan milletler dışındaki yeryüzü insanlığı için dün olduğu gibi bu günde Kur’anı Kerimin tercüme ve tefsirleri yapılmış ve yapılmaktadır.
Kuranı Kerim meal ve tefsirlerinde asıl olması gereken şey o dilin o günkü kelimelere yüklediği anlam kadar kitabı tebliğ eden Peygamberin(as) o topluma yaptığı örnekliktir.
Diğer bütün peygamberlerden(as) farklı olarak bizim Peygamberimizin(sav) örnekliğinin kıyamete kadar sürecek olması Kuran meali ortaya koyacak olanların özellikle dikkat etmesi gereken bir husustur.
Çünkü Hz. Peygamberin(sav) örnekliğini red edecek olan birisinin onun(sav) tebliğ ettiği ve açıklayarak uyguladığı bir ilahi kitabı 1400 yılı aşkın bir süre geçtikten sonra ve daha önemlisi ana dili de arapça olmaması hasebiyle doğru anlaması ve anlatması mümkün değildir.
Bir de buna her dilin tarihî süreç içinde o dili konuşan toplumun coğrafyasından, iklimine, kültür değişmelerine yani yediklerinden içtiklerine, yaşam biçiminden ekonomik durumuna, yerleşik veya göçebe oluşundan dolayı değişebilen dünya görüşlerine kadar sayılması uzun sürecek birçok unsurun etkisi ile oluşmuş kelimelerin, kavramların anlam farklılıkları da ilave edildiğinde tercümenin zorlukları daha da belirgin olacaktır.
Kuranda açıkça Hz. Peygamber(sav) için inzal edilen "Onda sizler için güzel bir örnek vardır"  ayeti ortada iken sadece Hz. Peygamberin(sav) sahih hadislerini Kurana alternatif imiş gibi göstermeye çalışarak kurana sarılacağız, tevhide sarılacağız düşüncesiyle Kuran okumayı sadece meal okumaya indirgemek suretiyle mealcilik yapanların yanlışları her geçen asırda daha da artmaktadır.
Kuraniyyun mezhebi mensupları Kurana sarılacağız, kuranı öğrenecek ve öğreteceğiz derken maalesef tevhidi zedeleyecek davranışlara kadar ileri gitmişler ve Hz. Peygamberin(sav) kıyamete kadar sürecek örnekliğini ret etmiş olmaları nedeniyle Onu(sav) örnek olarak gösteren Rabbimizin(cc) ayetini de red eder duruma kadar gelmişlerdir.
Bizim Peygamberimiz(sav) ne kuraniyyun mezhebi mensuplarının göstermek istedikleri gibi bir posta memuru, bir kargo görevlisi veya bir ara bağlantı kablosudur, ne de kuraniyyun mezhebi mensuplarına karşı çıkacağım derken ileri gidenlerin Hz. Peygamberi(sav) yeni ekonomi diliyle tarif ettikleri gibi yap, işlet, devretçidir.
Sünnet ehli Müslümanlar bilmekte ve inanmaktadırlar ki Hz. Peygamberin(sav) örnekliği dün ne ise bu günde öyledir, yarında öyle olacak ve kıyamet sabahına kadar bu örneklik hiç eksilmeden devam edip gidecektir.
Kurana sarılacağız iddiasıyla yüzyıllar öncesinde ortaya çıkmış ve itikadî boyutlara varan yanlışlıkları nedeniyle selefimiz ehlisünnet âlimleri tarafından tarihin çöplüğüne gömülmüş kuraniyyun mezhebi mensupları dün olduğu gibi bu günde Müslüman milletimizi atalar dinine uyan müşrikler, ehli kitaptan olan bir kısım insan, akılsız mukallitler veya putperest dini mensupları, sarhoş namazı kılan sapık kişiler gibi çirkin vasıflarla vasıflandırmaktan vazgeçmemektedirler.
 Bu tür kötü bir davranışı hortlatmaya çalışanların özellikle milletimizce mübarek 3 aylar diye bilinen Recep, Şaban ve Ramazan aylarındaki mübarek geceler geldiğinde bu geceler ile ilgili olarak yaptıkları taşkınlıkları anlamak mümkün değildir.
Müslümanların türlü hayat gaileleri ile zaman zaman uzak kaldıkları camilerde bir araya gelip ibadet ve dua etmeleri ile kitabımızı bize tebliğ eden Rasûlullaha(sav) salâtü selam okumalarını şirk olarak görmeleri bir Müslümanın diğer bir Müslümana yapacağı bir itham da değildir.
Bütün bu yanlış düşüncelilere rağmen Rasûlümüz Hz. Muhammed(sav)in idrak ettiğimiz Miraç Gecesinde Rabbimizden(cc) biz müslümanlara hediye olarak getirdiği miracımız olan 5 vakit namaz ile Bakara Suresinin son ayetleri ve şirk siz bir hayat süren Müslümanların af olacağı müjdesini baş tacımız olarak kabul ediyoruz.
Bu vesile ile Miraç kandilimiz yeni hayırlara vesile olsun İnşâallah.
 

Bu yazı toplam 5730 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.