1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Sağlık-Sen Genel Başkan Vekili Durmuş: "Afrin Harekatı için savaşa hayır barış hemen şimdi diyen grup yeniden kazandı"
Sağlık-Sen Genel Başkan Vekili Durmuş: "Afrin Harekatı için savaşa hayır barış hemen şimdi diyen grup yeniden kazandı"

Sağlık-Sen Genel Başkan Vekili Durmuş: "Afrin Harekatı için savaşa hayır barış hemen şimdi diyen grup yeniden kazandı"

Sağlık-Sen Genel Başkan Vekili Semih Durmuş "Afrin Harekatı için savaşa hayır barış hemen şimdi diyen grup yeniden kazandı" dedi.

A+A-

Sağlık-Sen Genel Başkan Vekili Semih Durmuş "Afrin Harekatı için savaşa hayır barış hemen şimdi diyen grup yeniden kazandı" dedi.

Durmuş, Bartın Sağlık Sen İl Teşkilatını, Bartın Valisi Nusret Dirim ile İl Sağlık Müdürü Dursun Koç'u ziyaret etmek için kente geldi. Basın mensupları ile öğle yemeğinde bir araya gelen Durmuş birlik beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğunu ifade ederek "Ülkemiz çok zorlu bir süreçten geçmektedir. İçerideki ve dışarıdaki şer cephesi ittifak etmiş ve her cepheden saldırmaktadırlar. Söz konusu vatanın ve milletin bekasıdır. Buna inanmış olan insanların birbirinden farklı bir duruş sergilememesi gerekir. Birliğe ve beraberliğe her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Bu nedenle her bir bireyin tercihi çok önemlidir. Yüzde 50 oy + 1 ile gerçek bir değer kazanmaktadır. Biz insana değer veren bir sendikayız. Kurucu Genel Başkanımız Mehmet Akif İnan sendikal mücadeleyi "Türkiye'nin geleceğini yeniden inşa edecek erdemliler hareketi" olarak tanımlamıştır. Dolayısıyla biz merkeze ülkeyi alırız, ülkenin merkezine de insanı koyarız. Dün yapılan uyarılar aynı amaca hizmet ediyordu. Bugünkü tavrımızda aynı amaca hizmet edecektir. İstanbul Tabip Odası seçimlerinde gördük. Demokratik katılım grubu kazandı. Afrin Harekatı için, biz hekimler uyarıyoruz, savaşa hayır barış hemen şimdi diyen grup yeniden kazandı. Bu sözlerin hedefi kim? Türkiye Cumhuriyeti Devleti mi, yoksa emperyalist devletler mi? Hedefin adresi bellidir. Elbette Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir. Bu nedenle millet hekimleri göreve çağırmıştır. Devletine ve iradene sahip çık demiştir. Ancak ortaya konulan gayretler sonuç vermemiş" dedi.

"Çağdaş yönetim tekniklerinde "ben ne dersem o olur" anlayışı geçerliliğini yitirmiştir"

Durmuş, "Demokratik katılım grubu, hekimlerin sadece yüzde 10'unun desteği ile tüm hekimler adına söz söyleme hakkını kullanmaya devam edecektir. Bu tabloyu hekimler adına ve millet adına kötü bir sonuç olarak görüyorum. Ülkenin ve milletin zor zamanlarında darbelere dur derken, başörtüsüne özgürlük derken sendika olarak elimizi taşın altına koymamız gerektiğinde Necip Fazıl'ın deyimi ile sağımıza ve solumuza bakmadan biz varız dedik. Geneldeki tavrımız böyle olduğu gibi yereldeki tavrımız da böyle olmaktadır. İdarecilerin bazı kararları çalışanlarda memnuniyetsizliğe sebep olmaktadır. Böyle durumlarda yönetici körlüğüne karşı idarecileri uyarıyoruz. Çağdaş yönetim tekniklerinde ben ne dersem o olur anlayışı geçerliliğini yitirmiştir. Bartın Şube Başkanımızın yapmış olduğu açıklamaları yakından takip ettik. Bu ve bundan önceki tüm faaliyetlerde aynı duyarlılıkla hareket edilmiştir. Şubemizin değişik zamanlarda organize ettiği birçok programa katıldım. Bunun canlı şahidiyim. Başarısız olan idareciler görevden alındıklarında kimseye hesap vermek durumunda değiller. Ancak üyeler istifa ederek faturayı sendikaya kesmektedirler. Sağlık hizmeti alan vatandaş ise oy vermeyerek faturayı siyasete kesmektedir. Yapılan açıklamalar bu hassasiyete dikkat çekmek içindir. Tüm taraflar bu gerçeği çok iyi bilmektedir. Ama, Minberde Hazreti Ali gibi konuşup aşağıda Cin Ali gibi davrananlar sürece zarar vermektedirler. Hepimiz ortak kaderi yaşıyoruz. Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz anlayışı içerisinde hareket etmek zorundayız. Türkiye gariplikler ülkesi. kuşak garipliklerin canlı şahidi. Darbeciler Cumhurbaşkanı ve Başbakanı derdest etmek için peşlerine düşüyorken Ana Muhalefet Partisinin lideri tankların arasından geçip gidebiliyor. Aynı lider kendi partisinden 15 milletvekili istifa ettirip İYİ Parti'ye gönderebiliyor. Cumhurbaşkanlığı sistemi istikrar adına atılmış büyük bir adımdır. Hangi parti iktidarda olursa olsun, istikrar ülkeyi büyütmüştür. Bu gerçeği muhalefet partileri çok iyi bilmektedir. Çünkü 7 Haziran'da sürecin aktörü konumundaydılar. Ancak ana ve yavru muhalefet Cumhurbaşkanlığı sistemini desteklemiyor. Çünkü akıl hocaları Türkiye'de istikrar istemiyor. Biz sendika olarak istikrar diyoruz. İstikrar olsun istiyoruz. İstikrar yoksa kriz var demektir. Kriz olduğunda ise ilk fatura çalışanlara kesilmektedir. Çalışanlar adına elde edilen kazanımların bir bir elinden alınması demektir. Biz sendika olarak böyle durumlarda seyirci kalmadık, bundan sonrada seyirci kalmayacağız."

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.