1. YAZARLAR

  2. Nurten Selma Çevikoğlu

  3. Ramazan ve Terâvih Namazı
Nurten Selma Çevikoğlu

Nurten Selma Çevikoğlu

İZ DÜŞÜM
Yazarın Tüm Yazıları >

Ramazan ve Terâvih Namazı

A+A-

İçinde yaşadığımız tabiatta ilkbahar iklimine girildiğinde nasıl bir değişim ve dönüşüm yaşanıyorsa tıpkı bunun gibi Ramazan ayında da inanan insanlar mânevi bir bahar iklimine girdiklerinden onların da ruh ve bedenlerinde farklı bir değişim ve dönüşüm söz konusudur. Kurak bir kış mevsiminden sonra gelen bahar ile birlikte doğada ağaçlar yeşillenir, çiçekler açar, kuş sesleri etrâfa ahenk saçarsa Ramazan da ayni atmosferi mümin kişilerin ruhlarına yayar ve böylece onun câzibesine kapılanlar metafizik cihetle en güzel şekilde mânen istifâde ederler.
Mevsimlerle tabiat nasıl yenileniyorsa insanlar da farklı iklimlerle yenilenir. Her boyutta kirliliğin yaşandığı günümüz dünyâsında muhakkak insanın yenilenmeye ihtiyâcı vardır. Bu yenilenme bir gönül iklimine girmekle sağlanabilir. İşte mübârek Ramazan bu güzelliği temin eden müstesna bir zemindir.
Tabiat âleminde güneş ziyâsıyla bitkileri baharda nasıl yeşillendirip çiçekler açtırarak çevreyi güzelleştiriyorsa insanoğlu da ibâdet ile ayni şekilde kendini ruh yönüyle güzelleştirerek mükemmelleşebilir. İbâdetlerin içinde en güzeli hiç kuşkusuz ‘NAMAZ’dır. Namaz kulun Rabb’iyle arasındaki iletişimi sağlayan en ehemmiyetli köprüdür. Bu köprünün kopmasıyla kişiler çıkmaz sokaklarda bocalar dururlar, yanlış-çirkin-hatâlı-istenmeyen davranışları geliştirebilirler aynen bugün olduğu gibi.
Namaz îmanlı yüreklerin arınma mahfilidir. Müminler için günahlardan kurtulma ve temizlenme vasıtasıdır. Yüce Peygamber aleyhissalâtu vesselam; ‘Herhangi bir kimse vakti gelen namazlarını kılar, abdestini, rükû ve huşûnu güzelce edâ ederse bu, büyük günahları işlemediği takdirde geçmiş günahlarına kefâret olur. İşte bu hüküm bütün sene böyledir.’ (1) Buyururlar.
Gönüllerin huzûru, kalplerin nûru namaz ibâdeti, insanı huzurlu bir zeminde tutar. Hal ve davranışlarında ölçülü hareket etmesini sağlar. “Sana vahyedilen kitâbı oku. Namazı dosdoğru kıl. Çünkü namaz; çirkin işlerden, akla ve dîne uymayan her şeyden alıkoyar. Allâh’ı zikretmek elbette en büyük (ibâdet) tir. Ne yaparsanız Allah bilir.” (2) âyetinden anlaşılacağı üzere namaz insanın aklına gelen her şeyi yapmasını, nefsine hoş gelen haramları işlemesini ve her türlü kötü fiillere yaklaşmasını önler. Namaz kılan mümin hakça davranır, hak ile amel eder ve hakça yaşar. Bu şekildeki hayâtıyla hem yaşantısında erdemli bir kişi olur hem de ebedî hayâtının huzûrunu temin eder. İki cihânın sultanı Efendimiz aleyhissalâtu vesselam buyururlar ki; ‘Kıyâmet gününde kişinin ilk hesâbı namazdan olacaktır. Namazı iyi netice veren kurtulacak, kötü netice veren ise mahrûmiyet ve azaplara düşecektir.” (3)
Namaz kılan müminin rûhu Cenâb-ı Hakk’ın sevgisiyle dolar, içinde Allah Teâlâ’nın korkusu oluşur. Böylece mümin günahlardan kaçınır. Başkalarının hukûkunu çiğnemez, etrâfındaki insanlara bilhassa da ailesi ve yakın çevresine hayırhah davranır. Konu komşuyu ve ihtiyaçlıyı gözetir. Ölçüde, tartıda dürüst olur, hileye başvurmaz, zulüm yapmaz. Yalan söylemez, gıybet edip zan yürütmez. Yüce Yaratıcının emirlerine isyan edip nankörlük etmez. Bugün bunlar yapılmıyorsa ya kılınan namazlar şuurla edâ edilmiyordur ya da namazlar kılınmıyordur. Cenâb-ı Hak bugün mevcut olan bu hakikati şu âyetiyle açıklıyor: “Sonra arkalarından öyle bir nesil geldi ki, namazı bıraktılar, şehvetlerine uydular. İşte bunlar da azgınlıklarının cezâsına uğrayacaklardır.” (4)
İnsanlık ancak îmanla daldıkları gaflet uykusundan uyanabilir. Îman ibâdet ile beslendiği sürece ayakta kalır. İbâdet, namaz ile en yüksek seviyeye erişir. Namazlar Ramazan ayında bir başka boyutta edâ edilir. Mübârek Ramazan ayında beş vakit namaza ilâveten sünneti müekked olan terâvih namazları kılınır. Namazı Rabb’e yaklaşma ve ahlâkı güzelleştirme ameliyesi olarak kabul edersek terâvih ile mümin yüce Yaratıcısına daha yakın olur ve ahlâkı da daha kâmil seviyeye ulaşır. Bunun sevâbını Allah Râsulu aleyhisselam şöylece izah eder; ‘Allah Teâlâ size Ramazanın orucunu farz kılmıştır; ben de onun kıyâmını yâni Ramazan gecelerindeki terâvih namazını sünnet kıldım. Eğer bir kimse, îmanlı bir gönülle ve sevâbına ermek emeliyle Ramazan orucunu tutar ve terâvih namazını kılarsa,(kul hakları ve borçları hâriç) anasından doğduğu gün gibi günahlarından kurtulur.’ (5) Bu güzel müjdeye erenlerden olmak duâsıyla hayırlı cumalar.
-----------------
1) Riyâzus Sâlihîn Terc. C.2, Had.No:1050 (Ebû Zekeriya en-Nedevî, Riyâzus Sâlihîn Tercümesi.Hasan.H.Erdem ve Kıvammüddin Buslan, Ank, 1967)
2) Ankebut, 45
3) Nesâi, C.1, s.232
4) Meryem, 60
5) İbn-i Mâce, Salat 173

Bu yazı toplam 5274 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.