1. YAZARLAR

  2. Ahmet Dalkıran

  3. Rakip küçük mü?
Ahmet Dalkıran

Ahmet Dalkıran

GÖZLEM
Yazarın Tüm Yazıları >

Rakip küçük mü?

A+A-
Konyaspor, taraftarlarını karamsarlığa iten bir yenilgi aldı. Hem de kendi evinde. Rakip son sıralardan kurtulma mücadelesi veren Gaziantep Büyükşehir Belediyespor’du. İki takım arasında kat kat kalite farkı var, bunu puan cetveline baktığımız zaman da görebiliriz.

Kıyaslama yapacak olursak; rakibin bir Erdal kadar kaliteli oyuncusu yok. Diğerlerini saymıyorum bile. Aslında tüm olumsuzluklara rağmen her şey çok güzel gidiyordu. Konyaspor bu ligin en kalitelisi diyebilirim, keşke imkan olsaydı kadroya bir iki takviye yapılabilseydi. Buna rağmen bu yenilgi, her ne kadar iş kazası olsa da , bu kadro için mazeret olamaz. Konyaspor kadrosunda olan hangi oyuncu olursa olsun kendi kalitelerine uygun oynamak zorundalar.

Kim ne derse desin yeşil beyazlılar iyi oynamayı bırakın birazcık kıpırdasa rakibi farklı yenerdi. Ne yazık ki yenilebilecekleri hiç akıllarına gelmedi. Bu şekilde de maçı bitirdiler. İlk yarıda alınan 37 puan tabi ki küçümsenemez. Konyaspor belki iyi futbol oynamadı ama kaliteli oyuncu kadrosu ile gidebilecek maçları bile lehine çevirmeyi bildi. Yani bir emeğin karşılığında bu kadar puan topladılar bu bakımdan vur abalıya hesabı bu takım eleştirilmemeli, ancak alına puanlarda cömertçe harcanmamalıdır.

Müsabakaya gelince, orta sahadaki boş alanlar rakip oyuncular tarafından çok iyi kullanıldı, dengesiz hücüma çıkan Konyaspor orta alanda görevli Vahit ve Yusuf ile kenarları kullanan Ramazan, Ömer ikilisi kaptırılan toplarda geri dönüşleri gecikince rakip forvetleri, özellikle ikinci yarı da beş net pozisyon buldu, biri golle sonuçlandı.

Yeşil-beyazlılar kaptıkları topları bir an evvel sonuca gitmek için Tayfunu üzerine yüksek ve uzun paslarla giderek, gol bulmaya çalıştılar. Sekiz oyuncu ile kapalı oynayan Erdal ile Tayfun’u markaja alan rakip başarılı oldu. Bu oyun anlayışı yerine kenarlardan daha çok ortalar yaparak, markaj da olan Tayfun’u biraz daha ceza alanı dışında tutarak, rakibi zor duruma düşürerek belki sonuç alabilirdik. Bir de orta sahadan topla gelen oyuncular, neden basit olan duvar paslarını, ikiye birleri yapmayı düşünmediler? Hüsnü Hocam kenardan veya devre arasında uyarılar bu yönde değil miydi? Süper lig tecrübesi olan bir Zafer Demir, Ferdi kadar etkisiz mi olacaktı? Zafer Demir’in bu şehre vefa borcu var bırakın ödesin. Sabretmeyi bilelim görürsüsünüz Zafer Demir’i kazanırız. Bugünden itibaren bu oyuncunun sadece psikolojik motivasyonla hazır hale getirilmeli ve kendisinden faydalanılmalıdır.

Sağ ve sol koridoru kullanan Ramazan ve Ömer ikilisinin geri dönüşleri oynan tüm maçlarda aksadı ama bu maçta tavan yaptı. Ramazan’ın ilk yirmi dakikada oyundan alınıp Da Silvanın geriyi çekilip Poljac sol önde oynatılması gerekirdi. Kısaca oyuncu seçimleri oyun taktiği, değişiklikler bana göre yanlıştı.

Bu maç geride kaldı, kaybedilen üç puan telafisi yok. Bundan sonraki müsabakalarda kredimiz azalmaya başladı, alttan rakipler geliyor. Bu mağlubiyetten kazanç sağlamaya çalışmayalım, ders alıp tedbirleri bir an önce sağlamalıyız. Mağlubiyet sonrası çözülmeler olamasın. Hocanın dediği gibi iş kazası olsun. Ancak fazla iş kazası da başımıza iş açar.

Kayseri Erciyes deplasmanından kesin ve kesin üç puan almak zorundayız. Ancak bu maçı almak için oyuncu tercihlerini bir daha gözden geçirmek teknik heyetin görevidir. Son oynanan Altay maçı kadrosu nerede? Rakibin küçüğü büyüğü olmaz futbolcu kendini hazırlamalıdır. İnşallah bu maçlardan gereken dersleri alıp Kayseri’den üç puanla döneriz. Kaldığımız yerden devam ederiz...

 
Bu yazı toplam 8799 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.