1. YAZARLAR

  2. Sadık Küçükhemek

  3. Rahmet ve Kılıç Peygamberi
Sadık Küçükhemek

Sadık Küçükhemek

İŞİN ASLI
Yazarın Tüm Yazıları >

Rahmet ve Kılıç Peygamberi

A+A-

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla başlarım
Kutlu Doğum Haftası, ülkemizde 1989 yılından beri 14- 20 Nisan günleri kutlanmaktadır. Kutlu Doğum Haftası etkinliğine bizim de bir katkımızın olması için bugün size rahmet ve kılıç Peygamberi Hz. Peygamber (s.a.v) Efendimizin âlemlere rahmet olarak gönderilmesinin manasını açıklamaya çalışacağım.
 Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “(Resulüm!) Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (1) Bu ayet-i kerimeden şu hususları çıkarabiliriz:
Rasulü Ekrem (s.a.v.) Efendimiz, ehli kitabın yani Yahudi ve Hıristiyanların, dinleri konusunda ayrılığa düştükleri ve kitaplarının aslını değiştirdikleri ve bu yüzden dünyanın buhranlar içerisinde yüzerken, insanlığın bir çıkış yolu ve hidayet rehberi ararken dünyaya teşrif etmişlerdir.
Resul-i Ekrem (s.av.) Efendimizin, dünyaya teşrif ettikleri devirde sosyal hayat, hesaba inanmama esası üzerine kurulduğundan dolayı ortada hak ve hukuk, adalet yoktu, kuvvetli zayıfı ezmekteydi, faize dayanan ekonomik sitsem yürürlükte ve bu yüzden zengin daha zenginleşmekte, fakir ise daha fazla fakirleşmekteydi, zina artmış, ahlak çökmüştü. İnsanlığın bu yüzden bir çıkış yolu ve hidayet rehberi aramağa başlamıştı. Resul-i Ekrem, bu durumdaki insanlığın elinden tutmuş ve onlara hidayet yolunu göstermiştir.
Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, insanlığı tevhide davet etmiştir. Bir kısmı inanmış ekseriyeti inanmamıştır. Bu konuda inad ve ekâbirlik edenler olmuştur. Bu zümre inanmamakla kalmamış, İslâm dinine cephe almış ve onun Peygamberiyle savaşmıştır. İşte bu zümre Rasul-i Ekrem’in rahmetinden faydalanamamıştır. Nitekim Cenab-ı Allah şöyle buyurur: “De ki: O (Kur’an-ı Kerim) iman edenler için, hidayet ve şifadır. İman etmeyenlerin ise kulaklarında (ona karşı) bir ağırlık vardır.” (2)
 Rasul-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz, rahmet peygamberi olduğu gibi aynı zamanda kılıç Peygamberidir. O rahmet Peygamberi (s.a.v.) Efendimiz, kulaklarında (ona karşı) bir ağırlık var olanları bertaraf etmek için onlarla savaşmıştır. Çünkü onlar, kula kulluğun önünü açmakta ve Allah’a kulluğun önünü kapatmaktadır. Yani bu inat ve ekâbir zümre, din ve vicdan hürriyetinin önüne barikatlar kurmak suretiyle insanlığın, dinlerini seçme hürriyetini elinden almaktadır. İşte Rasul-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz, bu zümre ile hayatı boyunca mücadele ve cihat ettiği için aynı zamanda kılıç peygamberidir.
Bakın, Allah (c.c.), Hz. Peygamberden önceki inanmayan kavimleri yere geçirme, meshetme (şeklini değiştirme) veya suda boğma gibi cezalarla helak etmiştir. Ama bizim peygamberimiz dünyaya teşrif ettikten sonra ümmetinin toptan helak edilmesi kaldırılmıştır, cezaları ölümüne veya kıyamete kadar tehir edilmiştir. Nitekim Kur’an-ı Kerim'de şöyle buyrulur: “Sen onların içinde iken, Allah onlara azab etmez.” (3) Buna karşı, Allah Teâlâ; “Onlarla savaşın. Allah onlara sizin elinizle azab etsin.” (4)
Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz ahlakın zirvesinde idi. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Hiç şüphesiz ki sen büyük bir ahlak üzeresin.” (5) Ebu Hureyre şöyle demiştir: “Resulullah’a müşriklere beddua et” denildiğinde o, Ben ancak rahmet olarak gönderildim, bir azap (vesilesi) olarak gönderilmedim” (5) cevabını vermiştir.
Hâsılı, Allah Resulü, beşeriyet için bir rahmettir, onsuz hayat çekilmez. İşte günümüzde insanlık âlemlere rahmet olarak gönderilen Rasul-i Ekrem’in öğretisi dışındaki öğretilerden kurtuluş yolu aradığı için bunun sıkıntısını çekmektedir. Durum ortadadır.
Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Andolsun size, içinizden sıkıntıya düşmeniz O'nun gücüne giden, size pek düşkün, mü’minlere şefkatli ve merhametli olan bir Rasul gelmiştir." (6)
Bu ayetin devamında ise şöyle buyrulur: “(Ey Muhammed!) Yüz çevirirlerse deki: Allah bana yeter. O’ndan başka ilah yoktur. Ben sadece O’na güvenip dayanırım. O yüce arşın sahibidir.” (7)
Ümmet-i Muhammed’in Kutlu Doğum Haftası'nı kutlar, insanlığın uyanmasına vesile olmasını cenab-ı Allah’tan niyaz ederim.
Kaynaklar
1.Enbiya:107
2. Fussilet:44
3. Enfal:30
4. Enfal:14
5. Kalem:4
5. Sahih-i Müslim, Birr, C.10, Hds No:87
6. Tevbe:128
7. Tevbe:129

Bu yazı toplam 8151 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.