Nurten Selma Çevikoğlu

Nurten Selma Çevikoğlu

İZ DÜŞÜM
Yazarın Tüm Yazıları >

Peygamber sohbetleri

A+A-

İki cihânın Sultânı Hz. Rasûllullâh’ın nur cemâlini dünya gözüyle bir defa görebilmek, nurlu sohbetlerinde bulunabilmek müminler için imandan sonra gelen en büyük pâyedir. O Güzeller Güzeli’nin devrinde yaşayanlar O’nu bir kez de olsa görebilenler ‘sahabe’ olma şerefini kazandı. Şurası kesin ki, bedevî bir sahabe, kıyâmete kadar gelmiş ve gelecek bütün Allah dostu evliyâlardan dahi üstün bir mevkîdedir. Zirâ;

Ashab Peygamber sohbetleriyle bereketlenerek ‘sahabe’ mertebesine erişti. Asrısaadet devrindeki Peygamber aleyhisselâm’ın sohbetlerinde -Osmanlı efendilerimizin buyurduğu gibi- ‘insibağ ve in’ikas’ vardı. Ne demek bu? Yâni, o mecliste Peygamber aleyhisselâm’ın mânevî azameti, bulunduğu mekandaki kişilere aksediyordu, kendi hâli başkalarına geçiyordu. O’nun muhteşem akisleri sahabesine ışık ışık yansıyordu. Dolayısıyla sahabe güzel halli, güzel ahlaklı, bir güzel peygamberin haliyle halleniyordu. O sohbetler âdeta bir hal transferiydi ayni zamanda bu durum bir karakter ihyâsıydı. Ne mutlu onlara!!!

Resulü Kibriya Efendimizin nurlu sohbet meclisine semâlar âlemlerinden Esmâul Hüsna tecellileri sağnak sağnak yağıyordu. Sahabeler sanki her sohbette cennet kokuları solukluyorlar, Allâh’ın En Has Nebî’sinin feyizleriyle iliklerine kadar mânevî hazlarla doluyorlardı. O’nun nur cemâlinin nur akislerinin nur yansımaları -in’ikasları- her birinde ayrı tezâhür ediyordu. Açıkçası O’nun nur boyasıyla boyanıyordu sahabe. Bu ne muhteşem haldi!

O nur pırıltılarını bizler dünyâya çok geç gelerek maalesef müşerref olamadık. Arada 14 asır var. Bizler de ne çok isterdik o nur ve feyiz dolu peygamber sohbetlerinde bulunabilmeyi, O’nunla bizzat görüşebilmeyi…

Peki yaşadığımız şu devirde O’nunla sohbet etmenin, nur cemâlini görmenin, huzûrunda olmanın başka bir yolu yok mu??? O’nunla cennette yan yana olmanın mutlaka bir yolu olmalı... Çağlar ötesinden O’na olan muhabbetlerimizi, hasretlerimizi nasıl ifâde edebiliriz???

Evet, vardır. Peygamber ahlâkıyla ahlaklanarak O’nun hâlini yaşayabiliriz. O’nun getirdiği evrensel mesajını hayâtımıza koyarak hayâtımızı O’na ve sahabe arkadaşlarına benzetebiliriz. O’nun konuşulduğu sohbet meclislerde bulunarak O’nunla hal transferini şahsiyetimize taşıyabiliriz. O’nun ismi cemîlini çokça anarak O’nu ruhûmuza nakşedebilir, mânevîyatımızı ihya edebiliriz. O’nunla ilgili siyer ve hadis kitapları okuyarak O’nu daha iyi tanıyıp etrâfımıza O’nu anlatarak çevremize O’nun rahmet iklimine taşıyabiliriz. O’na her zaman ve bilhassa içinde bulunduğumuz Şaban ayında bolca salâtu selam getirerek kendimizi ahir zaman kardeşleri olarak O’na tanıtabiliriz. Bunlar az şeyler mi? Bakın kardeşliğimiz pekiştirici O mümtaz şahsiyetin zarif ve müjdeli hadislerine ne buyuruyor;

Ebu Hureyre (r.a)’den gelen bir hadisi şerifte: “Rasûlullah sallallâhu aleyhi vesellem bir mezarlığa gitti; ‘Selam sizlere ey mü’min topluluklar yurdunun sâkinleri! Şüphesiz bizler de inşallah size kavuşacağız’ dedi, sonra Rasûlullah sallallâhu aleyhi vesellem; ‘Keşke biz kardeşlerimizi görseydik diye arzu ettim’ dedi. Sahabeler; ‘Ey Allâh’ın Rasûlü! Biz senin kardeşlerin değil miyiz?’ diye sordular! Rasûlullah sallallâhu aleyhi vesellem; ‘Hayır, siz benim ashâbımsınız. Kardeşlerimiz ise, daha sonra gelecek olanlardır. Ben, onlardan önce havuzun başına varmış olacağım’ dedi. Sahabeler; ‘Ey Allâh’ın Rasûlü! Henüz senin ümmetinden gelmemiş olanları nasıl tanıyacaksın?’ diye sordular! Rasûlullah sallallâhu aleyhi vesellem; ‘Sizden herhangi bir adamın, alnında ve ayaklarında beyazlıkları bulunan atları olsa ve bu adamın atları siyah atlar arasında bulunsa, adam kendi atlarını tanımaz mı?’ dedi. Sahabeler; ‘Elbette tanır, Ey Allâh’ın Rasûlü! Dediler. Rasûlullah sallallâhu aleyhi vesellem; ‘Onlar kıyâmet gününde abdest almalarından dolayı alınları, kolları ve ayakları parlak geleceklerdir.’ Rasûlullah sallallâhu aleyhi vesellem bu sözlerini üç defa tekrarladı ve şöyle devam etti; ‘Ben onlardan önce havuzun başına varmış olacağım… Buyurdu.’ (Müslim, 1/150, 151, 50, İbni Mace, 2/580)

Kendisinden sonra gelecek olan inananlarını yâni bizleri, ‘kardeşlerim’ olarak nitelendiren ve bizleri ‘kevser havuzunun başında’ bekleyecek olan Hz. Peygamberi aleyhisselâm’ın bu müjdesi O’nu görmeyen ama özlemini kalbinden hiç çıkartmayan bizler için bir teselli mâhiyetindedir. Çünkü O aleyhissalâtu vesselam O’nu seven ve özleyenler için ‘Kardeşlerim’ diyor. Çağların çetin şartları içerisinde gönülleri daralan müminlerin mâneviyatlarını güçlendirmede, morallerini yükseltmede böyle mübarek hadis-i şerif muazzam bir sevinçtir. Ne mutlu bize inşaALLAH O’nun her türlü müjdesinin muhatapları olmak dileğiyle hayırlı Cumâlar efendim.

Bu yazı toplam 234 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.