1. YAZARLAR

  2. Muhammed Hasan Kabir

  3. Pes etmek mi? bana göre değil
Muhammed Hasan Kabir

Muhammed Hasan Kabir

Yazarın Tüm Yazıları >

Pes etmek mi? bana göre değil

A+A-

Herkesin olduğu gibi benim de Türkiye’ye gelme hikayem var. Sene 2014 ben normal olarak 11.sınıfta okul hayatımı devam ediyordum. O sene Bangladeş’te TDV Ramazan kurban kesimi gerçekleştiriyordu. Abim onların birçok projelerinden haber almış ve bana uygun olan lise eğitimi projesinden bahsetti. O zamanlar Türkiye’ye büyük bir merak duyuyordum, bu merakı gidermek için ya gezmek için ya da lisasns okumak için gitmeyi düşünüyordum. Bir sonraki sene liseden mezun olabilecekken bu fırsatı eliminin tersiyle itmek istemedim güzel bir şekilde değerlendirmek istedim. Başvuruları yaptık, aklımda bin bir tür şeyler gezinyordu. Oraya gidince liseyi de ve akademik karyerimi de Türkiye’de yapacağımı hayal ediyordum. Yaklaşık 1 ay içinde mülakat daveti geldi, mülakattayken TDV görevlisi bizim hem lise eğitimimizi sağlayacağını hem lisans başvurularımızda devletle ilişkilerimizin iyi olacağına dair konuşmalar yapmıştı. Çittagong bölgesinden mülakata 54 öğrenci çağrılmış. Kurban Bayramına yakın mülakat sonuçları çıktı. 54 öğrenciden sadece 2 öğrenci burs kazanmış ve 2 öğencinin 1 de elhamdülillah bendim. Sonradan vize ve bilet işleri pek sıkıntı olmadan halledildi.

28 Ekim 2014te iki günlük yolculuktan sonra Konya Uluslararası Mevlana Anadolu İmam Hatip Lisesine ulaştık. Yeni hayatım burada başlayacaktı. Benim yeni evim oldu. 55 farklı ülkeden kardeşlerim oldu. Türkiye bize kucak açtı. Anadolu insanı misafirperverliği, yardımseverliği ve sıcak tebessümü ile bağrına bastı, kardeş gördü bizi. Geldiğim ilk günlerde kendimi yalnız hissediyordum ama yavaş yavaş bu duygular yok olmaya başladı. Herkesle kaynaşmaya çalışıyordum. Yeni arkadaşlıklar oluşuyordu. Artık benim de kendime ait bir çevrem oluşmuştu. Kendimi hem sosyal yandan geliştirmek hem bilgi edinme konusunda ilerlemede çok istekliydim ama bir oğrenci bu okulda gözde olması için yüksek not ortalamasına sahip olması gerekiyormuş. Okulumuzda çok başarılı oğrenciler ilgi görüyorlardı. Doğal olarak benim de onlar kadar olamamam benim canımı sıkıyordu. Çevremdek arkadaşarım benden daha başarılı olduğundan dolayı, onlar tarafından beni aşağılayıcı imalar ediyorlardı. İlk senesin sonuna doğru kendimi not konusunda daha da iyi olmam için ülkeme döndüğümde birkaç plan       yaptım. Ülkeme gittim döndüm. 2015-2016 eğitim ve öğretim başladı 10.sınıf hayatı başladı ve kendime yeni bir hedef belirledim. Okuldaki not ortalamasına göre öğrencilere muamele gösterilmemesi, öğrenciler arasındaki sınıflandırmayı kaldırmak niyetindeydim. Zaten TDVnin de bu okullara öğrenci getirmelerinin amacıda her ne kadar da öğrenci not konusunda yüksek bir başarı elde edemese de arkadaş edinerek kendisine sıcak bir çevre oluşturarak kendi ülkesi arasındaki islami ilişkileri pekiştirmesi gerekir diye düşünüyordum ve ona yönelik birçok planlamalar yapmıştım. Her ne kadar da bunları gerçekleştirmeye çalışsam bile herkesin her derse yetişmesi söz konusuydu bir de kendimde  bunları üstesinden gelmem lazımdı ki bir sonraki seneye dönebilmem için 70 barajını geçmeliydim. Tek başıma yapabilecek bir iş değildi o yüzden bu konuları abilerle istişare ettim ve hepimizin problemlerimizi paylaşabileceğimiz bir grup kurmayı istemiştik. Bazıları bunun imkansız olduğunu, birlik sağlayamayacağımızı, kursak bile fazla sürdüremeyeceğimizi ve bu tür gruplara karşı çıktıklarını dile getiriyorlardı. Kendime yakın olarak hissetiğim abilerim ve arkadaşlarımdan da belli bir anlayış görmediğimden dolayı çok üzülmüştüm ama hiç pes etmedim beni kollayanlarla beraber bunları yine de gerçekleştirmek için çaba gösteriyordum. Bir müddet sonra beni kollayan ve bana karşı çıkan abilerim “Ümmetin Işıkları” adlı grubu kurmuşlar. O anda büyük bir hayal kırıklığına uğradım ben birlik sağlamaya çalişırken dışlandım. Ümit ederek okul yönetimine başvurdum onlardan da tatmin olamayacağım bir durumla karşı karşıya kaldım. Onlar bana “Eğer Türkiyede üniversite hayatımı devam etmek istiyorsam notlarımın yüksek olmasını söylediler.” Okul yönetimi tarafından da kapılar kapanınca, bizim gelecekte kazanabileceğimiz üniversiteler hakkında araştırmalar yapmaya başladım. Sonuç olarak ortada biz liseyi bitirdiğimizde üniversite kazanmamız garantili olmadığını öğrenince tüm gemilerim suya battı. Hatta ülkeme bile dönmeyi düşündüm. Sevkimi isteyerek dilekçe verdiğimde kabul edilmedi sene sonunu beklenmem istendi. Bazı arkadaşlarım ve abilerim benim gitmemi istemediler bu düşüncemden geri döndürmeye çalışmışlardı. Artık kendimi düşünerek sadece okulda günler geçirmeye başladım. 1.dönemde ders notlarımın pek iyi olduğu söylenemez baraj puanı 70 aşağıydı. 2.dönemin başlarında bu seneki ilk mezunların mezuniyet töreni nasıl yapılacağı konusunda toplantılar ve istişareler başlanmıştı. Benim isteksiz ve hayata bıkkın tavırlarımdan kurtulmam için eski gayretlerimin geri dönmesini umarak beni de o törende görevlendirdiler. Benden törende konuşma yapmamı istediler. Konuşmayı hazırlarken aklımdan bin bir tür şeyler geçiyordu, “Yarı yolda bırakan ne geçmişte ne de günümüzde dostumuz oldu” ondan dolayı benim hiçbir zaman pes etmemem gerektiğini analdım ve o konuşmada birçok konuda söz vererek konuşmamı hazırladım. Konuşmadaki bir cümle şöyleydi :  “Ağabeylerimiz bizden önce bir bayrak aldılar ve bize o bayrağı teslim ediyorlar. Bunu bizden sonra gelecek olan kardeşlerimize iyi bir şekilde teslim edeceğime söz veriyorum.”   Bundan sonra geri dönüşüm yoktu bu okuldan mezun olmalıydım. Derslerime daha da yoğunlaştım ama dönem sonunda 70 baraj’ını geçemedim. Elimde tek yönlü biletle kalakaldım. Fakat ben Türkiye’den giderken geri dönmek için söz vererek ayrıldım. Bangladeşe döndüm, hemen bir özel liseye kaydımı yaptırdım ve tatil dönemini farklı programlara katılarak geçirdim. Tatilin son ayıydı TDVnin not ortalamasını 65 indirdiğine dair haber geldi ve sadece Türkiye’ye dönüş biletlerimizin kendimiz alacağımızı bildirdiler. Ben çok mutlu oldum ve hemen bileti alarak Türkiyeye geri döndüm. 2016-2017 eğitim ve öğretim senesini başladık. Biz tatildeyken 15 Temmuz 2016 darbeye kalkışma nedeniyle bizim  okulun dışındaki ne bir makam sahibi insanlarla, abilerimizle, STK ve derneklerle görüşmemiz kontrol altına alındı. Bende artık 11.sınıfa gelmiştim seneye üniversiteye yerleşmek için yavaş yavaş zemin hazırlamamız gerekiyordu ondan dolayı sosyal medya üzerinden yetkili makamlarla iletişime geçmeye başladım. Bununla beraber ilk senede kurulmuş olan “Ümmetin Işıkları”nın koordinatörlüğü ile görevlendirildim. Öğrencilerin sıkıntılarının daha da hızlı çözülebilmesi için çaba göstermem gerekiyordu. Hem sosyal yandan hem eğitim konusunda başarı elde etmek için her iki tarafta çalışmalar yapmayı hedefledim. Birinci dönemin sonuna doğru Aralık ayında çok üzücü bir haber aldım ne yazık ki babam hakkın rahmetine kavuşmuştu. Babamı kaybettikten sonra birkaç ay  kendimi eksilmiş gibi hissediyordum ama işte bu dünyada misafiriz ne zaman geri döneceğimizi bilemeyiz. Öğretmenlerim ve arkdaşlarım sağ olsunlar bana sahip çıktılar beni bir an bile yalnız bırakmadılar. Tüm sıkıntılarını üstesinden gelebilmem için güçlü durmam gerektiğini biliyordum. Üzüntümü ve kederimi belli etmemek için elimden geldiğince direniyordum. O sene sosyal ilişkilerim ve eğitim konularında çok verimli bir seneydi. Elhamdülillah her şey yolunda giderek 11.sınıfı bitirdim. Bütün bu geçirdiğim senelerde bana yardımcı olan herkese teşekkürlerimi sunmak istiyorum onların benim üzerimde büyük bir emekleri var, bana yardımcı oldular sahip çıktılar benim için bunlar unutulmaz.

Seneye 12.Sınıf olacaktım. Üniversiteye yerleşme telaşı, YTB başvuruları, YÖS çalışmaları başlayacaktı. Hepimizin üniversiteye burslu olarak yerleşmesi imkansız görünüyordu. Büyük üstad Necip Fazıl Kısakürekin dediği gibi “Sağına soluna bakmadan BEN varım diyen genç” olabilmek için bu sıkıntıyı ortadan kaldırmaya çabalamalıydık. 12.sınıftaki edindiğim tecrübeleri bundan sonraki yazılarımda kaleme almaya çalışacağım. Buraya kadar benimle geldiğiniz için teşekkür ederim. Görüşmek üzere.

 

 

Bu yazı toplam 904 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum