Mehmet Yenikaynak

Mehmet Yenikaynak

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Özledim geldim

A+A-

Gazeteciliği “adam gibi” bir gazeteci den öğrendim…

Babamdan…

Yani Galip Yenikaynak'tan...

Bu şehrin yetiştirdiği en önemli spor gazetecisiydi... 

Rahmetli sadece "babam" değil "ustam"dı aynı zamanda…

Desturu ondan aldım...

Liseli yıllarda hem öğrencilik, hem gazetecilik yapmaya çalışırken Konyaspor’un uzun deplasman yollarında büyüdüm adeta…

Eski ismiyle Beden Terbiyesi’nin merkezdeki büyük kompleksinin her kapısında, bitmeyen gazetecilik sevdamıza Konyaspor sevgimizi katık ettik…

Meşhur Tarsus İdmanyurdu maçının şahidi, efsane Hoca Özkan Sümer’in mucize şampiyonluğunun tanığı oldum…

Konyaspor’un menfaati için yazmadığımız ya da görmediğimiz bir çok haberden dolayı hiç hayıflanmadım. Konyaspor sevdasımız zaman zaman mesleğin önüne geçti... Çünkü Konyaspor’u şehrin en önemli değeri gördüm…

Zor günleri, kötü zamanları bildiğim için Konyaspor gönlümüzde daima özel bir yerin sahibidir.

Bu kulübün Beden Terbiyesi İl Müdürü’ne teslim edildiği günleri, şehrin Valisine anahtar verildiği acı zamanları yaşadı bu satırların yazarı...

Sporun bir şehir için önemini çocuk yaşta kavradım...

Kentin tanıtımında çok büyük katkıları olan sporun her branşında şampiyonlarla ilgili haberler yaptım…

Fransa’da Koraç Kupası yarı finalinde Basketbol takımımızı, Bulgaristan’da Balkan Şampiyonasında Bisikletçilerimizi takip ettim.

Yok zamanda yöneticilerin verdiği paralarla yurtdışına kampa gidebilen futbol takımızı takip ettim… Dünya şampiyonu Hentbolcularımızın, Avrupa şampiyonu Haltercilerimizin başarı haberlerini yaptım…

Mesele uzadıkça uzar, örnekler arttıkça artar...

Nerelerden nerelere…

Konya ve spor çok değişmiş …

Dünyanın sayılı stadına sahip bu şehir layık olduğu başarılara imza atmış…

Tesisler mükemmelleşmiş, imkanlar sınırsızlaşmış..

İşte Konyalı sporseverin hakettiği bunlar…

xxx

Gazeteciliğe benden önce başlayanlar ile benimle birlikte bu mesleğe adım atanları uzaktan da olsa  takip ediyor, onların başarılı işlere imza atmaları ile gururlanıyor, bir taraftan da içim içimi yiyordu.

Şartlar, benim spor gazeteciliğine bir süre  ara vermemi zorladı... Bir fırsatını bulursam bodoslama dalacağıma inanıyordum...

Çünkü, sadece Konya'da değil, Türkiye'nin birçok şehrinde bu mesleği yapan arkadaşlarla irtibatı hiçbir zaman kesmedim...

Ayrı kaldığım süre içinde TSYD üyeliğim devam etti... Dolayısıyla bir şekilde başlamam ya da yazmam gerekiyordu...

Yıllar sonra bir dost meclisinde eski günleri konuşurken Recep Çınar "özlemiyormusun?" diye sordu...

"Özlemezmiyim. Tabi ki özledim" dedim...

"O zaman ne duruyorsun? Skor yazarlarıyla dolu bu piyasanın gerçek bir spor yazarına ihtiyacı var" diyerek gazlayınca, içimdeki o yazma heyecanı ile oturdum klavyenin başına...

Ben de biliyorum ki, yazılacak çok şey var... O kadar birikti ki, yazılmalı ve konuşulmalı...

"Spor birikimimizle, kelime haznemizi buluşturma zamanı" dedik ve ortaya da bu yazı çıktı...

Bundan sonra Merhaba'dayım...

Kabul buyurursanız sevinirim.

Bu yazı toplam 2700 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
8 Yorum