1. YAZARLAR

  2. Abdullah Uçar

  3. Orucun Maddi Faydalarından Bazıları
Abdullah Uçar

Abdullah Uçar

DİNİMİZ TARİHİMİZ
Yazarın Tüm Yazıları >

Orucun Maddi Faydalarından Bazıları

A+A-
2-Oruç Sıhhat Kaynağıdır:
Çağımızın hastalığı şişmanlık ve ondan kaynaklanan kalp, damar, kollestrol, tansiyon ve benzerleridir. En çok ölümler bunlardan olmaktadır. Buda tabi ki, çok yemekten, oburluktan ve aşırı beslenmekten ve az hareket etmektendir. Bazı hadislerden anlaşıldığı üzere Rasülullah şişmanlığa pek sıcak bakmamaktadır. Az ve öz yeme, doymadan kalkma ve fazla kilolu olmama hususunda birçok tavsiyeleri vardır.
 “Az yiyiniz, hasta olmayınız”, “İnsanoğlunun bedenine midesinden daha zararlı bir uzuv yerleştirilmemiştir” “Sofradan daha iştahınız varken kalkınız. Tıka basa midenizi doldurmayınız” (1) gibi birçok tavsiyeleri vardır.
Beş bin sene önce yapılan Mısır Piramitlerinde: “İnsan yediklerinin üçte biri ile yaşar, üçte ikisi ile doktorunu geçindirir” diye yazmışlar. Yani çok yemenin zararları günümüzde değil, asırlar öncesinden bilinen bir gerçektir.
Romalılar savaşçı ve sömürgeci insanlardı. İşgal ettikleri yerlerdeki insan gücünü ve zenginlikleri Roma’ya aktarırlar, aşırı bir konfor içinde yaşarlarmış. Hatta oburluk hususunda o kadar ileri gitmişler ki; bir sofrada tıka basa yerler, bir kenarda yediklerini, yanlarında taşıdıkları kartal tüylerini boğazlarına sokmak suretiyle çıkarırlar, sonra tekrar sofraya oturup yeniden yerlermiş. Üstelik hiç çalışmaz, her işleri kölelere yaptırırlar, kendilerini bile tahterevalli üzerinde esirlere taşıtırlarmış. Fakat ortalama ömürleri 35-40 seneye inivermiş. Yapılan tarihi ve tıbbî incelemeler bunu çok yemelerine ve çalışmamalarına bağlamaktadır. (2)
Yakın tarihe kadar Avrupalılar hep böyle idiler. İçki ve oburlukları yüzünden hantal bir yapıya sahip bu insanlar ecdadın karşısında tutunamamışlardır. Busbecg isimli tarihçi bu hususta şöyle der: “Bizim bir günde yediğimizle bir Osmanlı on gün geçinir”. (3) Hatta Napolyon’un savaş meydanında bile çok fazla yiyip mide fesadına uğradığı için birkaç defa muharebe kaybettiği rivayetleri bile vardır.
Osmanlı ise bunların tam aksine az ve öz yiyen, sıhhatli insanlardır. Osmanlı kuvveti diye meşhurdur. Bir tokatla düşmanı öldüren ve bugün bizim yerinden bile kaldırmakta zorlandığımız kılıçları düşmana sallayan dedelerimizin iki öğünle iktifa ettiklerini, üç övün yemeğin bize batıdan geldiğini yine ecnebi eserler yazmaktadır. (4) İslâm Fıkhında “fitre” hesap edilirken de günlük iki öğün yemeğin nazar-ı dikkate alınması, insan fıtratının günlük iki öğüne daha uygun olduğuna bir delildir.
Londra Üniversitesi Profesörlerinden Alex Comferd, Dr. Alex Carel, ABD Cornelle Üniversitesi ilim adamları ve daha birçok klinikte ömrü uzatmak maksadıyla senelerdir çalışmalar ve değişik hayvanlar üzerinde deneyler yapılmış ve netice olarak ömrü uzatmanın ancak az ve öz beslenme ile mümkün olabileceği gerçeği ile karşılaşılmıştır. Devlet yardımıyla çıkan TÜBİTAK’ın Bilim ve Teknik Dergisinde de: “Şimdiye kadar yapılan deneyler ve çalışmalar neticesinde canlıların ömrünü uzatmanın ancak aldıkları kaloriyi azaltmakla mümkün olabileceği hükmüne varıldı” denmektedir. (5)
Peygamberimiz: “Oruç tutun sıhhat bulursunuz” (6) hadisinin esprisi böylece daha iyi anlaşılabilmektedir. Plütark isimli bir filozof asırlarca önce: “İnsanlar doktora gideceklerine oruç tutsalar ya” demiştir. Gerçekten İslâm'ın bu emri bugün Avrupa’nın bile kurtuluş reçetesi olmuştur. Meşhur Alman Dergisi PM: “Oruç dünyaya hızla yayılıyor. Şu anda Batı Almanya’da 29 klinikte oruçla tedavi yapılıyor. Araştırmalar vücutta biriken zehir, toksin ve pisliklerin oruçla dışarı atıldığını gösterdi. Oruç bıçağa gerek duyulmayan bir ameliyattır” diye yazıyor.
Açlık bütün duyuları hassaslaştırdığı için, Peygamberler, veliler, kâşifler, ilim adamları... riyazat yapmışlar, yani fazla yememişler, açlıktan faydalanmışlardır. Ramazan ayında felç vak’alarının azalması da Allah Rasûlünün yukarda zikredilen hadisinin eh güzel teyididir. Şair ne güzel söylemiş:
Mide tehi ten dürüst
Kese tehi din dürüst
Tehi: boş.
 
1- Tirmizî, Zühd, 47 (2381); İbni Mâce, Et’ıme, 50 (3349).
2- Tahirül Mevlevî.Mesnevi Şerhi,Selâm Yay.Konya 1966, cilt 6, sayfa 9.
3- O. Ghiselin de Busbecg, Türkiyeyi Böyle Gördüm. 1000 Temel Eser Serisinden.s.58-145.
4- İsveç’in İstanbul Büyükelçisi 16-İsveç’in İstanbul Büyükelçisi Dohson.18, y.y.Türkiyesinde Örf ve Adetler.1000 Temel Eser Serisinden. İsmail Hami Dânişmend, “Tarihi Hakikatler”, c. 2, s. 251; Osmanlı sarayında da günde iki öğün yenmiştir. John Freely, “Osmanlı Sarayı”, Çev. Ayşegül Çetin, Remzi Kitabevi, İst. 2000, s.60.
5- Tercüman Gazetesi 1 Kasım 1971. Zafer Dergisi, sayı, 90, s. 22, sayı 113, s. 10; TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi sayı 400 sayfa 61; ABD Southern Illınois Üniversitesi uzmanlarının yaptıkları araştırmada bir gurup denek hayvanı normal beslendi, bir gurubun da yiyecekleri %70 oranında azaltıldı. Bu gurup diğerinden % 50 daha fazla yaşadı. İbrahim Refik, “Siz Bir Kartalsınız”, Albatros Yay. İst. 2002, s.136.
6- El Makasıdül Hasen sh.236, hadis no 549.
Bu yazı toplam 1870 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.