1. YAZARLAR

  2. Nurten Selma Çevikoğlu

  3. O bize ikrâmı ilâhidir
Nurten Selma Çevikoğlu

Nurten Selma Çevikoğlu

İZ DÜŞÜM
Yazarın Tüm Yazıları >

O bize ikrâmı ilâhidir

A+A-

Peygamberlerin en üstünü, Efendiler Efendisi Rasûlümüz, Peygamberimiz Hz. Muhammed Aleyhüssalâtu Vesselam nesep olarak insanlığın en asil soyundandır. O kişilik, karakter ve ahlak olarak ‘en üstün’ ve ‘en kâmil’ insandır. Görünüş ve simâ olarak da ‘en güzel yaratılmış’ kişi idi. O her özellik bakımından emsalsiz güzellikleri kendisinde toplamıştı. O’ndaki bu seçkin vasıflar yalnız Cenâb-ı Hakk’ın bir lütuf tecellisiydi.

O aleyhissalâtu Vesselâm’ın içinin güzelliği dışına, görünüşüne de kusursuz bir şekilde yansımıştı. Hal ve davranışlarıyla bir insan olarak en mükemmel tavırları ortaya koymuştur. Nesep, asalet, sîret, sûret, edep, karakter, ahlak, zerâfet, nezâket, hikmet her türlü güzellik O’nun müstesna şahsına toplanmıştı. Kâinattaki her güzel O güzeller güzeli Rasûlun nûrunun tebessümlerinden ibârettir.

Güzeller güzeli o eşsiz muallâ, mükerrem, mübârek peygamber bize bir lütfü ilâhidir. Yüce Rabb’ın Âdemoğullarına bir ikrâmıdır. O’nun hayâtı tüm misalleriyle en muhterem şerefli vesikadır. Hz. Peygamber aleyhisselam, Peygamberliğin ‘kemal’, insanlığın ‘cemal’ göstergesidir. O herkesi kendisine hayran bırakan eşsiz bir ‘örnek insan’dır

Sahabe arkadaşları; ‘ Rasûlullah simâca da, ahlak itibâriyla da insanların en güzelliydi, (1) derlerdi. O’nu anlatan bütün kitaplarda hakikaten O’nun mübârek çehrelerinin ay gibi parlak ve nurlu,  insanların en temizi ve en güveniliri olduğunu tespit etmişlerdir. O’nun nur cemâline bakan herkes etkilenir, O’ndaki mânâ derinliğinde kaybolur ve; ‘Bu simânın sâhibi asla yalan söylemez.’ (2) derlerdi. Yine; ‘O’ndaki güzellik, heybet ve nûrâniyet ve letâfet o derece idi ki, Allah (c.c)’in Peygamberi olduğuna dâir ayrıca bir mucize, delil ve bürhâna ihtiyaç yoktu.’ (3)

Nur Peygamberin sîret ve sûret güzelliğini anlatmaya kelimeler kifâyetsiz kalır ki o da bize akseden taraf bir de O’nun bize aksettirilmemiş nice güzellikleri vardı. İmâmı Kurtubi bu hususta der ki; ‘Rasûlullah Aleyhissalâtu Vesselâm’ın hüsn-i cemâli tamâmen zâhir olmamıştır… Eğer O’nun bütün güzellikleri olanca hakikatiyle gösterilmiş olsaydı, Ashâbı O’na bakmaya takat getiremezdi.’ (4) Yine şu hadis-i şerif bizim yüreklerimizi farklı âlemlere götürür;   ‘Mehtaplı bir gecede havada bir bulut yokken, Ay da bütün güzelliğiyle gökyüzünde parıldıyorken Peygamber aleyhisselâm’ı gördüm. Üzerlerinde kırmızı alacadan bir hulle vardı. Rasûlullâh’ın nurlu yüzü ile Ay’dan hangisinin güzelliği daha fazla diye; bir kere Allah Rasûlu Aleyhissalâtu Vesselâm’ın nur cemâline, bir kerede Ay’a baktım. Allâh’a yemin ederim ki, bana göre Peygamber Efendimiz’in o mübârek yüzleri Ay’dan çok daha güzeldi.’ (5)

Kuran-ı Kerim’de belirtildiği üzere O aleyhissalâtu Vesselâm ‘üsve-i hasene’ ‘=en mükemmel örnek’ (6) ‘Rahmetten Li’l-âlemîn’ ‘=âlemlere rahmet’ (7) ‘Şâhid’ ‘=Doğrulayıcı’ / ‘mübeşşir’ ‘=müjdeleyici’/ ‘sirâcen Münîr’ ‘= nur saçan kandil’ (8) ‘hulûku’l – azîm’ ‘=en yüce ahlak sâhibi’ idi. (9) Peygamberlerin sonuncusu Allah Teâlâ’nın ‘Habibim=Sevgilim’ dediği O’nu sevmek, kalbimizin Sultânı kılmak, hayâtını tüm incelikleriyle hayâtımıza aktarmak O’nun yolunun sevdâlıları olarak bize düşen en büyük görevdir. Dünyâda ünlü pek çok şahsiyet arasında hayâtı en ince detaylarına kadar nesilden nesile yazılı olarak aktarılmış, tasnif edilmiş tek şahsiyet bizim peygamberimizdir.

O tertemiz hâliyle, ahlâkî özellik ve güzellikleriyle, insanlarla olan münâsebetleriyle, günlük pratik yaşantısındaki halleriyle, giyinişiyle, yemesiyle, içmesiyle, yatmasıyla, kalkmasıyla, konuşmasıyla bize en muhteşem örnektir ve O aleyhissalâtu Vesselam bize Cenâb-ı Hakk’ın bir ikrâmı ilâhîsidir.

Gün O’nun yaşayışıyla yaşanmalı ki hayâtımıza bir anlam gelsin. Ahlak O’nun ahlâkıyla alelâdelikten çıksın ‘seçkin’ ‘kâmil’ hâle gelsin. Kalpler O’ndaki ibâdet neş’esinde nasiplenerek kutsi bir kıvâma erişsin. Ruhlar O’ndaki aşkın iman heyecânından hisselenerek yeniden dirilsin. O’ndaki doğruluk, dürüstlük, çalışkanlık, hakkâniyetlik, birbirini görüp gözetme prensipleri sosyal hayâta hâkim olsun da içinde bulunduğumuz problemler en âlâ çözüme kavuşsun.

İnsanlar aynen O’nun gibi ‘emin’ ve ‘güvenilir’ olsun ki zedelenen insan ilişkileri dostluk ve kardeşlik rayına girsin. Her şey onunla güzeldi ve yine O’nunla güzelleşecektir Allah (c.c)’ ın izniyle. O’nun insana dokunuşu tıpkı bir ipeğe dokunuş gibiydi. O tekrar aramıza güneş ışıklarının süzüldüğü gibi hâliyle, kâliyle dönerse hayatlara yeniden huzur ve saadet gelecektir.

O bize Rabb’imizin en güzel ikrâmıdır Aleyhisalatu Vesselam…

-------------

1) Buhârî, Menâkıb 23

2) Tirmîzî, Kıyâmet 42

3) Osman Nuri Topbaş, Emsalsiz Örnek Şahsiyet Hz. Muhammed Mustafa, Erkam Yayınları, İst, 2002, s.44

4) Ali Yardım, Peygamberimizin Şemâli, Damla Yayınları, İst, 1997, s.49

5) Müslim, Fedâil 108

6) Ahzab, 21

7) Enbiya, 107

8) Ahzab, 45-46

9) Kalem, 4

Bu yazı toplam 4768 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.