1. YAZARLAR

  2. Recep Çınar

  3. Niye kazanmayalım?
Recep Çınar

Recep Çınar

ORTAM
Yazarın Tüm Yazıları >

Niye kazanmayalım?

A+A-

Zor bir maç geldi çattı Koyaspor için…

Rakip Çaykur Rizespor...

Karabük, Erciyes, Sivas, Balıkesir ve bugünkü rakibimizla makası açma maçı...

Rize'nin 13, bizim 16 puanımız var...

Tam tamına altı puanlık maç...

Kazanan rahat bir nefes alırken, kaybeden biraz daha strese girecek...

Dolayısıyla maç bu anlamda da önem kazanıyor...

Yukarıda ismini saydığım takımların altımızda kalması lazım...

Yarım puan kaybı bile işimizi zora sokar…

“Kazanamadık, ama kaybetmedik” gibi sözlerin alıcısı olmaz…

“Ya kazanacağız ya da kazanacağız” diyerek sahaya çıkmalı oyuncular…

Kulübedekiler de tabi ki…

Taraftarları saymıyorum bile…

Onların ne istediği belli…

Verecekleri destek de…

Hoş zaten veriyorlar...

Belki bedenleri Rize'de olmayacak, ama ruhları ve gönülleri futbolcularla beraber olacak...

Dedim ya, kolay maç olmayacak…

Yola devam etmek için, iyi mücadelenin yanında beceriye de ihtiyacımız olacak…

Final pasları, final vuruşları sonuca dayalı olmalı...

Torku Konyaspor bugün takım olmalı…

Takım olmaktan öte sahaya da takım gibi çıkmalı, takım gibi oynamalı, takım gibi de kazanmalı…

Yine söylüyorum;”Kolay maç olmayacak” diye…

Ama, kulübedekiler uyumaz, sahadakiler ayakta kalırsa, kazanan kesinlikle Torku Konyaspor olur…

Torku Konyaspor’un ilk yarıda istediği puanları toplaması için “son vagon”dur bugünkü Çaykur Rizespor maçı…

Bu vagona bindik bindik, binemedik mi, Bursaspor maçı kılıçtan keskin olacak...

Anlayacağınız bazı maçlar vardır ki, köşenin başıdır…

Dönmeyi becerebilirsen önün açılır, nefesin kuvvetlenir ve bir sonra ki maça daha güvenli, daha inanmış, daha dirençli çıkarsın…

Bugünkü Çaykur Rizespor maçı da “köşe dönme” maçı…

Maçı kazanırsak döneriz köşeyi, kazanamazsak kalırız bu tarafta…

Eveleyip gevelemenin anlamı yok…

Bu maçı kazanmalıyız...

Bir bakıma da kazanmaya mecburuz...

xxx

Hleb konusu...

Torku Konyaspor basın sözcüsü Ahmet Baydar, her ne kadar, "Hleb hiçbir yere gitmiyor. Bu yönde çıkan haberlerin hepsi asılsızdır" dese de, Belaruslu oyuncu, boynunda kılıçla dolaşan bir futbolcudur artık...

Bu örnekleri geçmişte çok yaşadık...

Önce “şuyu” pompalanır, sonra da “vukuu” bulur...

Kulüp yöneticilerine sirayet eden en kötü davranış biçimi...

Bir kulüpten teknik adam ya da futbolcu gönderilecekse, önce sahiplenilir...

Arkarasında durulur...

Sonra mı?

Paketlenir...

Ben yine de Ahmet Baydar'ın sözlerine inanıp bekleyeceğim...

İnşallah Hleb'in arkasında dururlar...

Önemli bir oyuncuyu kaybetmek kolay, kazanmak olay...

“Hleb'i kazanalım” diyenlerdenim.

Bu yazı toplam 5394 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar