1. YAZARLAR

  2. Ayşe Naz Çimen

  3. Neredesiniz desek gelir misiniz?
Ayşe Naz  Çimen

Ayşe Naz Çimen

Yazarın Tüm Yazıları >

Neredesiniz desek gelir misiniz?

A+A-

Herkesin yüreği çelikten değildir. Çelik yürekli olduklarını iddia edenlerin bile derinlerinde bir yarası vardır. Hepimizin yarası vardır, kimimiz o yaraların kabuğunu söküp atar kimimizin o yarası her gün kanar… Şahsen benim yaralarım her gün kanamakta.

Kan kaybından ölmem, ruhumu çoktan toprağın altına gömmüş olmam gerekirdi…

Ölmedim, direndim. Yaralarımı vatan sevgisi ile sarıp sarmaladım, devletin şefkati ile uykularımda yaralarımın acısını hissetmedim, milletim bu topraklarda daim olsun diye yaralarımı herkesten gizledim… Sustum, içime attım, şehitliklere haykırdım içimi…

Allı bir turna olayım da uçayım kimsesiz diyarlara dedim.

Dağlarda çiçek olup öbek öbek açayım, yetim çocuklar yumuk elleriyle toplasın beni diye dualar ettim.

Kaderde var mı izleyip göreceğiz. Hiçbir şeye layık olmadığımı biliyorum, hayallerde uçmuyorum sadece kanım dökülünce yaş toprağa, üzerinden rengarenk çiçekler saçılsın istiyorum…

Kokusunu Şırnak’tan İzmir’e vatan için çarpan bütün yürekler hissetsin istiyorum…

*

Şu vatan uğrunda sıra sıra dizilmiş, kimsesizliğe terk edilmiş, yalnızlıkla dost olmuş o vatan evlatları nerede dersiniz?Birçoğu ruhunu Cizre’ye, Silopi’ye, Kuzey Irak’a, Suriye’ye, Nusaybin’e, Ovacık’a, Kağızman’a, Digor’a teslim etmiş gitmiş.

Postallarının izleri hala o topraklarda, aradan yıllar geçmiş ama izleri asla silinmemiş…

Dilleri lal olmuş, kulakları sağır, gözleri kör…

Ruhları geceleri çatışmalarda, gündüzleri de uçsuz bucaksız arazilerde yürüyormuşçasına yorgun ve dingin…

Bir seslensek onlara, el etsek…

“Neredesiniz bre adamlar?” desek. Çıkıp gelirler mi?

*

Bu yazımı isimsiz binlerce kahramana armağan ediyorum. Bu yüzden sizleri sayısal rakamlara, bilgilere, varsayımlara boğmayacağım…

Bir sefer de duygusal olalım be, içimizi dökelim.

40 yıllık terörle mücadele hayatımızda binlerce şehit ve gazi verdik, şehitlerimizin ruhları şad olsun, gazilerimizden de Allah razı olsun.

Fakat bir de ruhlarını çoktan teslim etmiş yaşayan bir ölüden farkı olmayanlar var. Her meslek grubundan var: Hakim, savcı, polis, asker…

Devletin içindeki vatan hainlerinin baskılarına, iftiralarına dayanamayıp istifa edenler ya da ettirilmek zorunda kalanlar, yalan dolu balistik raporları ile görevden atılanlar, sivil hassasiyetine dikkat etmemiş diye apar topar kapı önüne koyulanlar, teröristin üzerinde tuzaklama var mı diye kıyafetlerini çıkardığı için açığa alınıp görevden atılanlar, erken emekli edilenler, emeklilikleri dolunca gözleri yaşlı bir şekilde veda edenler, 46 raporunu alınlarına çakıp toplumun içinde yalnızlığa terk edilenler…

Ve daha nicesi…

Kimisi bu yaşadıklarına kızıp devlete küser, farklı bir hayat çizer kendilerine.

Kimisi de yüreklerindeki devlet aşkını alıp, kimseye hissettirmeden vatanın uçsuz bucaksız köşelerinde nöbete koyulurlar…

Bir kurt misali dağda, bayırda, çölde, şehir merkezlerinde hep pusuya yatarlar da kimse göremez…

Sevdaları yücedir, aşkları derindir. Vazgeçerler mi hiç? Kendi imkanlarıyla kaldıkları yerden devam ederler…

*

Haddime değil tabi ki fakat bu devletin bir vatandaşı olarak bir şey rica etmek istiyorum sizlerden…

Gelin vatan aşkı ile çakallara karşı sessizce pusuya yatmış bu kurtları teker teker bulalım ve çağıralım. Ufak bir bütçe ayıralım onlara, Türkiye 7 bölge her bölgeden 20 kişi, merkezleri Ankara olsun, iç işleri bakanlığı tarafından bir ufak bir bina tahsis edilsin, silahlar mühimmatlar zaten temin edilir. Girilemez denilen, riskin had safhada olduğu bir bölgede X teröristini alıp geleceksiniz denilsin, ona göre bir istihbarat değerlendirilmesi, operasyon şeması ve tak nokta atışı…

Özellikle ormanlık arazinin yoğun olduğu bölgelerde Batman, Bitlis, Bingöl, Siirt, Tunceli gibi yerlerin temizlenmesinde büyük faydaları olur…

Malum önümüzdeki günlerde sınır ötesi operasyonlara daha çok yöneleceğiz, dışta da içte de vatan hainlerine soluk aldırmamalıyız. Kıyaslamak istemem asla fakat ABD’de bu tarz timler var. DAEŞ, Taliban, El Nusra gibi tehlike ve riskin had safhada olduğu operasyonları tereyağından kıl çeker gibi gerçekleştiriyorlar… “Gönüllü olurlar mı acaba?” diye düşünmeyin. Nabızlarının bu vatan için hoyratça atışlarını gözümü her kapadığımda hissedebiliyorum.

Sadece ufak bir çıtlatma yapmak istedim… İlerleyen günlerde bu konuyla ilgili daha ayrıntılı düşünerek yazacağım. İlla ki vardır bir başına çok çakal avlayan fakat devletin de desteğiyle ortaya muazzam bir eserin çıkacağına eminim… Umarım sesimi devlet erkanına duyurabilirim. Zira gönüllü olacak birçok kişinin var olduğunu ve bunu gündeme getirirsek bir umudun doğabileceğini kulağıma fısıldayan bir dostum var… Seslerine ses olmak isterim… Yalnız değilsiniz unutmayın ve sizlere deli muamelesi uygulayanlar utansın, sıcacık yataklarında derin uykulara dalabiliyorsa sizler uykularınızı ölene dek feda ettiğiniz içindir…

Saygılar…

 

 

Bu yazı toplam 1145 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
12 Yorum