Aslı Duruk Birpınar

Aslı Duruk Birpınar

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Neredesin Sen?

A+A-

Şimdi neredesin, oralı çocuk? Artık orada mı, yoksa, hala burada mısın? Dahası, birisinden haber alamamanın ve bir daha alamayacak oluşun ne demek olduğunu bilir misin? Ben bildim.

Ne bileyim, bir oraya bir buraya taşınır dururdunuz, seni son gördüğümde. Aradan yıl geçti. O yıl içinde, çok şey oldu. Önceliklerim ve önemsediklerim o kadar değişti ki. Eski çamlar bardak oldu anlayacağın. Ne de olsa, aradan yıl geçti. Beni boş ver de, sen de yere atılmış bir üzüm tanesiyken, bir pestile ya da şaraba dönüştün mü, bu bardak-çam işinde olduğu gibi, onu söyle?

Peki şimdi neredesin oralı çocuk? Yolda tesadüfen beni görsen tanır mısın, mesela? 5-6 yaşlarındayken, insanlar hafızada yer edebiliyor muydu, gerçi? Senin hafızanda, yerim var mı, yani? Yoksa, şimdi ben de herkes gibi miyim senin için, yolda tesadüfen görsen? Eh, aradan yıl geçti.

Önceliklerim ve önemsediklerim değişirken, sen de gözümün önünden gidip, hafızamın ve kalbimin en verimli topraklarına gömüldün. Ne zaman baksam, daha çok meyve vermiş yemyeşil bir ağaçsın şimdi orada. Orada demişken… Artık orada mı yoksa hala burada mı olduğunu sorarken, yumuk ellerini, yeşil gözlerini falan kastediyordum, yani. Fiziksel varlığını kastediyordum. Yoksa, o meyve ağacında bir sıkıntı yok, yani. Oradasın.

Kolay ve rahat şartlar altında büyümüyordun, seni son gördüğümde. Oralıyken burada olmanın, dahası zaten oralı oluşun tüm dezavantajları, üzerindeydi. Babasızlık, yoksulluk, 11 çocuğun başındaki bir zavallı anneciğe sahip olmak gibi hayat şartlarının içindeydin. Sokağa salınmıştın. Gökyüzüne salınan bir uçurtma gibi, tıpkı. Uçurtmanın ipleri, annenin elindeydi elbet, o merdiven altı dairenizde oturur, sen de salınmış bir çocuk olarak sokakta gezinir; salınmış bir uçurtma olarak göklerde dolanırken. Uçup gezinip bana geldiğini, o bilir miydi? Aslında, sen bilmezdin. Uçmak değil; rüzgarı arkana alıp yol almaktı çünkü yaptığın. Ve rüzgar da lehimeydi; lehimize… Sana aldığım o dondurmalar, hep, o rüzgarın bizim için şanslı yöne doğru esmesinin eseriydi. Yani, Yaz vakti, buz gibi esen dondurma rüzgarları vardı, geçen senenin. Eh, aradan yıl geçti.

Peki, şimdi neredesin, oralı çocuk? Birinden haber alamamanın ve bir daha alamayacak oluşun ne demek olduğunu bilir misin? Ben bildim. Yere düşmüş üzümlerin kaderi elbet ayaklar altında ezilmektir ama bazen tatlı bir şarap ya da pestil de çıkar bu işin sonunda. Ve sen yere düşmüş bir üzüm tanesisin.

Aradan yıl geçse de, biliyorum hala öylesin.

 

 

Bu yazı toplam 719 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum