1. YAZARLAR

  2. Nevzat Laleli

  3. Nedir Milli Görüş?
Nevzat Laleli

Nevzat Laleli

YUVAMIZ
Yazarın Tüm Yazıları >

Nedir Milli Görüş?

A+A-

Hatıralar canlanıyor yazı serisi

“Milli Görüş” kelime manalarından da anlaşılacağı gibi “Milletin görüşü” demektir. Burada iki tarifi daha yapmak gerekmektedir. Millet ve görüş kelimeleri…

Zamanımızda” millet” kelimesi yanlış olarak “ulus” kelimesi karşılığı kullanılmaktadır. Siyasetçiler ve yazarlar bu kelimeyi kullanırlarken “Türk ulusu” demek yerine “Türk milleti” demektedirler.

Millet kelimesi, soy, sop, ırk manalarını taşımaz. O, inanç birliğini ifade eder. Tek tanrıya inanan ve ondan başka ilah bulunmadığını kabul eden insanların oluşturduğu topluluğun adıdır, millet kelimesi… Bu ifadenin Arapça (orijinal) karşılığı ise “La ilahe ilallah. Muhammedür Rasulullah” tır. (Allah’tan başka ilah yoktur, Muhammed Allah’ın elçisidir)

4.erbakan-ve-n.f.kisakürek.20150203143837.jpg

MNP Milli Nizam Partisi 1. Büyük kongresinde Genel Başkan Prof. Dr. Necmettin Erbakan ile Üstad Necip Fazıl Kısakürek ayni karedeler. (1969)

İlk manasını, 1400 seneden beri yürürlükte olan Kur’an-ı kerimde bulmakta ve ayetleri içinde “…millet-i İbrahim-i hanifa…” buyrulmaktadır. Hazreti İbrahim’in temiz milleti, manasını taşımaktadır.

Hazret-i İbrahim, bir Peygamber olarak “tevhid dininin” yani tek ilah inancının sembolüdür. Onun için tarihten bu yana tek ilahlı dinlere “İbrahim-i dinler” adı verilmektedir. İbrahim-i dinler, bu günkü yapılarıyla Hıristiyanlık ve Musevilik değildir.

Hıristiyanlık, “Allah, Ruh-ul Kudüs ve Allah’ın oğlu İsa…” denilerek, “Teslis” yani üç ilahlı bir din şekline döndürülmüş, adına Musevilik denen ve güya Musa (a.s) dan gelen din de tahrif edilerek içinden tek Allah inancı çıkartılmış ve bunun yerine Yahudi Hahamları ilalaştırılmışlardır.

Bu ifadeleri özetleyecek olursa; Müslümanların “tek Allah” demelerine karşılık, Hıristiyanlar “üç Allah” demişler. Yahudiler ise din içerisinde Allah’ın hükümranlık haklarını çıkartarak “Hiç Allah” diyerek, tek Allah inancından ayrılmışlardır.

İLAH KELİMESİNİN MANASI

Konuya bütünlük kazandırması için “Kelime-i tevdih” içerisinde geçen “ilah” kelimesini de açıklamamız lazımdır.

Arapça zengin bir dildir. Bazı kelimeler iki, üç veya dört mana taşıdığı gibi her hareket ve durumun da ifade edildiği kelimeler vardır. Mesela deve dediğimiz hayvanın, duran haline verilen isim farklı, yürüyen deveye verilen isim farklı, koşan deveye verilen isim farklı olmaktadır. Dil bilginleri, bu özelliklerinden dolayı Arapçaya,  “gelecekte ilim dili olmaya namzet dil” demektedirler.

İlah, kelimesi de dört ayrı manayı bünyesinde taşımaktadır. Biz Müslümanlar, “La ilahe illallah…” derken işte bu dört manayı da aynı anda ifade etmekteyiz.

İlah kelimesinin ilk manası, “Kulluk edilecek tek varlıktır” ifadesidir. Bu ifade karşımıza, her gün en az 40 kere tekrarladığımız Fatiha suresinde “…İyyake nağ budu… Yalnız sana kulak ederiz…” ayeti olarak karşımıza çıkmaktadır.

İlah, kelimesinin ikinci manası, “Kendisinden yardım istenecek tek varlık” olmasıdır. Bu da yine Fatiha suresinde “…Ve iyyake nesteiyn… Ve yalnız senden yardım bekleriz…” olarak karşımıza çıkmaktadır.

İlah kelimesinin üçüncü bir manası, “Rızası kazanılacak tek varlık” olmasıdır. Bu anlam da Müslümanlar arasında çokça kullanılan “Ente maksudi ve rızake matlubi – Benim maksadım(gayem, amacım) sesin, benim için önemli olan senin rızandır” ifadesinde karşımıza gelmektedir.

ZULÜMLERİN DAYANDIĞI TEMEL

Bir dördüncü ilah manası; “kendisinden başka kanun, yasa, kural koyucu yoktur” demektir.

Peygamberimiz döneminde Mekke’de İslam’a karşı çıkanlar da Allah’ın varlığını, O’na kulluk edileceği, yardımın ondan isteneceğini ve rızası kazılacak varlığın Allah olduğunu biliyorlardı. Ancak taptıkları putların, Allah’a ulaşmada kendilerine aracı olduklarına inanmaktaydılar. Onun için bunlara “Münkir – Allah’ı inkâr eden” denmiyor, “Müşrik – Allah’a şirk koşanlar” deniliyordu.

Bu adamların Peygamberimizle ve Ashabıyla mücadele etmesine yol açan en önemli husus, İlah kelimesinin dördüncü manasından sebebiyleydi. Çünkü Müşrikler; “Mekke’nin kanunlarını biz yaparız ve bu kanunlar Mekkelilere mutluluk getirir” demekte, buna inanmakta ve Allah’ın bu sahada ki hükümranlık haklarını kabul etmemekteydiler.

Bu yazı toplam 6980 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.