Aslı Duruk Birpınar

Aslı Duruk Birpınar

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Naz çekmeyen hayat

A+A-

Geçenlerde bir vesileyle bir cümleye denk geldim. Delici bir cümleydi bu; çivi gibi aklıma takıldı. Şuydu: “Bana surat asma hayat. Misafirim sonuçta, kalkar giderim.”  Tabi hemen arama motoruna yazıp kim ait olduğuna baktım. Özdemir Asaf’a aitmiş. Şaşırmadım. Neyse.

**

Aklıma takılan çiviler… Cümle aklımdan günlerce çıkmadı. Ne de nazlı bir fikir ve naif bir serzenişti o öyle! Hemen hemen her okuyanın benimseyip sahiplenebileceği türden bir cümleydi bu. Kendine acıyan bir yönü, hemen herkesin vardır, sonuçta. Arabesk tınılar her kulağa ve her göze hoş gelir. Dinleyene, okuyana… Düşünsenize, “Bana surat asma hayat. Misafirim sonuçta, kalkar giderim.”  ‘Misafir’ oluştaki mağduriyet ve cilveli bir ‘kalkıp gitme’ tehdidi var bu sözün içerisinde. ‘Bana surat asma’ diye de verilen bir ön koşul ve şart… Her okuyanın, altına kendi imzasını atmak isteyeceği bir cümle… Sosyal medyada paylaşıldığında da çok fazla beğeni alacağı garantili olan türden… En azından ben görseydim, kesin ‘beğen’irdim.

**

Gelin görün ki, bu nazlı, naif, işveli, cilveli ve biraz da mağduriyet dolu arabesk notaları bünyesinde barındıran  sözü, yüksekçe bir dağın tepesinden dünyaya doğru bağıracak olursak… Söz konusu o hayata doğru yani. Hatırlayın, cümlede bizatihi hayata hitap ediliyordu zaten. Neyse işte… O cümleyi, bir şekilde haykırıp söylesek… Ya da, aç karnına her yemek öncesinde mırıldanıp, bu mırıltıyı bir bardak suya üflesek ve o suyu da, kana kana içsek… Hülasa, hayatı karşımıza alıp ona gerçekten de böyle bir sözü söyleyip, böyle bir nazı yapsak…

**

Hayat, o nazı ne kadar çekerdi, ya da, zaten hiç çeker miydi?

Milyarlarca insanın arasındaki bir kişinin; okyanustaki küçücük bir balığın hatırına, okyanusun kimyası ve ısısı değişir miydi? O minik balığın eti budu; topu topu tek bir kişinin hatırı ne kadar, ne büyüklükte ve ne önemde olabilir ki, Sayın Hayat Hazretleri surat asmayacakmış? ‘Sayın Hayat Hazretleri’ evet,  ne de olsa lafımızın sözümüzün geçmediği, geçemediği, ötede ve uludaki bir yücedir o. Kaldı ki, o cümledeki gibi yapılan bir nazı çekip, ona göre davranacak, öyle mi? Güldürmeyin beni. ‘Yoksa kalkar giderim’ denilince muhtemelen kapıyı gösterip “haydi güle güle” diyecek kadar eyvallahsız ve ihtiyaçsız olan, kibirli bir zengindir, o. Okyanustan ve minik bir balıktan bahsediyorduk, hatırlayın.

...

Öte yandan, bu yazıda yapılan, bittabi üstadın lafına laf söylemek değil, bilakis, okununca hemen herkesçe benimsenip sahiplenilecek olan bu etkili cümlenin geçerliliğini ve işe yararlılığını tartışmak oldu, koyu bir gerçekçiliğin ışığında. Ne yapalım, kelimelerin bir rengi olsaydı, ‘gerçek’ kelimesi de illaki koyu bir renge sahip olurdu. Hayatın naz çekmemesinin koyu gerçekçiliği…

Bu yazı toplam 7103 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.