Esra Beyza Kaplan

Esra Beyza Kaplan

Yazarın Tüm Yazıları >

Nasılsın?

A+A-

Her,nasılsın sorusuna 'iyiyim' diyorsun,

Peki iyi misin ?

Birikmiş borçlar gibi dertlerimiz var, biriktirdikçe biriktiriyoruz. Bir süre sonra ödeyemeyecek bir hale geliyoruz, kaldıramayacak bir duruma geliyoruz, kendi kendimizi yoruyoruz. Doluyoruz, ufacık bir şeyde patlayacak bir hale geliyoruz. En kötüsü de ne biliyor musun? Anlatacak birini bulamıyoruz. İçimize atmaktan sineye çekmekten yıpranıyoruz... Oysa tüm bu canımızı yakan şeyler olmasa, her gün yeni bir gün olsa dünün yarımı olmasa... Ama olmuyor değil mi? Sen tüm bu dertlerin, sorunların üstünü kapatmaya çalıştıkça, canın daha çok yanıyor. Yaptığın hatalar, kurduğun yanlış cümleler, gün geliyor canını en çok yakanlar oluyor. Yanlış insanlar, gün geliyor senin en büyük kusurun oluyor. Ama büyümek de bu değil mi zaten? 40-50 yaş büyümeye engel değildir...

**

Şimdi oturup arada düşünüyorsun, nerde hata yaptım? Neyi görmedim? Senin o görmezden geldiğin ufacık bir tebessüm bile yeri geliyor senin en çok canını yakan oluyor. Oysa bize böyle öğretilmemişti... Biz büyüdükçe hayat daha güzel olacak denildi, yeni şeyler öğreneceksin, belki kendini baştan keşfedeceksin denildi. Bize büyüdükçe canımızın daha çok yanacağı söylenmedi, Nasılsın sorusuna hep iyiyim demeyi öğrenebildik sadece. Onu da aslında bu şekilde yanıtlamaya alıştık, Çünkü: kötüyüm desek de hiç kimsenin hiç bir faydası olmayacak idi biliyorduk..

**

İşte bu yüzden hep canımız bu kadar çok yandı, bu yüzden kimselere bir şey diyemez olduk, on on-beş yıl tanıdığım dediğimiz insanları bile hiç tanımadığımızı fark ettik, yeri geldi kardeşimize, anne babamıza bile güvenimiz yıkıldı. Sonrasında bencil olduk, sadece kendimizi düşündüğümüzü söylediler. Sırf belki de yemeğimizi paylaşmadığımız için bencil olduk ama onun bile nedenini düşünmediler. O yüzden bu kadar çok birikmişliğimiz, o yüzden bu kadar çok yıpranmışlığımız, dokunsalar ağlayacak olmamız. Nasılsın sorusuna belki de bu yüzden iyiyim der olduk. Bu yüzden bu kadar içine kapanık , dertlerle tek başımıza savaşır olduk. Çünkü biliyorduk kimseden bir fayda yok, dünya menfaat dünyası.

**

Üç kuruşuk eften püften sorunlar vs için birbirimizi kırar, birbirimize sırt döner olduk, kimin dost kimin düşman olduğunu anlayamadık. Birine bir şey diyemez, biri bana bir şey demesin diye düşünür olduk. Oysa bizim suçumuz değildi ki...

**

Ama zamanla kimseye ihtiyaç duymaz olduk dertlerimizi, içimize atmışlıklarımızı dışarı püskürtmeyi de öğrendik, üstesinden gelmeyi de. Ayakta dimdik durduğumuzda Nasılsın sorusuna kötüyüm diyebilmeyi de öğrendik ama karşıdaki yardım etsin diye değil. O yardım etmese de tek başına üstesinden gelmeyi öğrenebildiğimiz için.

Şimdi soruyorum sana gerçekten 'iyi misin'? Yoksa bu soruya herkes aynısını diyor diye, aynı cevabı vermeye alıştığın için mi iyiyim dersin ?

 

Bu yazı toplam 748 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.