1. YAZARLAR

  2. Ahmet Güldağ

  3. Nafia müdürünün işlemi ve benzer olaylar
Ahmet Güldağ

Ahmet Güldağ

MÜŞAHEDE
Yazarın Tüm Yazıları >

Nafia müdürünün işlemi ve benzer olaylar

A+A-

Seydişehir Hastanesi’nin onarım işi tamamlanmış, kesin kabul heyeti raporunu vermişti.

Konya’da bulunan üst makam Nafia Müdürü’nün onayı sonrası hesap kapanacaktı.

Raporu Nafia Müdürü Başkâtibine verdim. Onaylanması için.

O zamanlar bu günkü gibi sekretarya furyası yoktu ve doğrudan müdüre girmeniz de imkânsızdı.

Başkâtip şöyle bir bakmıştı bana neye olduğunu anlamamıştım.

“Sen birkaç gün sonra gel” deyiverdi. Bir atışma olmasın diye bırakıp gittim.

***

Bu arada yeni bir iş çıkmıştı. Yusuf Ağa Kitaplığı’nın kütüphane dolapları yapımı işini almıştım.

Dolaplar yapılırken Nafia Müdürlüğü’ne gittim.

Başkâtip yine “birkaç gün sonra gel” demişti.

Allah Allah neye onaylamıyor işi bitirmiyor diye düşünce içinde iken…

Kütüphane dolaplarını 15 gün içinde tamamladım.

Kontrol mühendisi hakediş raporunu verdi ve onu da onay için Nafia Müdürü’nün Başkâtibine verdim.

Başkâtip raporu aldı onun içinde “birkaç gün sonra gel” demez mi?”

Başkâtibe “Beyefendi raporlar beklemesi aya varacak nerede ise bir sebep mi var? Varsa bileyim” dedim.

Başkâtip şöyle bir etrafa bakıp “gel yanıma” dedi ve…

“Seni sevdim ama elimde değil. Yapacağın iş nüfus kâğıdına bir yüz kayme koyup vereceksin. Raporların çıkar” deyince tepem attı.

Tapu müdürlüklerinde oluyordu bu işlem ama nafia da olmaması gerekendi.

Hâlâ eski birikim devam ediyordu demek.

Başkâtibe “Bak beyefendi. Ben öyle işlemleri bilmem ve yapmam. Yarın tekrar geleceğim eğer raporlar onanmamışsa Valiye gidip durumu anlatacam. Ondan sonra ne olur bilmem.” Dedim ve çıktım gittim.

Yeni iktidarın valisi olarak Konya valiliğine yakın zamanda rahmetli Kemal Hadımlı tayin edilmişti.

Hadımlı’nın ilk işi halk ile kaynaşma yönünde başlamış ve her Cuma günü.

Halkın şikâyetlerine kapıyı açık tutmuştu.

***

Gördüğüm işlemlerden anladım ki müteahhitlik işlemlerinde onay işini hakkaniyetli yapanlar yanında tapu müdürlüklerindeki nüfus kâğıdına bir şeyler koymadıkça iş yapmayanlar hala çoğunlukta idi.

Yeni devrimde bunun kaybolacağını düşünmüştüm. Düşünmem boşuna oldu.

Satan memnun alan memnun hesabı açıkça olmuyordu ki.

Nitekim hayatımda 1995 yılında emekli oluncaya kadar ki  iktidarlar değişmiş hatta bazıları yakalanmış olsa da fark etmiyor…

Devran yine devran oluyordu.

Bundan hükümetler, bakanlar bilmeyebilirlerdi. İşlem aşağı tabakada, veryansın halinde idi.

Kontrol mühendisi, müdür ve bilhassa sayman (Eskiden mal müdürü) ile uğraşınızı iş ve personeliniz üzerinde olmamış oluyordu.

Size ileri yıllarda bizzat bu mealde karşılaştıklarımdan bir kaçını yeri geldiği için burada anlatmamın yerinde olacağı kanaatiyle sunmak isterim ama yerim bitiyor bir tanesini sunayım.

Hayret edeceğiniz şekil içinde olanları ileri tarihte mi yoksa hepsini bir arada gelecek yazıda bir çırpıda mı sunayım? Ne dersiniz?

***

İşte bir tanesi…

Akaryakıtta fiyat artışı olur. Bu hesaplanarak. Müteahhidin faturalarına da bakılarak ödenir.

Sayıştay’ın hesap yönü vardır. Ben buna göre yaptım. Dikkat ediniz müteahhidin verdiği faturalarda aynı hesapta yirmi bin lira idi işlemini yaptım.

Başka bir servisteki kontrol başka yöntem kullanıp farkın üç misli fazla çıkarıyormuş. İşlem yapıp  ödemeye gönderdiği müteahhit benim müteahhit ile konuşmuşlar.

Benim müteahhit durumu müdüre söylüyor Ahmet Güldağ az hesapladı diye.

Müdür muavini çağırıyor sende bu yönde hesap yap diyor.

“Hesaplama Sayıştay kararına aykırı. Ve o yapılamaz”. Dememe “sen yap bir başka serviste müteahhit lehine yapılana uyulmazsa tazminat alır deyince”

Dosyayı önüne iteleyiveriyorum. “Ben yapamam. Kime yaptırırsanız yapın” diyor çıkıyorum.

Ve hesap yeniden yaptırılıp faturalar bile yirmi iken yetmiş beş bin liraya çıkarılıp ödeniyor.

Müdür çağırıyor ve bağırıyor. “seni atacağım niye yapmadın” diye…

Cevaben “bağırmanıza gerek yok Türkiye’nin her yeri ekmek kapımızdır” cevabıma “çık dışarı” diyor.

Genel müdürlükte temiz ağabeylerim vardı telefonla söyledim.

Genel müdürlükten yapılan işlemlerin benim yaptığıma göre yapılmasını. Yanlış yapılanların iptali ve fazla ödemenin geri alınması emri geldi.

Ve müdür İstanbul’a müdür. Muavinde Samsun’a tayin edildiler. Ben yerimde kaldım.

***

Nafia Müdürlüğü’ne ertesi günü gittiğimde raporlar imzalanmıştı!

Bu durum beni düşündürdü.

Demek ki müteahhitlik, mecburen haram para ile yürüyecekti.

“Bu bana göre değil” bu diyerek, bir daha iş almadım. Yani müteahhitlik işini bıraktım.

Gelecek yazıda buluşuruz inşallah…

***

Sağlık ve esenlik içinde sevdiklerinizle yaşam dileğimle…

Bu yazı toplam 608 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.