1. YAZARLAR

  2. Sadık Küçükhemek

  3. Mısır’da Siyasal İslam Çöktü mü?
Sadık Küçükhemek

Sadık Küçükhemek

İŞİN ASLI
Yazarın Tüm Yazıları >

Mısır’da Siyasal İslam Çöktü mü?

A+A-

Mısır'da ordunun yaptığı darbeyi, firavun, ulusalcı ve  laik Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed devlet gazetesi Thawra'ya şöyle değerlendirdi: "Mısır'da olan şey, siyasal İslâm denen şeyin çöküşüdür. Dünyanın her yerinde dini siyasal emellerine alet eden herkesin akıbeti de bu olacaktır."
Ulusalcı,  laik ve İslâm düşmanı Esed’den başka şekilde bir değerlendirme yapması beklenemezdi.  Cibilliyetine uygun bir değerlendirme yapmıştır. Sevinmesin çünkü akıttığı kan gölünde yakında boğulacaktır.  Unutmayalım ki, Allah (c.c.), Firavun’un kanını akıttığı her masum çocuğun kuvvetini Hz. Musa’da toplamıştır. Nihayetinde Firavun ve ordusu akıttığı kan gölünde boğulmuştur. Allah’ın izniyle Esad da aynı akıbete uğrayacaktır; yakında göreceğiz. Önemli olan sebep ve sonuçtur. Çünkü Esad, Firavun’un yolunu takip etmektedir. Dolayısıyla Rusya’nın, Çin’in, İran’ın ve Hizbullah’ın(!?) zalim Esad’ı desteklemesi Sünnetullah’ı değiştirmeyecek. Onlar da aynı akıbete uğrayacak. Onun için Esad’ın sevinci kursağında kalacaktır.
Mısır’da ordunun, başta ABD olmak üzere Batı’nın desteğiyle seçimle iş başına gelmiş hükümeti devirmesinin sebebi, Batı’nın ileri karakolu olan İsrail’i korumak ve İslam’ın Ortadoğu’da ve dünyada söz sahibi olmasını engellemektir. ABD ve Batı’nın darbeye darbe demekten kaçınmasının sebebi budur. Fakat emellerine ulaşamayacaklar.
Geçen yazımda ifade ettiğimi gibi İslâm Coğrafyası 1923’e göre daha kuvvetlidir. Bu bağlamda İhvan-ı Müslimin kurulduğu tarih olan 1928’e göre daha kuvvetlidir. Bu sebeple yakında Muhammed Mursi görevinin başına geçecek ve zalim Esed’in ifadesiyle siyasal İslâm denen şeyin çökmediği görülecek ve daha da kuvvetlenerek yoluna devam edecektir. O zaman bu tuzağı kuranların iç dünyasını gözlemlemek mümkün olsa da bir gözlesek, kahırlarından iç dünyaları simsiyah olacaktır.
Defalarca yazdık, İslâm’ın siyasalı, radikali, fundamentalizmi olmaz, diye. Batılılara, ulusalcılara ve laikçilere bir türlü anlatamadık; anlamak istemiyorlar, inşallah yakında anlatacağız ve onlar da anlayacaklar.
Dini siyasal emellerine alet edenler, Müslümanlar değil, İslam kelimesinin başına söz konusu kavramları getirenlerdir. Kapitalizmin dediği gibi, “Din Tanrı ile kul arasında olan bir şey değil. Kapitalizmin böyle söylemesinin sebebi, İslâm’ın gelir kalemlerinden olan faizin, kumarın, fuhşun haram olduğunu söylemesidir. Mesele budur, mesele ekonomiktir.
 İslam dini, yalnız Müslümanlar için değil,  gayrimüslimler için de bir rahmettir. İslâm’ın söz sahibi olmadığı bir dünya karanlıktır, cahiliye devrinde olduğu gibi kuvvetlinin zayıfı ezdiği bir devirdir. Günümüz böyle değil mi? Köre ışığın önemini anlatmak zordur; çünkü kör ışığı görmediğinden ışığın önemini bilmez. Biz anlatmaya devam edeceğiz, belki bir gün İslâm kelimesinin başına böyle kelimeler ekleyen zihniyetin kalp gözü açılır. Tarihte bunun örneği çoktur. Mesela Ebu Sufyanların Mekke’nin fethinden sonra kalp gözleri açılmış, İslâm’ın erleri olmuşlardır.
İslam dini’nin gönderiliş sebebi, bütün dinlere, ideolojilere üstün gelmesi ve böylece insanlığın fıtratına uygun bir hayat sürmesi içindir.  Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Bütün dinlerden üstün kılmak üzere, Peygamberini hidayet ve hak din ile gönderen O’dur. Şahit olarak Allah yeter.” (Fetih:28) Bilmem anlatabildim mi?
On bir ayın sultanı Ramazan ayınızı tebrik eder,  hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan dilerim. Hoşça kalın.

Bu yazı toplam 5308 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.