Ahmet Turan

Ahmet Turan

PARANTEZ
Yazarın Tüm Yazıları >

Millileşmek

A+A-
Son günlerde milletimizin birlik ve beraberlik içerişinde meydanlarda yer alması ülkemiz ve milletimiz için hesap yapanları kara kara düşündürüyor.
Yıllardır kirli oyunlarla sömürge yaptıkları Müslüman ülkelerin yer altı ve yer üstü kaynakları ile ekonomik güç kazanan başta ABD olmak üzere bazı AB ülkeleri sözde medeniyet savunucusu kamuflajıyla Çanakkale ve İstiklal Harbin de yaşatılanları yeniden başlatma gayretinde olduklarını görmemek için gözlerimizin kapalı olmasına da gerek kalmadı.
Türkiye’de yıkıcı planlarını hayata geçirebilmek için önce Afganistan’a, ardından Irak’a yaptıkları saldırının niyeti şimdi çok daha iyi anlaşılıyor.
Oyun ilk olarak Refahyol Hükümeti döneminde Çekiç Güç’ün gönderilmesi ile bozulduğu da net olarak ortaya çıkmıştır.
Mili Görüş lideri merhum Erbakan Hoca’nın Başbakan’ı olduğu Refahyol Hükümeti’nin niye yıkıldığını ve Refah Partisi’nin neden kapatıldığını anladınız mı?
Çekiç güç gönderilmeseydi anlaşılan o ki; bugün Mısır’da, Suriye de ve Libya’da yaşanan kardeş kavgası ve bölünme aşaması o gün bizde yaşanacaktı.
O gün bize karşı Kuzey Irak’ı kullananlar bugün PYD’yi kullanıyorlar.
Niye?
Hedeflerinden mi saptılar.
Bence hayır.
Bizi bölmek ve kardeş kavgası yaşatmak için önce dostluk inşa ediyorlar. 
Yavaş yavaş ilerleyecekler.
Son olaylar neyi gösterdi?
Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un İstiklal Marşımızdaki ‘Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar’ sözlerindeki hedef gösterdiği hainlerin dün olduğu gibi bugün de ve hatta yarın da sözde medeniyet kılıfı içerisinde biz dahil Müslüman ülkelerde yaptıkları alçaklığın bitmeyeceğini.
Çanakkale ve İstiklal Harbinde yaşadıklarımızı tüm dünyaya İstiklal Marşımızdaki  
Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar
Benim îman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma, nasıl böyle bir îmânı boğar,
‘Medeniyyet!’ dediğin tek dişi kalmış canavar? 
Kıt’ası ile haykırmadık mı?
Ülkesini ve milletini sevenler, son yıllarda Rusya’nın Afganistan’a, Çeçenistan’a,Ukrayna’ya, Gürcüstan’a Suriye'ye saldırması ve Kırım’ı ilhak etmesi ile Amerika’nın dost görünümünde Afganistan’ı ve Irak’ı işgal etmesini bize karşı bir oyun diye anlatıp durdular.
Rusya zayıflatılıyor, Amerika dost görünmeye çalışıyordu.
Hatta; Suriye'den sonra sıra Türkiye’ye gelecek diye de açık, açık uyarılarını yaparlardı.
İçimizdeki işbirlikçiler bu uyarıları, kişinin “Komplo teorisi” şeklinde hafife aldılar ve de medya imkanını kullanarak sulandırdılar.
Başarılı da oldular.
28 Şubat’ta tankları yürütenler ve selam duranlar bunların ta kendisiydi.
O gün sesi kesilen ümmet, bugün meydanlarda.
Türkiye’nin dört bir köşesinden uşaklık yapmak isteyenlere meydan okuyor.
Bunu Türkiye’yi bölmek için 40 yıldır çalışan Amerika da gördü.
Ülkemizin en az 20 yıl geriye gitmesine yol açan 28 Şubat sürecinden sonraki günlerde ABD dolarının ülkemizi iç savaşa sürükleme çabalarında ne kadar etkili olduğu ortaya çıkmıştı.
İşbirlikçiler dolarla satın alınıyordu.
Ancak şu gerçek de iyi bilinmeli.
Bugünkü ABD, varlığını ve uluslararası mali piyasalarda gerileyen rekabetini, FED’in karşılıksız doları basması ile sağlamaya devam etmeye çalışıyor. Şimdilik bize değil, kendisine göre tek güvencesi askeri alandaki üstünlüğüdür. Bunun da tek başına işe yaramadığını, Afganistan ve Irak’ta gördü.
ABD öncülüğünde yerli taşeronlarla yapılmaya çalışılan‘Ilımlı islam’ projesindeki oyunun perdesi inmiş oldu. Yani ülkemizde İslamı tasfiye etme planları şimdilik meydanlara tosladı.
Ne mi yapacağız?
Millileşeceğiz.
Bu yazı toplam 5533 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.