Ali Dikilitaş

Ali Dikilitaş

Spor yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Milli Hüsran

A+A-

Lige milli maçlar için bir hafta ara verildi. İlk rakip Çarşamba akşamı futbol ekolü Brezilya oldu, Pazar günü ise Kazakistan ile karşı karşıya geleceğiz.

Türk futbolu iyiye gitmiyor, özellikle şike skandalı sonrası taraftarın futbola soğuduğunu gözlemliyoruz. Tabi transfer hataları, şiddet ve diğer pek çok faktör de insanları futboldan soğutuyor.

Türk futbolunda, hem kulüp bazında hem de milli takım düzeyinde çok ciddi yapılanma problemi var.

Derwall ve Piontek gibi iki üstadın yaptığı altyapı hamleleri, Fatih Terim’in taktik ve motivasyon becerisi ile neredeyse 10 yıllık bir yükseliş dönemi yaşamıştık. Eski dönemde Alpay, Bülent, Suat, Tugay, Ünal, Hami, Ertuğrul gibi oyuncular vardı, yeni dönemde böyle oyuncular çıkaramadık.

Sistemin en önemli aktörü ise Hakan Şükür idi. Hakan Şükür ile birlikte Türk futbolu tek forvetli sisteme adapte olmuştu. Hakan hem hücum pres ile rakip savunmanın atağa çıkmasını engelliyordu, hem de sağından, solundan ve arkasından gelen oyunculara koridor açıyordu. Türk futbolunda bu özellikte yeni bir oyuncu yok…

Elinizde Hakan Şükür özelliklerinde bir forvetiniz olmayıp, tek forvet oynamaya çalışınca gol üretemeyen bir milli takım oluyoruz. Defansif anlamda yeterli bir milli takıma da sahip değiliz.

Galatasaray takımının defansında güven vermeyen, top çıkarma oyun kurma becerisi olmayan Semih Kaya’da anlamsız ısrar ediyoruz. Orta alanda yeterince çalışmayan, adam eksiltme becerisi olmayan oyunculardan kurulu bir milli takım.

Pek çok açıdan milli takımda yetersizlikler söz konusu, özellikle can çekişen 3 İstanbul takımından oyuncu almayı bırakamadık. Bu sezonun en formda kalecisi Mersin İdman Yurdundan Nihat, milli takımda yok. En formda sağ kanat savunucusu Serkan Balcı kadroda yok. Selim Ay pekala Semih kadar oynayabilir.

Milli takım düzeyinde en büyük hatamız, kendimizi dev aynasında görmemiz. Biz futbol olarak sistematik başarı sağlayan bir ekip değiliz. Biz hiçbir zaman sistem takımı olmadık, olamayız. Bu sebepten Abdullah Avcı, Hiddink gibi adamlar Türk Milli takımında başarılı olamadılar. Fatih Terim tartışmasız Türk futbolunun en büyük, en başarılı teknik adamı. Fatih Terim’in tek rakibi var oda kendisi.

Türk futbolu top yekun yeni bir yapılanmaya gitmeli, okullardan başlayan yep yeni bir yapılanma… Çocukları bilgisayar başından kaldırıp, sokakta top oynar hale getirmeliyiz. Yada yeni sitelerin aralarına spor alanları oluşturmalıyız.

Geniş bir konu ancak, bu kadar büyük yatırımın yapıldığı futbol endüstrisi, mutlaka yeni bir yapılanmaya gitmeli. Ve kendimize şu soruyu soracağız, sistem takımı olabilirmiyiz, yoksa günlük başarılar ile idare etmeye devam mı edeceğiz…

Sistemsel ve devamlı başarı istiyorsak oyunu kuralına göre oynamalıyız. Fatih terim ve Türk futbolu başarısız bir dönemden geçiyor. Sorunun çözümü spor bakanlığına kadar uzamalı, tabi milli eğitim bakanlığına da.

Uzağa gitmeyelim son 10 yılda Konya şehrine milyonlarca dolarlık spor yatırımı yapıldı, başarı yoksa, yapılan yatırımlar heba olmuş demektir.

Bu ülke spora yapılan yatırımın karşılığını almalıdır, çocuklarımızı ve gençlerimizi kötü alışkanlıklardan arındırmak istiyorsak, bu konuda spor çok önemli bir araç…

 

 

Bu yazı toplam 5191 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.