1. YAZARLAR

  2. Ahmet Turan

  3. Milletin mayası
Ahmet Turan

Ahmet Turan

PARANTEZ
Yazarın Tüm Yazıları >

Milletin mayası

A+A-

Selçuklu Türklerinin "Var olup yok olma savaşı" diye adlandırılan Dandanakan Zaferi'nden sonra Tuğrul bey Hemedan şehrine giriyordu. Orada, abdest almakta olan devrin evliyasından Baba Tahir'le karşılaştı. 
Baba Tahir : Ey Türk! Allah'ın kullarına ne yapmak istiyorsun? 
Tuğrul bey : Ne emredersen! 
Baba Tahir : Muhakkak ki Allah adalet ve ihsan yapmayı emreder. 
Onun için Allah'ın emrini yap! 
Tuğrul bey : Öyle yapacağım 
Bu konuşmadan sonra Baba Tahir Tuğrul Bey'in elinden tuttu,abdest aldığı ibriğin kapağını çıkarıp halkalı yerinden O'nun parmağına taktı ve şöyle söyledi: 
"- Dünya ülkelerini işte bunun gibi senin eline koydum; adalet üzere ol!.." 
Tuğrul Bey bu halkayı daima yanında taşıdı ve katıldığı savaşlarda parmağına takmayı ihmal etmedi. 
Tuğrul bey bir sohbetinde yanında bulunan beylerine şöyle seslendi :"Kendime saray yapıp da yanına bir cami inşa etmezsem Allah'tan utanırım.”

                                                               xxxxxxxx
Bizans İmparatoru Romen Diyojen 200 - 250 bin kişilik ordusuyla Selçuklu Türkleri'nin üzerine yürürken Sultan Alparslan 50 bin kişilik ordusuyla O'nu karşılamaya hazırlanıyordu. 
Alparslan, aralarında ünlü komutanlarından Sav Tekin'in de bulunduğu elçilerini barış görüşmeleri için İmparator'a gönderdi. İmparator, sayıca çok ve silah üstünlüğüne sahip olan ordusuna güveniyor, Türk - İslam toprakları üzerine hayaller kuruyordu. 
Sordu: 
DİYOJEN: Söyleyin bakalım; sizin şehirlerinizden İsfahan mı daha güzeldir yoksa Hamedan mı? 
SAV TEKİN: İsfehan! 
DİYOJEN: Güzel... Zaten Hamedan'ın soğuk olduğunu öğrenmiştik. Biz İsfahan'da, atlarımız da Hamedan'da kışlar! 
SAV TEKİN: Atlarınızın Hamedan'da kışlayacağından emin olabilirsiniz İmparator ama,sizin nerede kışlayacağınızı bilemem! 
Bu durumda savaş kaçınılmaz olmuştu. Alparslan'ın Buharalı imamı Ebu Cafer sultanına şu sözlerle moral verdi: 
"Ey Sultan! Sen, Allah'ın zafer vaad eylediği İslamiyet uğruna cihad yapıyorsun. Bütün Müslümanların minberlerde sana dua edeceği Cuma günü savaşa giriş. Ben, Allah'ın zaferi senin adına yazdığına inanıyorum." 
Gerçekten de zamanın İslam Halifesi, bütün camilerde okunmak üzere bir hutbe ve dua metni hazırlamıştı. Halife duasında şöyle diyordu: 
"Allah'ım!.. İslam'ın sancaklarını yükseltmek için hayatını esirgemeyen mücahitlerini yalnız bırakma. Alparslan'ı muzaffer kıl ve askerlerini meleklerinle güçlendir." 
Cuma namazından sonra secdeye kapanan Alparslan şöyle dua etti: 
"Ya Rabbi!.. Seni kendime vekil tayin ediyor, büyüklüğün karşısında yüzümü yere seriyor ve senin uğrunda savaşıyorum. 
Ey Allah'ım! Niyettim halistir, bana yardım et, sözlerimde yalan varsa; beni kahret!" 
Sonra askerlerine döndü ve onlara da şöyle seslendi: 
"Burada Allah'tan başka sultan yoktur; emir ve kader O'nun elindedir. Bu sebeple, benimle birlikte savaşmakta ya da benden ayrılmakta serbestsiniz!" 
Askerler, göklerde yankılar yapan bir haykırışla cevap verdiler: "Asla emrinden ayrılmayacağız!.."

Öyle yaptılar... 
Türk vatanı büyüyor ama, kontrol güçleşiyordu. Bizans'a indirilen darbeden sonra Sultan Alparslan Türkistan seferine çıkmıştı. Orada bir ayrılıkçının suikastına uğradı ve şehit 
oldu. Son nefesini verirken şunları söyledi: 
"Bir tepe üstünde durup ordumun geçişini seyrederken, ordumun azametinden ve askerlerimin çokluğundan altımdaki yerlerin titrediğini hissediyor; kendi kendime, 'Ben dünya hükümdarıyım. Hiçbir kuvvet bana karşı çıkamaz. Bu ordu ile Çin'i bile fethederim' diyordum.

İşte o gururum yüzünden bu hale düştüm. Halbuki her sefere çıkışımda Allah'tan yardım dilerdim."

Tarihimizden aldığım bu hikayeleri dün olduğu gibi bugünde İslamı parçalamak için tepemize üşüşenlere rağmen milletin mayasında olan yardımseverlik, cesurluk ve adalet anlayışını sürdürmeye devam ettiğini paylaşmak için yazdım.

Ama sütunumuzdaki yerimiz buna fırsat vermedi.

Allah ömür verirse haftaya bir hayırseverin 20 dairelik apartmanı ihtiyaç sahiplerine tahsis ettiğini, gittiği lokantada cebinden düştüğüne emin olmadığı 200 lirayı, ‘benim mi, değil mi’ derdine düşeni ve RİDA heyetinin ülke, ülke gezerek insani yardımın yanında İrşat çalışması yapmasını yazacağım.

Bu yazı toplam 7530 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.