1. YAZARLAR

  2. Nevzat Laleli

  3. MGV'nin Üç Boyutu
Nevzat Laleli

Nevzat Laleli

YUVAMIZ
Yazarın Tüm Yazıları >

MGV'nin Üç Boyutu

A+A-
Hatıralar canlanıyor… (8)

Bize verilen bir görevi daha yerine getirebilmek için 1987 senesi sonlarında, ülkemizin her yerinde Milli Gençlik Vakfı’nın şubelerini açmaya ve onların organize edilmelerine çalışıyorduk. Bu tarihten sonra MGV yeni bir ivme daha kazanıyor ve tek boyuttan üç boyuta yükseliyordu. Bu üç boyutun tek kelime ile adlandırılması gerekirse buna “cihad moduna geçmek” diyorduk.
Kuruluş esnasında vakıf senedimize yerleştirdiğimiz, Vakıflar Genel Müdürlüğü incelemesinden geçen ve mahkemece de kabul edilerek ilan edilen vakıf senedimizde ki şube açma maddesinde “vakıf mütevelli heyeti, dilediği yerde istediği kadar şube açar” ifadesi, yapılan baskılar sonunda değiştirilerek “yetkili mercilerden izin alır…” şekline döndürülmüştü.
Bu sebeple bizim şube açılışlarımız, demir perde gerisi ülkeler (Rusya ve diğerleri) izne bağlanmış (bildirime değil) ve bir şubeyi açabilmek için vakıflar defalarca Genel müdürlüğünün yolunu bir kaç kere aşındırmakta idik.
Bu esnada bir Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden bir yetkili bana;
“Sayın Başkan… Size ve Papatyalar Vakfı’na ne oluyor? İkiniz de durmadan şube açıyorsunuz?” diye sordu.
Papatyalar Vakfı 89 sonuna kadar Başbakan, o tarihten sonra da Cumhurbaşkanı olan Turgut Özal’ın eşi Semra Özal’ın kurduğu ve daha çok kadınların organizasyonu için çalıştığı bir vakıftı.
Ben bu soruyu soran yetkiliye; “Yenge ile biz, biraz fala çalışkanız da onun için bu kadar çok şube açıyoruz” diye cevap vermiştim.
Allah’a çok şükür ki, Milli Gençlik aradan yıllar geçmesine rağmen şimdi bile dimdik ayakta durmaktadır. Ama nerede o “Papatyalar?” Turgut Özal’ın ölümünden sonra hepsi dağıldı, esamileri bile okunmaz olmuştur.
İşte bu fark, MGV’nin davasının hak, yolunun hak olduğunun, yani onun ve çalışmalarını Allah (c.c) ın yardımıyla yürütülmekte olduğunun, diğerinin ise iktidar nimetlerinden faydalandığının, iktidardan düşünce ve bunun nimetleri kesilince nasıl dağıldığının işaretidir, gören gözlere…

Resim; hanım üyeler Başkanlığımız tarafından aylık olarak yapılan Bölge toplantılarından birinde basın mensupları ile…
DOLU DOLU YAPILAN ÇALIŞMALAR
Ülkemizde kurulmuş bulunan birçok vakıf derneğin sadece kurulduğu ilde faaliyet göstermesine ve tek boyutlu olmasına rağmen MGV, hem bütün il, ilçe, belde ve büyük köyler de kurulmuş, Genel merkez başta olmak üzere bütün il, ilçe ve belde kuruluşlarımız, o yerleşim merkezinde olan hizmetlere göre yönetim kurulunda görevli üyeler istihdam etmiştir.
Diğer bir boyutu ise faaliyetlerimizdir.
Genel merkezimizde yatayına teşkilatlanma cümlesinde, görevli arkadaşlarımız şu şekildedir.
1. Genel Başkan
2. Genel Başkan yardımcıları (en az 3 tane)
3. Genel sekreter
4. Genel muhasip ile tahsildarlar (olabildiğince)
5. Teşkilat Başkanlığı
6. Tanıtma başkanı
7. Eğitim Başkanı (Üyeler ve diğer gençliğin eğitimi)
8. Yan kuruluşlar Başkanlığı (Diğer kuruluşlarla temas)
9. Üniversite Gençlik Başkanı
10. Orta öğrenim Gençlik Başkanı (Lise ve ortaokullar)
11. Yurtlar ve evler Başkanı
12. Çalışan Gençlik Başkanı (Kalfalar ve çıraklar ve köy gençliği)
13. Sporcu Gençlik Başkanı
14. Hanım üyeler Başkanlığı (Üniversite, Orta öğretim, çalışmayan hanımlar)
15. Üretim Başkanlığı
Her bir başkanlığın il ve ilçelerde karşıt başkanlıkları ile her birinin kendi sahasında yapacağı planlı faaliyetler, bu çalışmalarımızı taçlandırıyordu.
MGV, bu üç boyutu almasının yegâne sebebi inancımızdan kaynaklanmıştır. Zira inancımızda ferdi ibadetler olduğu gibi toplumun huzur ve saadetini temin etmek için yapılacak bir ibadet daha vardır ki bu ibadete, “Cihat” denmektedir.
“Ben Müslüman’ım” diyen herkesin yapması farz olan Allah’ın (c.c) bu emirlerini, örneğimiz Hazreti Muhammed’in (s.a.v) eda edebilmek için (nefis terbiyesi yapıyoruz, diyerek ihmal edilemez – Saf suresi 10–11) ne büyük mücadeleler verdiğini Asr-ı saadeti incelediğimizde açıkça görmekteyiz.
 “Allah’ın ipine sım sıkı sarılın ve ayrılıp tefrikaya düşmeyin… Ali İmran -103” ayeti işte bu konuda ki açık delilimizdir. Ayette “cemian…” buyrulmakla, bu ifade Allah’ın ipine (Kur’an-ı Kerim’e) hepimizin sarılması gerektiğini vurgulamaktadır. Bildiğiniz gibi Müslümanların bu yapısına “Ümmet…” denmektedir. Ayrılmak ve tefrikaya (ayrışmaya) düşmek ise yasaklanmıştır.
Bu yazı toplam 3769 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.