1. YAZARLAR

  2. A. Galip Doğan

  3. Kurban Bayramınız Mübarek Olsun
A. Galip Doğan

A. Galip Doğan

FIKIH BİLGİSİ
Yazarın Tüm Yazıları >

Kurban Bayramınız Mübarek Olsun

A+A-
Makalemize başlarken öncelikle tüm okurlarımızın ve İslâm âleminin Kurban Bayramlarını tebrik eder Rabbimizden sağlık, afiyet, barış ve huzurlu günler dilerim. Bir okurumuz şu soruyu sormuş:
 
Hocam! Ben ve hanımım ikimizde bir resmi kurumda çalışıyoruz. Biz bir kurban mı keseceğiz, yoksa iki kurban mı keseceğiz? Bizi aydınlatırsanız çok memnun oluruz.
 
Bir ailede zekat verme mükellefi olan karı-kocadan ve çocuklardan her birinin kurban kesmesi gerekir. Hanefi mezhebine göre; şahsi malı bulunan herkes başlı başına bir mükelleftir. İster kadın olsun ister erkek olsun, kurban kesmesi gerekir. Diğer mezhepler ise, her bir ferdin ne kadar parası bulunursa bulunsun, bir eve bir kurban kesmesi yeterlidir görüşündedirler. Siz Hanefi mezhebine mensup iseniz iki kurban kesmelisiniz. Bunu şunun için söylüyorum; Konya’mızda şafi mezhebine mensup kardeşlerimizde varlar. Biz fetva verirken sadece Hanefi mezhebine mensup olanlara göre değil, diğer mezheplere göre de fetva vermek zorundayız. Biz Sun TV’de Perşembe akşamları “İslam’ın ışığı’nda” programımızda ve Pazartesi günleri akşama doğru “Radyo En” de yaptığımız canlı programlarda, ayrıca Merhaba gazetemizde her Cuma fıkıh köşemizdeki yazılarımızda bu hususa hassasiyetle dikkat ediyoruz. Erkek veya kadın ister çalışsın isterse çalışmasın, asli ihtiyaçları dışında, 80 gr altın veya buna eş değerde parası olan kişi, Hanefi mezhebine göre kurban üzerine vaciptir ve kesmesi gerekir. Siz bu fetvaya göre hareket edin. 

Hocam! Kurbanlık bir hayvan alacağım hayvanın boynuzunun biri kırık bu hayvan kurban olur mu?

Kurban, bir ibâdet olduğu için, kurbanlık hayvanların kusursuz olmaları gerekir. Bazı kusurlar vardır ki; bunlar, hayvanın kurban olmasına engeldir. Bu kusurların başlıcaları şunlardır: İki veya bir gözü kör olan, kemikleri’nde ilik kalmayacak derecede zayıflamış olan. kesim yerine yürüyerek gidemeyecek kadar topal olan, kulağının ve kuyruğunun üçte birinden fazlası kopmuş olan, dişlerinin yarıdan fazlası dökülmüş olan, boynuzlarının biri veya ikisi kökünden kırılmış olan, ölüm derecesinde hasta olan hayvanlar kurban edilmezler. Doğuştan Boynuzsuz veya boynuzu biraz kırılmış, dişlerinden birazı dökülmüş ve burulmuş hayvanların kurban edilmeleri caizdir.

Hocam! Kurban İslâmî usûle göre nasıl kesilir?

Önce diz boyu çukur kazılır. Kurban edilecek hayvan ite-kaka değil, incitilmeden kesilecek yere götürülmelidir. Kurban kesmek için bıçak önceden bilenip hazırlanır ve hayvanın göremeyeceği bir yere konulur. Sonra hayvan ayakları ve yüzü kıbleye gelecek şekilde sol tarafına yatırılır. Hayvanın sağ arka ayağı serbest kalmak şartıyla diğer ayakları bağlanır. Bundan sonra tekbir ve tehlil getirilir. Arkasından “Bismillahi Allahü ekber” denilerek, hayvanın boynuna bıçak vurulur. Nefes ve yemek boruları ile şahdamarı denilen iki ana damarı kesilir. Kanın iyice boşalması ve hayvanın canının çıkması beklenmelidir. Hayvanın canının iyice çıktığına kanâat getirildikten sonra, ilik kesilerek başı koparılmalı, hayvanın yüzülmesine başlanmalıdır. Aksi halde hayvan acı duyacağından mekruhtur. Sığır, manda, koyun ve keçi çene altından, deve ise göğsünden boğazlanır. Bunların aksini yapmak mekruhtur. Hayvanı elinden gelirse, kurban sahibinin kendisinin kesmesi menduptur. Kendisi kesemezse, bir Müslüman’a kestirir, kendisi de mümkünse başında bulunmalı ve su ayeti okumalıdır. “Şüphesiz benim namazım, kurbanım ve diğer ibadetlerim, hayatım ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah içindir. O’nun ortağı yoktur.” Yalnız kurban sahibinin besmelesi yeterli olmaz, kurbanı kesen “Bismillahi Allah-u Ekber” demelidir. Besmeleyi kasten terk ederse kurbanın eti yenilmez. Besmele çekilince, hemen kesmek şarttır. Besmele çektikten sonra bıçağı bilerse, Besmeleyi tekrar etmesi gerekir. Besmele çektikten sonra, hayvan yerinden kalkarsa, yatırdığı zaman tekrar Besmele çekmesi gerekir; fakat bir kelime söylemek, bir lokma yemek ve bir yudum su içmek gibi az bir ara vermenin zararı yoktur. Besmele çektikten sonra, elindeki bıçağı bırakıp, başka bir bıçak alsa, Besmeleyi tekrar çekmesi gerekmez. Bir hayvan için Besmele çekildikten sonra, onu bırakıp başka bir hayvan kesilecek olsa, Besmeleyi tekrar çekmek gerekir. Arka arkaya birkaç hayvanı boğazlayacak kişinin, hepsi için ayrı ayrı Besmele çekmesi gerekir; fakat hayvanları, üst üste yatırıp kesecek olsa, bir Besmele kâfidir. Bir hayvanı iki kişi kesse, ikisinin de Besmele çekmesi gerekir. Besmele unutulursa zararı olmaz. Kasten Besmelesiz kesmek haramdır. Hayvanın boğazında yemek, nefes borusu ve iki yanda birer kan damarı vardır. Bu dört damardan üçü bir anda kesilmelidir. Şafii mezhebi’nde, yemek borusuyla nefes borusu kesilirse kâfidir. Ancak gırtlak düğümü baş tarafında kalmalıdır. Gırtlak düğümünün tamamı vücut tarafında kalırsa, kesilen hayvan yenmez. Kurban kesenin, kıbleye karşı dönmesi sünnettir. Erkek ve kadın Müslümanın, cünübün, delinin, bunağın, çocuğun ve sarhoşun Besmeleyle kestiği hayvan yenir. Kurban hayvanını yüzmek için, şişirmek caizdir.

Hocam! Kurbanın etlerini kimlere nasıl dağıtırız?
Kurban etinin hepsini yoksullara dağıtmak veya kendisi ve çoluk-çocuğu için alıkoymak caiz ise de, en uygun olanı; kurban etini üçe taksim edip; birini, kurban kesemeyen yoksullara dağıtmak, bir bölümünü akraba, komşu ve misafirlere ikram etmek; birini de kendi çoluk- çocuğumuz ile yemektir. Şayet, kurban kesen kimsenin çoluk-çocuğu kalabalık ve hâli vakti de çok iyi değilse, kurban etini dağıtmayıp tamamını çoluk-çocuğu için alıkoyması caizdir

Hocam! Kurbanın derisini ne yapmamız gerekir?

Kurbanın derisini seccade veya evde kullanılacak bir şey yapmak caiz olduğu gibi. bir fakire veya hayır işlerine hizmet eden bir kuruluşa vermek de caizdir. Kurbanın derisi, kurbanın bir parçası olduğundan satılması caiz olmadığı gibi, kurbanı kesene kasap ücreti olarak da verilmez. Biz İrşad Dayanışma Vakfı olarak kurban derilerini 100’e yakın öğrencimize burs olarak veriyoruz. Bu öğrencilere sahip çıkmamız gerekir. Biz sahip çıkmazsak misyonerler sahip çıkıyor. Gençlerimiz sapık ekollere ve inançlara sapıyor. Biz bu gençlere sahip çıkmazsak bu vatanı kimlere emanet edeceğiz. Bu konu’da hepimiz sorumluyuz. Konyamız da Selçuk Üniversitesi’nde okuyan onbinlerce öğrenci var. Keşke Vakıf olarak gücümüz yetse de tüm öğrencilerimize maddi ve manevi destek olsak. Biz İrşad Vakfı olarak 100 öğrenciye burs vermeye gücümüz yetiyor. Konya’mızda burs veren Vakfımızda az. Burs veren vakıflarımıza sahip çıkmamız gerekir. Bir milletin geleceği gençleridir. Gençlerimize sahip çıkalım.

Hocam! Teşrik tekbirleri nedir? Kurban kesmeyenler de teşrik tekbirleri getirir mi?

Kurban bayramı, kamerî aylardan Zilhicce'nin onuncu günü başlar ve dört gün devam eder. Bayramın dört gününe, Arefe günü de ilâve edilince bu beş güne "Eyyam-ı Teşrik" denilir ki, farz namazların peşinden aldığımız “Tekbir Günleri” demektir. Bu tekbirlere de "Teşrik Tekbirleri" denir. Teşrik tekbiri şöyledir: "Allahu Ekber, Allahu Ekber, Lâ İlahe İllallâhu Vallâhu Ekber. Allâbu Ekber Velillâhil'hamd." Arefe gününün sabah namazından itibaren, bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar, yirmiüç vakit farz namazların peşinden, selâmdan sonra bu tekbiri bir defa getirmek vaciptir. İster cemaatle, ister yalnız başına namaz kılan, kurban kesen veya kesmeyen yolcu olan veya olmayan kadın-erkeğin; farz olan her namazın peşinde Teşrik tekbirlerini getirmeleri gerekir.
Tüm okurlarımızın Kurban bayramını tebrik eder, İslâm âlemi için bu bayramın huzur, barış ve saadetler getirmesini Yüce Rabbimden niyaz ederim. Nice huzurlu bayramlara kavuşmak dileğiyle sizleri Allah’a emanet ederim.
Bu yazı toplam 5282 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.