1. YAZARLAR

  2. Murat Türkoğlu

  3. Kur’an’ın özünü anlıyor muyuz?
Murat Türkoğlu

Murat Türkoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Kur’an’ın özünü anlıyor muyuz?

A+A-

Her namazımızın tüm rekatlarında okuduğumuz Fatiha süresini acaba yeterince anlayabiliyor muyuz?

Vakit namazlarında günde 40 defa okuduğumuz Fatiha Suresi’nin “Kur’an-ı Kerim’in özü ve özeti” olduğunu bilmeyenimiz de yoktur.

Bugün Fatiha Suresi’nin tefsirini okurken aldığım notları sizlerle paylaşacağım. Fatiha suresi, yüce Allah (C.C.) huzurunda kulun, en içten şükran ve minnettarlık duygularıyla O’na yönelişi, O’nun sınırsız kudreti ve merhameti önünde saygıyla boyun eğişidir. Fatiha, Allah ile kulu arasında ezelî ve ebedi, şerefli bir kulluk antlaşmasıdır.

Bismillahirrahmanirrahim. Hamd, âlemlerin Rabb’i Allah’a. Her türlü övgü ve teşekküre lâyık olan sadece O’dur. Gerçek anlamda övülmek O’nun hakkıdır ve yalnızca O’na yaraşır. Çünkü kâinatı yoktan var eden, tüm canlıları besleyen, terbiye eden, yöneten ve yönlendiren gerçek efendiniz, sahibiniz, yöneticiniz O’dur. Her varlığı kendi yaratılışındaki hikmete uygun niteliklerle donatan, onları daima iyiye ve güzele yönlendirerek her şeye hedefini ve yolunu gösteren; kulağa duymayı, göze görmeyi, güneşe ışık vermeyi, kelebeğe uçmayı, çiçeğe açmayı, ağaca meyve vermeyi öğrettiği gibi, gönderdiği mesajlarla kullarına doğru yolu gösteren O’dur. O hâlde, bütün iyiliklerin, güzelliklerin kaynağı olan Rabb’inizi tüm kalbinizle överek yüceltmeli, en derin saygı ve şükran duygularıyla O’nun hükümlerine boyun eğmeli ve yalnızca O’na kul olmalısınız.

O RAHMANDIR, RAHİMDİR

Rahmandır; çok şefkatli, çok merhametlidir. Sizi sizden çok sever, size sizden daha yakındır. O’nun sonsuz rahmet ve şefkati, bu dünyada mümin kâfir ayrımı yapmaksızın herkesi kuşatmıştır. Rahimdir; rahmetini tamamlamak üzere bu Kitabı göndermiş ve onun ışığında yürüyen bahtiyarlara, âhiret hayatında sonsuz mutluluk ve kurtuluş müjdesini vermiştir. O çok şefkatli, çok merhametli olmakla birlikte, hikmetli ve adaletlidir de:

DİN GÜNÜ’NÜN MÂLİKİDİR

Gerçekleşeceğinde asla şüphe olmayan Yargı Günü’nün mutlak hâkimidir. O gün tüm insanlar yapıp ettiklerinden hesaba çekilecek ve hiçbir iyilik mükâfatsız, hiçbir kötülük cezasız kalmayacaktır. O gün, size dünyada emanet olarak verilmiş olan gücünüz, iradeniz ve tercih hakkınız elinizden alınacak ve ilahî hükümranlık tüm dehşet ve ihtişamıyla tecelli edecektir.

O hâlde ey Rabb’imiz, sana tüm içtenliğimizle söz veriyoruz:

SADECE SANA KULLUK EDER VE ANCAK SENDEN YARDIM DİLERİZ.

Yalnızca sana ibadet eder, bütün emirlerine kayıtsız şartsız boyun eğeriz. İyiyi kötüyü, güzeli çirkini, doğruyu eğriyi belirlemede kendimize yalnızca ilâhî ölçüleri rehber ediniriz. Senin buyruklarına aykırı hükümler veren hiçbir güce kim olursa olsun asla boyun eğmeyiz. Sadece senden yardım dileriz. Her türlü iyiliğin, güzelliğin senin elinde olduğunu bilir, iznin ve onayın olmadıkça hiçbir dileğin gerçekleşmeyeceğine yürekten inanırız. Dertlerimize devayı, hastalığımıza şifayı, sıkıntılarımıza çareyi ancak sende arar, senden başka hiç kimseden, hiçbir varlıktan medet ummayız.

EY RABB’İMİZ! BİZİ DOSDOĞRU YOLA İLET

insanın doğal yapısıyla, duyguları, eğilimleri ve ihtiyaçlarıyla birebir örtüşen, varlık kanunlarıyla tam bir uyum ve ahenk içinde olan o apaydınlık yola, insanlığı hem dünyada hem âhirette mutluluğuna ulaştıran İslâm yoluna ilet.

NİMET VERDİĞİN KİMSELERİN YOLUNA

insanlık tarihi boyunca tevhid sancağını elden ele taşıyan Peygamberlerin ve onların izinden yürüyen âlimlerin, şehitlerin, salihlerin yoluna...

GAZABA UĞRAMIŞLARIN VE SAPMIŞLARIN YOLUNA DEĞİL

Ya Rab! Yahudiler örneğinde olduğu gibi, hakikati pekâlâ bildikleri hâlde dünyaya ve dünya nimetlerine tutkuyla bağlılıkları yüzünden ilâhî iradeye baş kaldırarak senin gazabına müstahak olan azgınların ve Hristiyanlar örneğinde olduğu gibi, batıl düşünceleri ve hurafeleri Allah’ın dinine ekleyerek hak yoldan sapan, âhireti kazanma adına dünyayı ve dünya nimetlerini inkâr eden şaşkınların yoluna bizi iletme! Onlara benzemekten, onlar gibi yaşamaktan bizi koru Allah’ım…

Allah’ın Elçisi (s) bu surenin sonunda “Âmin!” yani “Duamızı kabul eyle, ya Rab!” derdi.

Bu yazı toplam 417 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.