1. YAZARLAR

  2. Murat Türkoğlu

  3. Kur’an'da Kadın
Murat Türkoğlu

Murat Türkoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Kur’an'da Kadın

A+A-

Allah’ın ve Resulunun selam ve bereketi üzerinize üzerinize olsun ey hane halkı!

"Ey Meryem! Rabbine divan dur ve secdeye kapan ve rüku' edenlerle beraber rüku' et" demişlerdi. ( Ali İmran – 43)

Hz. Meryem bir örnektir yüce kitabımızda. Kadının değerini anlatan bir örnek.

Esasında; Hacer ve Asiye annelerimiz de ismi geçmemiş olsa da yaşadıkları imtihan ve zorluklar karşısın daki sabırlarıyla, en güzel örnekler den olmuşlardır.

Düşünün ki Hz. Yakup (AS) oğlu Yusuf (AS) ile imtihanı ona olan hasretliğin den meydana gelen ve gözlerinin ama olmasına neden olan bu hastalığı anlatılır dilden dile. Lakin geride hem oğlu hem de eşi için sabır gösteren ve onlarla imtihan olan bir anne var ..

Şimdi biraz günümüze gelelim. Bugün özellikle din konusun da hüküm fetva ve insanlara nasihatlar verildiği idda edilen sayısız cemaat ve tarikatler var. Bunlar dan yıllarca bizlere, kadının ikinci sınıf insan olduğu ve her zaman geri planda tutulduğu öğretildi.

Oysa kadın, bir üretkendi. En güzel  vasıfları Allah ona vermiştir. Toplumun huzurunu dirliğini özellikle aile içi bağların kuvveti kadın da toplanmıştır.

Cumhuriyet’in kurulmasının ardın dan, seçme ve seçilme hakları verilen kadının  elbette çokça başarılara imza atması amacı taşımaktadır. Maalesef ki; kör cahil ve düşünsesiz insanların bulunduğu cemiyetler de bu algıyı değiştirmek için uzun yıllar birçok senaryo yazılmıştır.

Hepsi birer hurafedir. İslam'da kadın bir anne, bir evlat, bir kardeş, bir eş ve mükemmel bir yaratılış (ahseni takvimde Hz. Meryem ) örneği olmasına rağmen, o günün ve hala bu gün de az da olsa mevcut olan put zihniyet kadını yalnızca çarşaf ve başörtüsü kavramlarıyla ev hapsine mahkum etmiştir.

Bazı örnekler verelim dilerseniz.

Şanlı Peygamberimizin; bir den çok eş edinmesi onların korunması amacı taşımakta idi.  Yani nefsi bir istek bir arzu dışında merhamet ve koruma amaçlı idi. Ey mütmain olmuş nefs … bu ayeti hatırladınız değil mi?. Nefsin dünya arzularından vazgeçmesini anlatıyor. Şimdi soruyorum buradan; o kendini şeyh efendi  gavs ilan edenler!!

Sizler Peygamberlerin varisi olduğunuzu söylüyorsunuz lakin meclislerinize onları sokmuyorsunuz. Onların haklarını vermiyorsunuz, onları yalnızca bir cinsel obje olmaktan öteye götürmüyorsunuz ve hatta daha da haddi aşıp onlar insan bile demiyorsunuz değil mi ?

Dört eş kavramı . Şanlı peygamberimiz tek eşliliğe vurgu yapmakta ve tavsiye etmekte. Çünki nefsi istek ve arzulardan kaynaklanan bu heves yalnızca nefsin daha da azgınlaşmasını sağlamaktan öteye gitmiyor.

Hani nefs terbiyesi? ..

Nefsini  dahi bilmeyen yalnızca  bu sahtekarlar umut ediyorum ki yok olmaya mahkumlar. Yüce Allah’ın eşsiz dinini rand sağlamak için kullanan ve Allah rızası yoluna çıkan insanların maddiyat ve maneviyatlarını gasp eden bu kuruluşlar yalnızca dünyevi amaçlıdır.

Elbette o kuruluşlara iyi niyetle gitmiş olan çokça kardeşlerimiz var ve mutlaka onların gerçek yüzünü görmekteler.

Konya Ladik kasabasında yaşamış olan Ladikli Ahmet Ağa; bir söyleşide şu cümleleri kurmuştur.

"Rabbim izin verse üç günde İsrail’i ortadan kaldırırım.". Ne kadar iddalı bir söz ve bunu söyleyen kendince bir çoban lakin esasta bir Allah velisi Allah eri. Yedilerden bir evliya.

Eğer dediğiniz gibi varsa bir ilminiz bir yetkiniz bir icazetiniz hadi bir el atıverin şu memleket işlerine. Bakınız Türk askeri ha bire vatan sevdasıyla bir savaşta harp etmekte, ya sizler nerdesiniz ?

Kimisi sandalyeden kalmayacak ve şuuru bilinci kapalı bir hayat mücadelesi vermekte , kimisi dergahlarında maddi servet  elde etmekte, kimileri de Televizyonlarda  sihirle kıyafetler satma derdin de. Bizler ise Hak derdindeyiz vatan derdindeyiz!!

Evet biz bunu söylerken yalnızca Rab rızasını vaad ediyoruz . Asla ve katiyen Dünyalık katmıyoruz.

Onun gıyabında kafirlik iddasında bulunurlar. Bakınız Resulallah  ne diyor: "Herhangi bir kimse, din kardeşine "Ey kafir!" derse, bu tekfir sebebiyle ikisinden biri muhakkak küfre döner. Eğer o kimse dediği gibi ise ne ala. Aksi takdirde sözü kendi aleyhine döner." (Müslim, 1/319)

Hiçbir bilgisi olmadığı halde yalnızca  şeyhlerinin  gazı ile habire kafir nidaları atanlar bir kez daha düşünsün.

Söz uzadı yine, lakin mutlaka hesap günü için Rabbimiz " Yaptıklarınız dan ve yapmadıklarınızdan hesaba çekileceksiniz" buyurmakta.

Hesap deyince hemen gazap anlayan bir millet olmamız da yine o karamsarlığı aşılayan her fırsat da Müslümana kafirlere uygulanacak cezaları anlatan  fitneci zihniyetler  öğretti.

Oysa ki Allah; Herşeyi çift yarattık demiyor mu?

Bizler elimiz de fırsat varken henüz ömür sermayemiz var iken çokça anlatalım tebliğ edelim .

Şanda şöhretde olmak yalnızca Allah’a has bir özelliktir. Övülmek ve kusursuzluk  nitelikleri yalnızca O’na hastır.

Bizler üveysler olarak yalnızca Tevhid’e  davet ediyoruz insanları .

Hastalık manevi huzursuzluk  ve buna benzer ne kadar imtihanlarınzı varsa da yine bu yöntemle şifayı Allah dan bizzat buluyorsunuz.

Yine sizleri en güzele  en cömert ve zengine ve kullarına karşı çok merhametli olan alemlerin Rabbine emanet ediyoruz.

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 788 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
5 Yorum