Süleyman Küçük

Süleyman Küçük

Kur’ancıların hadis inkârcılıkları

Kur’ancıların hadis inkârcılıkları

Kendilerine Kur’ancılık mezhebi mensupları dediğimiz ve İslam tarihindeki sahih sünnet ve hadislere dayalı sahih İslam uygulamalarını red ederek ilk fitne hareketini başlatmış olan haricilerin günümüzdeki temsilcileri olarak tarif edebileceğimiz kişilerin en temel özellikleri fikir babaları gibi Rasulullah’ın (sav) temiz ve pak sünneti ile sahih hadislerini tümden red etmeleridir.

Sahih Sünnet ve hadisi şerifleri red etmiş olmaları nedeniyle de bir başka öne çıkan özellikleri, Hz. Peygamber (sav) den bu yana başta Ashabı Kiram (ra) olmak üzere sahih hadis rivayet eden ve hadis ilmi ile meşgul olan Selefi Salih’inden olan hemen herkesi şirk ve küfürle itham etmekte olmalarıdır.

İnsanları özellikle de Müslümanları şirk veya küfürle itham etmiş olan kişiler bilmelidirler ki şirk ve küfür ithamı Avustralya yerlilerinin savaş aleti olarak kullandıkları bumerang aleti gibidir.

İtham edilen kişide şirk ve küfür alametleri yok ise, itham tıpkı bumerang gibi geri döner ve itham eden kişiyi vurur.

Tarih boyunca İslam’a karşı çıkan, tahrif etmeye, hatta yok etmeye çalışan gayri Müslimlerin İslam’a karşı İslam görüntülü ve adı Ahmet ya da Mehmet olan ikincil kişilikli eğitilmiş elemanların çalışmalarını bir yere kadar anlamak mümkün olsa da, anası ve babasının Müslüman olduğuna şahit olduğumuz pek çok kişinin İslam Peygamberinin (sav) sahih sünnet ve hadislerini red etmelerini anlamak mümkün değildir.

 Hele hele hadis inkârcılarının başta gelenleri ve akıl hocaları olan Goldziher ve Schacht gibi İslâm düşmanı oryantalistlere göstermiş oldukları hayranlık ve saygıyı, İslam dini için herkesin kolay kolay üstlenemeyeceği pek çok zorluklara göğüs gererek İslam dinine ve İslam ümmetine çok büyük hizmetleri olmuş selef âlimlerine göstermemeleri de oldukça manidardır.

Bu açıdan bakıldığında Kur’an Müslümanlığı çığırtkanlığı yapanların dostluk ve Düşmanlıkları da Kur’an İslam’ına uygun değildir.

Hz. Peygambere (sav) düşmanlıkları açık olan İslâm düşmanı kâfirlere saygı duyup sevgi beslerlerken, İslâm âlimlerine sonu gelmez bir kin ve nefret duyguları ile dolu olmaları ve her fırsatta kendilerinin dinlerinin ehlisünnet inancından, dolayısıyla da çok kaba, sert ve alaycı bir tavırla tenkit ettikleri İslam âlimlerinin dininden farklı olduğunu ifade etmelerinin sebebi budur.

Kur’ancılık mezhebi mensuplarının kendi içlerindeki en temel çelişki ise bir kısmının Rasulullah’ın (sav) sünnetini ve hadislerini ret etmelerine karşın diğer bir kısmının ise sahih hasis ve sünnetlerden işine yarayacak kısımları kabul etmeleridir.

Bu düşüncenin en belirgin örneği bu güruhun mütevatir derecesine ulaşmış pek çok Hadisi Şerifi kendi Kur’an kabullerine ve özellikle de rasyonel akıllarına uymadığı için rahatlıkla reddederlerken, “Ben den size bir hadis gelirse onu Kur’an’a arz edin, uyarsa kabul edin, uymazsa reddedin.” Şeklinde ifade edilen ve mevzu olduğu ispatlanmış olan bir rivayeti hadis olarak kabul etmeleridir.

Hatta bu kişilerin hadis konusunda az çok araştırma yapmış olanları bile bu hadisin mevzu olduğunu bildikleri halde bu mevzu hadisin hadis olarak kabul edilmesi gerektiğini savunurlar, yazılarında ve tv konuşmalarında bu düşüncelerinin tezahürleri sıklıkla görülür.

Aklı vahyinde önüne geçirerek iyi ve kötüyü belirlemede temel ölçü olarak kabul eden bu sapıtmış ve saptırılmış güruh, Kur’an-ı Kerim ve onu insanlığa tebliğ eden Peygamberimiz (sav) olmasa bile insanların kendi akıllarıyla kendileri için neyin iyi ve kötü olduğunu belirleyebileceklerini iddia edecek kadar da akıllıdırlar.

Bu sebeple yani kıllarını vahyin önüne geçirdikleri içindir ki yine bir kısmı, akıllarına uymayan hadisleri sahih veya mütevatir bile olsa reddettikleri gibi kendi seküler akıllarına uymadığı için Tevbe Suresi’ndeki bazı ayetleri açıktan inkâr ettikleri gibi bazı âyetleri de açıktan inkâr edemeseler de, meal, tefsir veya te’vil adı altında ayetin manasını tahrif etmeye çalışırlar.

İnanıyoruz ki bu fasit düşünceli akımında sonu gelecek ve sahih İslam’ın temsilcileri olan sünnet ehli müslümanlar eliyle tarihteki öncüleri ya da akıl babaları olan hariciler ve mutezile gibi tarihin çöplüğüne kısa zamanda gömüleceklerdir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Süleyman Küçük Arşivi
SON YAZILAR