1. YAZARLAR

  2. Süleyman Küçük

  3. Kur’ancıların Batıl İftiraları
Süleyman Küçük

Süleyman Küçük

ÇAĞRIŞIMLAR
Yazarın Tüm Yazıları >

Kur’ancıların Batıl İftiraları

A+A-

Bir önceki yazımızda oryantalist müsteşrikler ile onların yerli uzantıları olan Kur’ancılık mezhebi mensuplarının Allah (cc) Rasûlü’nün (sav) sahih sünnet ve hadisleri ile bu hadisleri rivayet eden başta Ashabı Kiram (ra) olmak üzere selefe yaptıkları iddialardan bahsetmiştik.

Kaldığımız yerden batıl iftiraları ifşa etmeye devam ediyoruz.

Çünkü biliyoruz ki artık birilerinin Nüfus Cüzdanlarının din bölümünde “İSLAM'' yazıyor olması, onların Müslüman olduğu anlamına gelmiyor.

Tıpkı Kur’an okuyorum diyerek meal okuyanların, Kur’an okudukları anlamına gelmediği gibi.

Son yıllarda birazda tv meddahı haline gelen ve kazanç kapısı olarak Kur’an üzerinden para kazanan din satıcılarının adeta yerden bitercesine artmasıyla Kur’an okuyanlar, ya da okuduklarını iddia edenler ortaya çıktı.

Tamamen oryantalist bir düşünce ile yapılmış birkaç Kur’an ayeti tercümesinin kulaklarına üfürülmesi ile kendini Kur’an âlimi zan eden bu kişilerin en belirgin özellikleri karşılarındaki insanları bilgisizce bir şekilde ayetlerle eleştirmeleri ve Müslümanları tekfir etmeleridir.

Bunların özellikle tv ve gazeteler başta olmak üzere sanal âlemde paylaştıkları fikir ve eleştirilere bakıldığında hemen hepsinin ayetlerle örnek vermiş olmaları insanları asla yanıltmamalıdır.

Çünkü kendilerine ortamın durumuna göre Kur’an okuyucuları veya Kur’an talebelerinin diyen bu güruhun ağızlarından çıkan ve Kur’an ahlakına uymayan nahoş kelimeler bir yana, yazılarına ve yaptıkları eleştirilere hatta içinde bulundukları gayri islâmî yaşayış tarzlarına bakıldığında, Kur’an hükümlerine aykırı bir yaşantı içerisinde oldukları görülmektedir.

Çünkü bunlar Kur’an’ın üzerinde hassasiyetle durduğu esas olan Tevhidin zıddı olan tâğutu onayladıkları, batılı müsteşrik oryantalistleri önder edindikleri, Risalet tarihindeki Tevhidi mücadele metodunu inkâr edip din satıcısı haline geldikleri, Allah’ın (cc) Rasullerini (as) tebliğ ettikleri dinin sağır ve dilsiz mensupları haline dönüştürmekle birlikte, açık Kur’an ayetlerine rağmen Namazı, Haccı ve Zekâtı reddetmektedirler.

Kör akılları neticesinde içine düştükleri çukurlarında sapık hevalarını ilah edinen bu kişiler esasen Hz. Peygamberin (sav) sahih hadis ve sünnetlerini red etmekle birlikte açıkça söyleme cesaretini gösteremedikleri inkâr ve iddialarını tıpkı fikir ataları olan Hariciler gibi Kur'an-ı kullanarak gizlemeye çalışmaktadırlar.

Kur’an-ı Kerim’i tebliğcisi ve insanlara açıklayarak örneklendiricisi olan Rasulullah (sav)’ın öncelikli mesajının ne olduğunu, Kerim Kitabınızın nasıl okunacağını, okuyucuların hangi ayetlerle karşılaştıklarında nasıl hareket etmeleri gerektiğini bizzat Kur’ân’dan okumadan ve sahih sünnet uygulamaları doğrultusunda hareket etmeyenlerin nasıl sapıtacakları Kur’an’da yazılı olmasına rağmen cımbızladıkları ayetlerle âleme nizam vermeye çalışanların Kur’an’ın tanımlaması ile Müslümanlara yaptıkları müşrik, münafık, fasık, mürted ve kâfir suçlamalarının kendilerine dönecek olduğu belirlenmiştir.

Hâlbuki Kur’an-ı Rasulullah’ın (sav) ortaya koyduğu esaslar doğrultusunda okumak, onun mesajını anlamak, ayetler arasında hiçbir ayırım yapmadan, hepsini kabul edip bildirilen hükümler doğrultusunda hareket etmek, emrettiklerini yapıp yasaklarından kaçınmak, insanları yüce Allah’ı (cc) Rabb olarak kabul edip, Hz. Muhammedi (sav) ise takip edilecek yegâne örnek olarak belirlemeye ve Tevhid esasları doğrultusunda yaşamaya davet etmektir.

 Bu sayılanları yapıyormuş gibi gözükerek bizzat Kur’an ayetleri ile ortaya konan ve Rasulullah (sav) tarafından en azından 10 yıllık Medine döneminde fiilen uygulanan ibadetleri ben böyle anlıyorum diyerek red etmek şeklindeki okuyuşlar Kur’an-ı okumak değil, onu süfli dünyevi menfaat emellerine alet etmektir.

Özellikle dikkat edilmesi gereken bir başka iftira da “Herkes Kur’an diyor, ancak herkes ayrı bir yöne gidiyor” şeklindeki batıl sözleri size bir şeyler ifade etmiyorsa bile,  güya son teröre karşı Paris yürüyüşü dedikleri mizansende, en büyük terör örgütü liderleri olan devlet başkanları ve başbakanların kol kola yürüyüşe katılmaları da size bir şeyler hatırlatmıyor mu?

Bu yazı toplam 6015 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum