Süleyman Küçük

Süleyman Küçük

Kur’an bize yeter

Kur’an bize yeter

Kur'an bize yeter, bu nedenle de hadisler uydurmadır diyenlerin söylediklerine bakıldığında hemen hepsinin Kur’an-ı Kerim’i Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)in anlattığı gibi değil de onların anlattığı gibi anlamamızı istediklerini görüyoruz.

Bu tavırlarıyla sanki Kur’an-ı Kerim Hz. Muhammed’e (sav) değil de bu düşüncedekilere nazil olmuş gibi davranan bir nevi kendilerini peygamberler makamında görüyorlar.

Kur’an Peygamberi Hz. Muhammed (sav) Kur’an konusunda, İslam konusunda, ibadetler konusunda susacak ama bu düzmece din otoriteleri konuşacak.

Bu sahte din otoritelerine itibar etmeyenler elbette edenlerden sayıca daha çok.

Ama çokluk her zaman işe yaramıyor.

Çünkü büyük çoğunluk ya oynanmak istenen oyunu bilmiyor ya da dünyalık kazanma hırsları dinlerini koruma içgüdüsünden daha önemli gördüklerinden tuzağı zamanında fark edemiyorlar.

Müslümanlar üzerindeki oyunun büyüklüğü son yüzyılda oyunu fark eden Müslümanlar tarafından hep söylenegeldi.

Bu ülke üzerinde oynanan oyunun da tahminlerden çok daha büyük olduğu ifade edile geldi ama sonuç yine aynı.

Bu aşamada dünya Müslümanları için ifade edilen ilk düşman İngilizlerdi.

Türkiye’de ise 1940’lı yıllarda imzalanan FULBRİGHT ANTLAŞMASI ile düşman değişti ve Türk Milli Eğitim Sistemi tamamen yabancıların hegemonyasına açık hale getirildi.

Böylelikle düşman yer değiştirdi ve bu defa ABD emperyalizmi Müslümanların baş düşmanı oldu.

İngiliz emperyalizminin Ortadoğu’da  Vehhabi inanç düşüncesini icad ederek  başladığı emperyalist işgali soğuk savaş döneminde ABD devir aldı ve maalesef tek parti iktidarları eliyle Türkiye’de dâhil olmak üzere Ortadoğu’daki kültürel hayatı seküler esaslı kültürel emperyalizm doktrini etrafında inşa etti.

Esasında İngiliz Emperyalizmi Müslümanlar üzerinde uygulayacakları düşünceler için kendilerine Hint Müslümanlarını deney sahası olarak seçmişlerdi.

Hint kıtasındaki Müslümanlar arasında Kur’aniyyun adı altında bir örgütlenme kurarak Hz. Peygamberimizin (sav) Sahih Hadislerini Müslümanlar arasında önce itibarsızlaştırarak sonra ise hepten red ettirerek 1400 yıldır devam edegelen Sahih İslam’ı ortadan kaldırmaya çalışmışlardır.

Emperyalist emellerin bu oyunlarını fark eden ve Sahih İslam’ı saldırılardan korumaya yönelik kitaplar yazan Müslümanlar yine emperyalistler eliyle itibarsızlaştırılmaya çalışıldı.

Kur’ancılık, Vehhabilik ve Mezhepsizlik tehlikesini fark eden Müslüman âlimlerin kitapları bu gün hala güncelliğini koruyor. Ancak emperyalistlerin yerli işbirlikçileri eliyle eğitim sistemi eliyle oluşturulan okumayan hatta okuduğunu anlamayan bir nesil ortaya çıkınca kitapların varlığı da bir şey ifade etmiyor.

Bu gün gerek Türkiye'de, gerekse İslâm âleminde, Kur’an-ı Kerim konusunda bilgileri,  ehliyetleri ve liyakatleri olmadığı halde ahkâm kesen, Hz. Peygamberimizin (sav) Sahih Sünneti ile aydınlanmış Sahih İslam yolunu yok kabul ederek heva ve hevesleri doğrultusunda Kur’an-ı Kerim’i yanlış yorumlayan sahte din otoriteleri hakkında hayli farkındalık oluşmuş olsa da daha alınacak hayli yol olduğuna inanıyoruz.

II. Dünya Savaşı’ndan sonra İslam’ı Müslümanlar eliyle yok etmek olarak tarif edilebilecek oyunların ülkemizde İlahiyat Fakülteleri eliyle oynanması garip olarak karşılansa da özellikle Ankara İlahiyat çevresi başta olmak pek çok ilahiyatçının İngilizlerin Hindistan projeksiyonunun Türkiye versiyonunda yer almaları hiç te garip gelmemelidir.

Müslümanlara bu aşamada düşen şey Hz. Peygamberimizin (sav) Sahih Sünneti etrafındaki birlikteliği daha da sağlamlaştırmalarıdır.

Aksi durumda toplum mühendisliği adına yapılan çalışmalarla son 25 yılda Müslümanlara dayatılan zulümlerden çok daha fazlası “din mühendisliği” adı altında yapılan çalışmalarla Müslümanlara 28 Şubat döneminde yapılan zulümlerden daha fazla zulümler edilecektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Süleyman Küçük Arşivi
SON YAZILAR