1. YAZARLAR

  2. A. Galip Doğan

  3. Kudüs Hatıraları
A. Galip Doğan

A. Galip Doğan

FIKIH BİLGİSİ
Yazarın Tüm Yazıları >

Kudüs Hatıraları

A+A-
27 Ocak 2012 günü İstanbul’dan hareket ediyoruz. 2 saatlik bir yolculuktan sonra Telaviv Havaalanı’na iniyoruz. Normal bir kontrole benzemiyor, çok inceliyorlar. Bu korkaklığın verdiği bir şüphecilik hastalığı. Adamların yüzleri hiç gülmüyor. Bakışlarıyla sanki buraya neye geldiniz der gibi davranıyorlar. Nihayet Telaviv’den hareket ediyoruz. Kudüs’e giriyoruz. Otelimize yerleştikten sonra cumaya Mescid-i Aksa’ya gidiyoruz. Mescid-i Aksa’nın harem sınırı 144 dönümlük bir alan cuma namazı oldukça kalabalık. Camiye girerken iki yerde İsrail polisinin gözetiminde Mescid-i Aksa’ya giriyoruz. Onların kontrolünde cuma kılıyoruz.
B: Bu bize çok dokunuyor. Yani esaret altında yaşamaya alışık olmadığımızdan bize çok garip geliyor. Mescid-i Aksa ağlıyor. İki milyara yakın Müslüman var, ama Mescid-i Aksa tutsak. Allah biz Müslümanlara şuur versin. Bir gün inşallah onun kurtulduğunu görürüz. 4 günlük bir geziden sonra tekrar Türkiye ye döndük.
02.02.2012. KONU MESCİD-İ AKSA
Mescid-i Aksa: Uzak ülke anlamına gelir, çeşitli dönemler, geçirmiştir. Ümmü Seleme (r.a) annemiz Efendimize sorar: “Ya Rasulullah yeryüzünde ilk yapılan beyt (mescid) hangisidir?
Efendimiz (s.a.s) şu ayeti okur. Mealen:
“Muhakkak ki yeryüzünde yapılan ilk beyt Kâbe’dir. İnsanların menfaati için yapılan, insanlara hidayet membaı olan yer Kâbe’dir. İlk beyt Kâbe’dir” ya Ümmü Seleme, Ümmü Seleme tekrar sorar: Sonra hangisidir? Ya Rasulullah. “Efendimiz buyurur, Mescid-i Aksa” Ümmü Seleme tekrar sorar: kaç yıl sonra yapılmıştır? Efendimiz (S.A.S) “40 yıl sonra yapılmıştır” buyurur.
Buradan da anlıyoruz ki Mescid-i Aksa yeryüzünün ikinci yapısıdır. Anlıyoruz ki Hz. Âdem tarafından inşa edilmiştir.
Mescid-i Aksa sonra eski temeller üzerine Hz. Davut (a.s) tarafından temeli atılmış olup oğlu Süleyman (a.s) tarafından cinler ve insanlarla tamamlanmıştır.
Allah (c.c.) Sebe suresi 14. ayette şöyle buyurur: “Süleyman’ın ölümüne hükmettiğimizde onun ölümünü bastonunu yiyen ağaç kurdundan başka onlara gösteren olmadı. Böylece o yere yıkılınca anlaşıldı ki eğer cinler gaybı biliyor olsalardı, aşağılayıcı azabın içinde kalmazlardı”
Buhtun Nasr tarafından Kudüs yakılmış, yıkılmıştır. Beytül Makdis’te çok zarar görmüştür. Saad ibni Vakkas (r.a) ordularla Kudüs’ü kuşatmıştır. Kudüs’ün anahtarını Halife Hz. Ömer’e vermeyi Kudüs patriği şart koşmuştur. MS. 638 Hz. Ömer kölesiyle aynı deveye binerek Kudüs’e geldiği sırada deveye binme sırası köleye gelmişti. Kudüs girişinde deve üzerinde bulunan köle idi. Hz. Ömer onun devesini çekiyordu. Bunu gören Kudüs halkı hayretler içinde kalmıştı. Hz. Ömer Kudüs patriğinden kıyamet kilisesinde Kudüs’ün anahtarını teslim aldı.
Hz. Ömer eski temeller üzerine Mescid-i Aksa’yı yeniden yaptırdı.
Emevi halifelerinden Abdul Melik bin Mervan tarafından genişletildi. Kudüs tekrar 1099 yılında işgal edildi. Kan gövdeyi götürdü.
1185 yılında Selahaddin’i Eyyubi tekrar Mescid-i Aksa’yı onarttı. Mimber yaptırdı. Selahaddin’i Eyyubi’nin oğlu Ali, Hz. Ömer’in Kudüs’ün anahtarını aldıktan sonra namaz kıldığı yere bir mescid yaptırdı. 
1517 yılında Yavuz Sultan Selim tarafından savaşsız geri alındı. Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mescid-i Aksa restore edildi. Harem sınırına 10-12 metre yükseklikte, 4400 metre uzunlukta duvar yaptırdı. Hanlar, hamamlar, mescidler, medreseler yaptırdı. Mescid-i Aksa’nın oturduğu alan 144 dönümdür. Bugün hala Osmanlı’nın yaptırdığı aynen ayaktadır, bozulmamıştır.
Mescid-i Aksa 1917 yılına kadar Osmanlı’nın elindeydi. İttihat ve Terakkiciler buraları korumadı.
1948 yılında İsrail devleti kurulduğunda İngiltere’nin elindeydi. Onlar İsrail’e devrettiler.
MESCİD-İ AKSA’NIN GEÇİRDİĞİ TEHLİKELER
21 Ağustos 1969 yılında Michhoel adlı Avusturalyalı Yahudi Mescid-i Aksa’yı kundakladı. Çok zaiyat verdirdi.
Nisan 1980 yılında Meir Kahane Mescid-i Aksa’nın köşesine patlayıcı koydu ve minberini yıktılar.
21 Mart 1983 yılında Mescid-i Aksa’nın altına tünel açılmaya başlandı.
8 Ekim 1990 Mescid-i Aksa’ya Yahudi askerleri ağır silahlarla saldırdı. 30 Filistinli şehit oldu. 800 kişiden fazla yaralandı. Bugün kazı devam ediyor. Amaçları Mescid-i Aksa’yı yıkıp yerine siyon tapınağı yapmak. Dünyayı kandırmak içinde Kubbetus Sahrayı Mescid-i Aksa diye gösteriyorlar.
BURAK MESCİDİ
Mescid-i Aksa’ya 100 metre uzaklıkta bulunur. Melik bin Mervan tarafından yaptırılmıştır. 13 basamakla aşağı inilir.
Efendimiz (s.a.s) Miraç’ta Burağını bağladığı yer. 70 cm duvar, duvarın arkası ağlama duvarı.
MERVAN MESCİDİ
Melik bin Mervan tarafından altıncı yüzyılda yaptırılmış bir mesciddir. Mescid-i Aksa’ya 100 metre mesafede şu an ayakta ibadete açıktır.
KUBBETUS SAHRA MESCİDİ
Miraça çıkarken Efendimz (s.a.s) in taşın üzerine basıp Burağa bindiği Hacerul Muallakanın üstüne yapılan mescid. Üstü altın kaplama Osmanlılar restore etmiş. Çoğumuzun Mescid-i Aksa diye bilinen üzeri altın kaplamalı mescid. Ama bu Mescid-i Aksa değil. 150 metre uzaklıkta tepede bir yer. Cuma günleri kadınlar bu camide namaz kılıyorlar. Çok güzel bir cami Hacerul Muallakanın üstünde bir yer.
ZEYTİN DAĞI
Müslümanlar, Hıristiyanlar, Musevilere meşhur olan bir yer Yahudilerin çok astronomik paralara mezar yeri aldığı bir yer. (Rabiatul Adebiye)
SELMANI FARİSİ
Aynı Zeytin Dağı’nın biraz ilerisinde büyük sahabi. Selmanı Farisi’nin mezarını görüyoruz. Çok huzurlu, çok feyizli bir türbe. Hendek gazvesinde hendek kazma fikrini veren, o muhteşem araştırıcı insan. Efendimiz (s.a.s) onun için “Selman bizdendir” buyurmuştur.
Zeytin Dağı üzerinde hırıstiyanlarca kutsal sayılan Hz. İsa’nın göğe çekildiği bir türbe. Osmanlı hürmeten bir türbe gibi korumuş üzerini kubbemsi yapmış. Yanına da bir mescid yaptırmıştır.
Yine oradan Hz. İsa’nın annesi Hz. Meryem ve Hz. Meryem’in annesi Hanna ile babası İmran’ın mezarının bulunduğu yer kilise ve ziyaret ediliyor.
EL-HALİL ŞEHRİ
Filistin özerk bölgesi. Buranın tarihi Kudüs’ün tarihiyle aynıdır. Hz. İbrahim’in şehridir. M.Ö 1900 yıllarında Hz. İbrahim (as) bu şehre gelip yerleşti. Şu anda mezarı da (Cebelü-Rumeyde) Rumeyse Tepesi denilen yerdedir.
Burayı M.Ö. 11 yıllarında Hz. Davut fethetti. M.Ö. 538 yıllarında Perslerin eline geçti. M.Ö. 332 yılında Makedonya kıralı Büyük İskender’in eline geçti. M.Ö. 586 Babil kıralı Buhtun Nasır’ın eline geçti ve yaktı yıktı.
El-Halil M.S 638 yılında Hz. Ömer tarafından alındı. İslam topraklarına katıldı. M.S. 1099 yılında haçlı orduları işgal etti yaktı, yıktı kan gövdeyi götürdü.
M.S. 1187 yılında, 88 yıl sonra büyük mücahit, büyük komutan Selahaddini Eyyubi tekrar kurtardı. M.S. 1291 yılında El Halil ve bütün Filistin Memlüklerin eline geçti.
Nihayet 1517 yılında tüm Filistin’i Yavuz Sultan Selim İslam topraklarına kattı.
1917’de İngilizlerin eline geçti.
El-Halil e yakın bir yerde Beytül Lahim kilisesi var. Hırıstiyanlarca çok meşhurdur. Hz İsa (as) ın doğduğu mağara olarak kabul ediliyor.
Yunus (as)ın makamı Beytül Lahime yakın bir köyde. Hz. Yunus (as) ın mezarı mevcut. Orayı da ziyaret ediyoruz. Ama tam bilinmiyor Irak’ta da mezarı var. Makamı olabilir.
Not: YAZI SERİSİ DEVAM EDECEK
Dua ve Selamlar.   10.02.2012             
Not: sorularınız için
Tel:352 42 13
Posta:aligalipdogan@hotmail.com
Facebook: Ali Galip Doğan (İrşad Vakfı) 
Bu yazı toplam 6576 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.