Esra Beyza Kaplan

Esra Beyza Kaplan

Yazarın Tüm Yazıları >

Küçük bir not

A+A-

Ya hiç bitmez dediğimiz şeyler bitmişse,

Ve biz bunu fark edemeyecek kadar körsek?

Kaç kere bir köşe başında banka oturup etrafı izledin? Ya da kaç defa birine kendinden çok değer verdin... Aslında her gün biraz daha köreliyoruz, biraz daha yoksullaşıyoruz. Sevgimiz artık kendimizi sevmeye bile yetmez hale geliyor, nedeni ne biliyor musun?

**

Çünkü biz hep yanlış insanların kuytularına evimizi inşa etmişiz, hep yanlış yerlerde bir şeyler yapmaya çalışmışız ve aslında biz hep yanlış olmuşuz. Kaç doğrumuz var bu hayatta, aslında doğru şeyler yapmak sandığımız kadar zor değil. Sokakta ağlayan bir körpe fidana bile tebessüm etmek, o kadar içten ve samimi bir sıcaklık yaşatır ki, tahmin bile edemezsin.

**

Oysa biz güzel şeyleri hep ulaşılmaz sanıyoruz. Uzattığımız küçük bir dal bile bize milyonlarca yol açıyor. Ve biz doğruları bulmak için yanlış yapmaktan korkuyoruz. Birden fazla kişi bize doğru diyor diye o şey doğru olmak zorunda değil. Doğrular bizim içimizde, biz başkasının yolunda yürüyemeyiz.

**

Kaç kere düştüğün yerde birinin sana yardım etmesini bekledi? Kaç kere düştüğünde sana yardım eden oldu? Aslında sayı o kadar az ki... Çünkü insanlar bir şeyler almadan bir şeyler vermez. Sende onlardan mısın? Belki de hiçbir kazancın olmadan bir şeyler vermeyi denemelisin, o zaman ne düştüğün için bir yardım eli bekleyecek kadar güçsüz olursun, ne de sana bir yardım eli bile uzatılmayacak kadar yalnız. Ve emin ol hiçbir kaybın olmayacak.

**

Kaç gece hıçkırıklara boğularak ağladın, kursağında düğümlendi konuşamadıkların? İçine kaç defa atmak zorunda kaldın yaşamak zorunda olduklarını? Belki de her gece... Yastığın kaç kere gözyaşlarından ıslandı? Belki de milyonlarca defa... Hani sen elde ettiğin kazançların bitmez sanıyorsun ya, işte sırf bu yüzden bile kaybetmeye mahkum olanlardansın. Burası yok olunan bir yer, hiçbir şey ebedi değil, ruhunu içinde barındıran bedene bir gün dışarıdan bakıyor olacakken, ne seni bu kadar cesaretlendiren?

**

Bu yüzden farkında bile olmuyorsun, sırf bu yüzden,en başta kaybetmeye başlıyorsun elindekileri, ve bir gün bomboş kaldığını fark ediyorsun avuç içlerinin. Oysa kimse ile paylaşmadın elindekileri, belki herkesten sakladın sahip olduklarını. Ne zaman bu kadar bencil oldun? Oysa mutluluk bile paylaşılmalıdır. PAYLAŞTIKÇA ÇOĞALIR dememişler miydi? Seni bu hale getirip kör kılan şey zaafların, seni içten tüketen zaafların...

**

Kaç kere köşe başında bankta oturup izledin insanları demiştim hatırlıyor musun? Ya da kaç kişiye sebepsizce tebessüm ettin diye sormuştum. Senin için bunlar zaman kaybı mı? Gereksiz, yapsam ne yapmasam ne dediğin şeyler mi? Bak yine yanılıyorsun, aslında sana  bu hayatta değer kazandıracak en büyük güzellikler, karşılıksız yapılanlardır. Ve sen almadan vermeyi öğrendiğin zaman, büyümüş olacaksın, çünkü büyümek yaşa değil yüreğe bağlıdır.

Bu yazı toplam 463 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.