1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Kuaför sohbeti, yıllar sonra hayatını kurtardı
Kuaför sohbeti, yıllar sonra hayatını kurtardı

Kuaför sohbeti, yıllar sonra hayatını kurtardı

Doğumda bacak damarı tıkanarak kangren olan ve yoğun bakımda ölümle pençeleşen kadın, yıllar önce kuaförde ismini duyduğu ve hatırladığı doktorun...

A+A-

Doğumda bacak damarı tıkanarak kangren olan ve yoğun bakımda ölümle pençeleşen kadın, yıllar önce kuaförde ismini duyduğu ve hatırladığı doktorun yaptığı ameliyatla kızına ve ailesine yeniden sarılmayı başardı.

Doğumda bacak damarı pıhtı ile tıkanan 26 yaşındaki Demet Arslan 15 gün yoğun bakımda ölümle pençeleşti. Genç kadın vasiyetini bile hazırladı. Demet Arslan yıllar önce kuaförde adını duyduğu Yusuf Kalko'nun ameliyatı ile yaşama, kızına ve ailesine yeniden sarılmayı başardı.

Bundan 2 yıl önce kızı Melek'in doğumunda bacak damarının pıhtı ile tıkandığını ve kısa sürede kangrene dönüştüğünü ifade eden Demet Arslan, "Doğumda bacağım uyuştu. Önce sıradan bir durum zannettim ama sonradan bu uyuşmalar şiddetli ağrılara dönüştü. Meğer doğumda nadir de olsa gerçekleşebilen bir komplikasyon gelmiş başıma. Bacak damarıma pıhtı atmış, damar tıkanmış. Bebeğimi bu yüzden 2 gün kucağımda tutabildim. Hastaneye gittiğimde tetkiklerden sonra beni hemen yoğun bakıma aldılar. Doktorlar durumun çok ciddi olduğunu, bacağımın kesilebileceğini söylediler. 15 gün yoğun bakımda kaldım ve bu süre zarfında 5 ameliyat geçirdim. Ancak sonuç alınamadı. Bacak damarlarım açılmadığı gibi kangren iyice ilerledi. Doktorlar vücudumu enfeksiyon sardığını ve hayati tehlikem olduğunu söylediler" dedi.

Yaşadığı umutsuzluk karşısında vasiyetini dahi hazırladığını söyleyen genç kadın, "Bacağımın kesilmesine razıydım ama onu kesmeye bile yanaşmadılar. Masada kalırsın dediler. Nasıl bir çaresizlik anlatamam. Kendimden vazgeçtim ama küçücük, savunmasız bir yavrum vardı. Anne kokusunu, şefkatini hissedemedi bile yavrum. Ona en iyi annemler bakar diye düşündüm. Vasiyetimi hazırladım. Eşim Erkan Arslan (27)'ı çağırdım. " Bebeğime annemler baksın. Sen de benden sonra çok üzülme, hırpalama kendini. Kendine yeni bir hayat kur, mutlu ol" dedim" şeklinde konuştu.

Yoğun bakım odasında yıllar öncesine dayanan bir anısını hatırlaması ile hayatının bir anda değiştiğini anlatan Demet Arslan, "Kafamda bir sürü düşünce vardı, korkuyordum. Ölmekten değil, bebeğimi bırakıp gitmek çok zor geliyordu. O kadar acının içinde beynim aldı beni bir anda yıllar öncesine götürdü. Kuaföre gitmiştim. Kadınlar aramızda konuşuyorduk. Bir arkadaşımın yakını yeni ameliyat olmuştu. Damar hastasıydı ve ameliyatını kimse yapamamıştı. Yusuf Kalko adı geçti. Açamadığı damar yokmuş, çok başarılı bir cerrahmış. Arkadaşımın babasının da iyileşmesine vesile olmuş ameliyatı. O dönem hiç üstünde durmadım haliyle. Ne işim olabilirdi ki Yusuf Kalko'yla? Ben bunları düşünürken ailem geldi yanıma. "Bir doktor bulduk seni ona götürmek istiyoruz" dediler. Bahsettikleri isim Yusuf Kalko'ydu. Birbirimizden habersiz aynı kişiyi düşünmüşüz. Hiç vakit kaybetmeden aldılar beni hemen götürdüler. Tek başıma olsam belki bırakırdım hayatın ucunu ama kızım var ya. Onun için dayandım o kadar acıya. Ha gayret Demet git belki bir mucize olur dedim. O kadar perişan vaziyetteydim ki. Bacağım mosmor olmuş ve kokmaya başlamıştı. Ben 15 gün yoğun bakımda kaldığım için bakımsız kalmıştım. Yusuf hoca ile tanışmamızı hayatım boyunca unutamayacağım. Beni muayene ettikten sonra bacağımın kesilmek zorunda olduğunu söyledi. "Bacağı boş ver hayatını kurtarmamız lazım" dedi. O öyle söyleyince ben de ona, "Beni kurtarın hocam, giden bacak olsun. Beni bekleyen 15 günlük bir kızım var. Ben ölürsem perişan olur" deyince boynuma sarıldı hoca, "Hep beraber seni ayağa kaldıracağız" dedi. İnanamadım terim, bacağımın kokusu hepsi birbirine karışmıştı ama o doktor bunu umursamadı bile. Öyle büyük bir cesaret aldım ki o sarılıştan, hayata tekrar tutunacağıma inandım gerçekten" şeklinde duygularını ifade etti.

Hastanın durumunu değerlendiren Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı ve Das Yaşam Merkezi Direktörü Prof. Dr. Yusuf Kalko, "Demet'in kasık damarları dahil bütün damarları tıkalıydı. Daha önce birkaç kez ameliyat olmuş. Biz derine giden damarını açtık. Kalçadan da kesilebilirdi bacağı hatta hayati riski vardı. Önce hayatını kurtarmaya odaklandık tabi. Bacağı kangren olmuştu kurtarma şansı yoktu diz üstünden kestik. Bu tarz ameliyatlar genelde bacak kurtarmadan çok hayat kurtarma ameliyatları oluyor. Biz de genç bir kadının hayatının kurtarmaya vesile olduk çok şükür. Şimdi durumu da iyi yavrusuna bakabiliyor. Hamilelikte kadınların damarlarını kontrol ettirmesi bu yüzden çok önemli. Çünkü doğumda pıhtı kaçması sonucu kangren durumlarına da rastlayabiliyoruz, ani ölümlere de. Özellikle varis sorunu olan kadınların da damarlarını kontrol ettirmesi büyük önem taşıyor. Doğum esnasına akciğere pıhtı kaçması sonucu ölüm riski hiç de küçümsenecek boyutta değil" dedi.

Şimdi 2 yaşında olan Melek'le geleceğe dair hayallerini de paylaşan genç anne, "En büyük hayalim kızımı çok iyi bir şekilde yetiştirmek. Ona yetebilmek, her şeyi ile ilgilenmek, her şeyine yetişebilmek. Kızımın hiçbir şeyde gözü kalmasın istiyorum. Ona her şeyi verebileyim onunla her yere gidebileyim. Bunun için hayatımı biraz daha kolaylaştırmak için uğraşıyorum. Daha iyi yürüyebilmek için çalışıyorum, spor yapıyorum" dedi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.