1. YAZARLAR

  2. Ahmet Turan

  3. KRİZİ KESEN BIÇAK
Ahmet Turan

Ahmet Turan

PARANTEZ
Yazarın Tüm Yazıları >

KRİZİ KESEN BIÇAK

A+A-
GÜNÜN SÖZÜ
İnsanların yaptığı sahte paralar kadar paraların yaptığı sahte insanlar vardır.

HOŞGÖRÜ ALEMİNDEN
KRİZİ KESEN BIÇAK

Üretim kültürünün tüketim ağırlıklı olması ile birlikte etkisi kısa sürede hissedilir hale gelen ekonomik kriz, Kurban Bayramı’nda biraz gerilerde kaldı.
Bayram öncesi yapılan Kurbanlık hayvan alımı ve diğer ihtiyaçlar için gerekli olan alış verişlerin yapılması piyasayı beklenmedik bir şekilde canlandırırken hele, hele aylardır bir birini görmeyen yakın akrabaların bir araya gelmesi ise ekonomik krizin yanında hasretlik krizini de tamamen bitirdi.
Yani her türlü kriz, Kurban Bayramı’nda bir bıçak darbesiyle kısa sürelide olsa yok oldu gitti.
İnsanlara, akraba ve dost ziyaretini yeterli düzeyde yapma imkanı vermesinden dolayı bayram tatilinin 9 gün olması çok hoş oldu.
Kurban Bayramı süresince de görüldüğü gibi bizde aslında sadece ekonomik kriz yok.
Mezarlık ziyareti; yani ahirete göç edenlerimizi gerekli zamanlarda ziyaret etmeme krizi var.
Aile büyükleri, akraba, dost ve arkadaşlarımızı yine gerekli zamanlarda ziyaret etmeme krizi var.
‘Hep bana’ anlayışının yanında paylaşmama krizi var.
İnsanlara ve doğaya hoşgörü ile yaklaşmama krizi var.
Bir birimize veya kurumlarımıza güvensizlik krizi var.
Okumama krizi var.
Televizyon izleme veya gereksiz meşguliyetlerle zaman öldürme krizi var.
Gördük ki; kriz tüm tedbirlere rağmen sadece bayramlarda bıçak gibi kesiliyor.
Ziyaretler, hoşgörü ve sevgi dolu yaklaşımlar, paylaşmalar, güven, bayram için gerekli olan ihtiyaçlar için yapılan alış-verişler krizi önce dillerde sonra da alanda bitiriyor.
Aslında bayram ekonomisi veya bayram kültürü krizi önlemede model olarak alınabilir.
Bayramda yaşananlar size bir yol haritası çizer.
Sohbetlerin bile tadı geliyor. Küçükler küçüklüğünü, büyükler büyüklüğünü biliyor. Veya hatırlıyor.
Saygı ve sevgi birden ön plana çıkıyor.
Bayram ziyareti için yapılan gidiş ve dönüşler taşımacılık sektörünün yanında petrol istasyonları ve dinlenme tesislerine bir ekonomik canlılık getiriyor.
Kurbanlık hayvan satışları hayvancılığı ve yem sektörünü hareketlendiriyor.
Bayramlık kılık-kıyafetler ise tekstil sektörüne can simidi oluyor.
Nasılsınız diye halini- hatırını sorduğunuz insan “Yandık-öldük bittik” yerine “Çok şükür” diyerek moral üretiyor.
Mezarlıklar, evler dolup- dolup taşıyor.
Herkes mutlu ve umutlu hale geliyor.
Bayramlarda bütün krizler bir bıçak gibi kesiliyor.
Hepiniz geçmiş Kurban Bayramı mübarek olsun.

ŞEHİRDEN
BADEM GÜNLERİ

Tüm Kuruyemiş Sanayici ve İş Adamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı H. Hüseyin Karapınar hafta sonu Konya TV’de Pazar 13 programının konuğu idi.
Konu kuruyemiş olunca bende programı sonuna kadar pür dikkat izledim.
Çünkü içinde badem içi, ceviz, kuru üzüm, leblebinin olduğu konuyu herhalde kimse kaçırmak istemez.
H. Hüseyin Karapınar şehir içi ve dışındaki alanlara, ilçe ve beldelerdeki kullanılmayan boş arazilere ceviz ve badem dikilmesi çağrısı yapıyor.
Bu çağrıyı fidancılık ve beslenme uzmanı gibi badem ve cevizin yetişmedeki kolaylığının yanında vitamin zenginliğini anlatarak cazip hale getiriyor.
Yani içi boş veya laf olsun çağrısı yapmıyor.
Kuruyemiş ihracatının ekonomiye katkısının yanında üretiminin desteklenmesinin tarıma faydalarını anlatıyor.
Konya da ‘BADEM GÜNLERİ’ olsun diyor.
Bana fidan temini ve ekimi için bir yer gösterilse 10 adet badem veya ceviz fidanı dikerim.
Fidanların üzerine de tabela ile ismimi yazarım. Herkesin yol kenarında veya ağaçlandırma sahalarında böyle badem veya ceviz ağaçları olsa araziler insanlarla dolar taşar.
Hem mangallar pişer, hem de ceviz ve bademler evdeki kuruyemiş poşetlerine düşer.
Tarımın merkezi bir şehirdeyiz ama ‘Çetnevir geceleri’ni yaşayamıyoruz.

FIKRALARDAN SEÇMELER

Temel askerliğini Yunan sınırında yapıyormuş.
Temel'in canı çok sıkılıyormuş.
Yunan'a bir ıslık çalmış elleriyle "Havacı mısın?" işareti yapmış,Yunan aldırmamış.
Bir ıslık çalmış elleriyle "Karacı mısın?" işareti yapmış, Yunan aldırmamış.
Bir ıslık daha çalmış "Denizci misin?" anlamında yüzme işareti yapmış, yunan aldırmamış.
Bir ıslık daha çalmış. El hareketi yaparak "Topçu musun?" demiş, yunan aldırmamış.
Bir ıslık daha çalmış "Gözcü müsün?" anlamında dürbün işareti yapmış, yunan aldırmamış.
Nöbetler değişmiş sıra yine Temel'le Yunan'a gelmiş.
Yunan'a hadi sınıra git demişler yunan da:
- "Ben oraya gitmem. Orada bir Türk askeri var, bana; “Hava kararınca yüzerek gelip sana bir vuracağım gözlerin fırlayacak diyor.."
Bu yazı toplam 4340 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.