1. YAZARLAR

  2. Ahmet Dalkıran

  3. Kötü oyundan iyi sonuç çıkmadı
Ahmet Dalkıran

Ahmet Dalkıran

GÖZLEM
Yazarın Tüm Yazıları >

Kötü oyundan iyi sonuç çıkmadı

A+A-

Böyle bir Konyaspor’u ne bizler ne de tribünlere gelen taraftarlar beklemiyordu. Geçen hafta Trabzon’da Trabzonspor’u dize getiren takımımızdan doğal olarak güzel futbol ve 3 puan bekliyorduk. Yapılan transferlerle güçlenen takımımız alınacak galibiyetle daha üst sıralara tırmanıp ligde çok rahat konuma gelecekti.

Cumartesi günü belki de sezonun en kötü futbolunu oynadı yeşil-beyazlı oyuncular. Sahada yürüyecek halleri yoktu. Bu kötü oyunun sebebini kimileri Trabzonspor gibi bir takıma karşı deplasmanda kazanmanın neticesindeki rehavete verilebilir, genelde de öyle olur. Büyük takımları yenen takımlar, ertesi hafta iyi oynayamazlar ve yenilirler. Ancak Konyaspor teknik adamları ve oyuncularının sorunu bu değildi. Sağlık problemlerinden kaynaklanan mazeretleri vardı.

Hafta içinde tüm Konyasporlu oyuncular, gribal enfeksiyona yakalandılar ve antrenman dahi yapamadılar. Bazı oyuncular hastanede gözetim altındaydı. Serhat Akın da onlardan biriydi. Belli ki bu hastalık tüm oyuncularımızı oldukça hırpalamış, bırakın koşmayı, yürüyecek halleri yoktu. Yapılan tedavilere rağmen sağlığına kavuşamayan oyuncular, maç günü neredeyse takımın tamamı iğneyle sahaya süren Giray Bulak, her şeye rağmen tedbiri elden bırakmamış, maçı kazanabilmek için taktiksel anlamda tedbirlerini almış, Tabata’yı da Ayman ile durdurmayı planlamıştı.

Ayman, adam adama Tabatay’ı markaj yaparken en önemli görevi olan oyun kurma özelliğinden mahrum edilmiş. Halbuki Ayman gibi bir oyuncunun markaj yapması yerine asıl görevi olan oyun kurucu özelliğinden faydalanmak gerekirdi. Ancak takımın sağlık problemini de düşünürsek, Giray Hoca Ayman’dan başka kimseye güvenememiş olabilir. Zaten ikinci devrede Ayman’ı serbest oynatarak, bu kararından vazgeçti. Maça her iki takım da çok tutuk başladı. Yeşil beyazlı oyuncular ayağına aldığı bütün topları rakibe teslim ederken, koşmadan oynamaya çalıştılar. Ancak bu oyun kötü oynayan rakiplerini iyi oynuyor gibi gösterdi. Aslında Gaziantepspor da aman aman bir futbol oynamıyordu. Ayman’ın Tabata’yla adam adama oynaması, orta saha organizasyonunu bitirirken, oyunun hakimiyetini tamamen rakibe kaptırdık. Özellikle de Tabata ve Murat Ceylan, ayaklarına aldıkları her topla ellerini kollarını salla sallaya diledikleri gibi kaleye şut attılar, pozisyona girdiler.

Ortasahayı tamamen rakibine kaptıran Konyaspor da haftalardır çok çok iyi oynayan Veysel ve Cihan da belki de bu yılın en kötü futbolunu oynadılar. Böyle olunca da Gaziantepspor gol atmakta geç kalmadı. Tabata ve Zunita belki de hayatlarındaki en rahat gollerini attılar. Buna rağmen gelişen korner atışında Kratochvil’in kafa golüyle ümitlenen Konyaspor, devreyi 2-1 yenik kapattı.

İkinci yarıya taktiksel değişiklik ve Da Silva, Mustafa Er’i oyuna alırken, Ayman’ı da serbest oynatmaya başladı. Bu demek oluyor ki hoca, beraberlik golünü bulduktan sonra mutlak 3 puanı alabilecek golleri atabilmek için, oyunu tamamen Gaziantepspor’un yarı alanına yıkmaya çalıştı. Aslında bunda da başarılı oluyordu, ancak tam beraberlik golünü atacağımız sırada rakip Gaziantepspor, kontratakta Beto’nun ayağından bir gol daha bulunca Konyasporlu oyuncular tamemen oyundan düştüler. Yine bu golün ardından yine bir yan toptan Miloş’un kafa golüyle ümitlensek de sahada çok kötü bir Konyaspor vardı.

Maçı çevirebilecek ne gol atabildiler, ne de oyun oynayabildiler. Mecali tükenmiş, morali bitmiş ve mücadele gücü kalmamış bu takımdan başka bir sonuç beklenemezdi. Aslında Gaziantepspor çok gol pozisyonuna girdi, maçı çok farklı kazanabilirdi. Özellikle Tabata’nın laubaliliği buna izin vermedi. Sonradan oyuna giren Poljak oyuna hareketlilik katsa da o da belli bir dakikadan sonra kayboldu. Çünkü takımın mücadele edecek hiç gücü kalmamıştı. Bu dakikalarda Da Silva ve Poljak’a biraz ayak uydurabilseydik, şımarık Tabata’nın kaçırdığı gollere cevap gecikmeyecekti. Yani atamayana atılacaktı. Cihan, Da Silva’nın pasında kaçırdığı yüzde yüzlük golü atabilseydi, galibiyet golü de gelebilirdi. Maçın sonlarına doğru tüm takım tel tel dökülürken, geride Kratochvil ayakta kalan tek isimdi. Ömer ise çok dağınıktı.

Böylesine bir Konyaspor’dan bu maçta fazla bir şey bekleyemezdik. Bu maçın yorumunu sağlık problemlerinden dolayı aleyhte ya da lehte yapmak ne kadar doğru olur? Sağlık gerçekten çok önemli. Oyuncularımızın bu problemini göze alırsak, onlara sahadaki mücadelelerinden dolayı sonuç ne olursa olsun, teşekkür etmek lazım. Bu maçın telafisi mutlaka var. Ben bu takıma inananlardanım. Konyaspor’un küme düşme gibi bir problemi olmaz, olmayacaktır da. Bu takım her maçta, içerde dışarıda, 3 puan alabilecek güce sahiptir. Bekleyelim, hep birlikte görelim.  Bu maç geride kalmıştır, artık önümüze bakmamız lazım. Ümit ediyorum, bu hafta İstanbul Büyükşehir’den kaybedilen bu 3 puanı telafi ederiz. 
Bu yazı toplam 4456 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.