1. HABERLER

  2. KONYA SPOR

  3. Konyaspor'da halının altı "pislik" dolu!
Konyaspor'da halının altı "pislik" dolu!

Konyaspor'da halının altı "pislik" dolu!

ÇINAR:Atiker Konyaspor çok talihsiz bir sezon geçirdi. Ahmet Şan'ın "İzmir Marşı" çıkışı, Samsun'da sahaya atılan çakı ve akabinde gelen 5 maçlık ceza. Daha sonra yine Ahmet Şan'ın bylock'tan sorgulanması. Bütün bunlar kulübün itibarını yerle bir etti

A+A-

Atiker Konyaspor'un kahır sezonu deplasmanda oynanan Fenerbahçe maçı ile nihayetlendi. Yeşil-beyazlılar, sezon başından son Fenerbahçe maçına kadar, deyim yerindeyse öldü öldü dirildi. Başka bir deyişle de, yanlış yönetilme  nedeniyle de yerlerde süründü. Dahası, küme düşmekten Beşiktaş'ın Osmanlı'yı yenmesi ile kıl payı kurtuldu. Atiker Konyaspor'un bu sıkıntılı sezonunu Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni, TSYD Genel Merkez Yönetim Kurulu üyesi Recep Çınar'la masaya yatırdık.

Konyaspor'da kahır sezonu 3-2'lik Fenarbehçe yenilgisiyle bitti, mutlaka söyleyeceğiniz şeyler vardır

Doğru söylüyorsun, Konyaspor için gerçekten her haliyle kahır sezonuydu ve bitti. Kendi göbeğimizi kendimizin kesmediği bir sezon oldu açıkcası. Eğer Beşiktaş takımı Osmanlı'yı yenmemiş olsaydı, biz düşmüştük. Ligde son derece kötü bir performans sergileyen, bunun sonucunda da taraftarlarını hayal kırıklığına uğratan Konyaspor'da, başkan Ahmet Şan'ın, hangi aklıevvelin gazına gelerek "sadece bizim stadımızda İzmir marşı söylenmedi" talihsizliği ile başlayan, Samsun'da sahaya atılan çakı nedeniyle 5 maçlık ceza ile devam eden  yanlışlar zinciri ve yine Ahmet Şan'ın isminin Fetö terör örgütü ile anılıp, başkanlıktan istifa etmesi ile de doruğa çıkan kötü olaylardan sonra Konyaspor, gerçekten ızdıraplı bir sezon yaşadı. Önümüzdeki sezon bu kulüpte kimler başkanlık ve yöneticilik yapacaksa, bu kahır sezonundan ders alarak hareket etmeli, daha doğrusu yoğurdu üfleyerek yemeliler. Benim kendilerine acizane tavsiyem budur.

340-003.jpg

Konyaspor yönetimini değerlendirirseniz, neler söylersiniz?

Söylenecek o kadar çok şey var ki, hangisini söylesem bilmiyorum ki. Başkan Fatih Yılmaz pırıl pırıl bir adam. Lakin başkanlık yapacak donamıma sahip değil. Bu iş için on numara küçük. Faydalı olacağına inandığım 2-3 yöneticinin dışında geri kalanların yönetimde bir saniye bile durması kulübe büyük külfet. Doların yükselmesi, bizim paramızın değerini ne kadar düşürüyorsa, bu yönetimle de  Konyaspor'un değeri ve  itibarı düşüyor. Konyaspor tarihinin en kötü yönetimi. Ben karnından konuşanlardan değilim. Dalağı dışında bir insanım. Bazıları alınacaklar bu söylediklerime, alınsınlar, umurumda da değil. Konyaspor'da yönetici sıfatıyla gezenler, manavda meyveyken ben Konyaspor'un peşinden “Hopa”lara, “Mardin”lere, “Kırklareli”lere gidiyordum. Hem de 40-45 yıl önce. Çakma değil, çelik gibi Konyaspor'luyum. Hayatımda Konyaspor'dan başka ikinci bir kulüp olmadı, olamaz da. Konyaspor'la ilgili  söylediğim her lafın, noktasından virgülüne kadar arkasındayım. Takım iyi giderken, takımla ilgili iyi işler yapılırken yönetenleri alkışladım ve yanlarında oldum. Ama, kötü işlerde de eleştirdim. Daha doğrusu şöyle;  başkanların ve yöneticilerin hiçbir yanlışına ortak olmadım, olmam. Ahmet Şan istifa ettiği gün bu yönetime çağrıda bulundum ve hemen istifa etmelerinin gerektiğini söyledim.  Konyaspor sezon içerisinde şaşkın ördek gibi geri geri giderken, bu kulüpte yöneticilik yaptığını zannedenlerin   “kakara kikiri” yapması, bu kulübe ve bu şehre ihanetten başka bir şey değildi.

Peki bu yönetim devam eder mi?

Bu yönetim bu haliyle devam etmez diye düşünüyorum. En azından genel kurul kararı alınır ve yönetim tazelenir gibi geliyor bana. Takım ligde kalmayı garantileyince, mevcut yönetimdeki bazılarının iştahları kabarmış olabilir. Bu kulüp 30 milyon eksiyle bir alt kümeye gitseydi, bunların iştahları kabarır, yine göreve devam ederler miydi? Sanmıyorum. Bana göre bırakın devam etmeyi, kaçacak delik ararlardı.  Yine de genel kurul kararı alacaklar, çünkü bu yönetim  için deniz bitti.

Yönetim noktasında hatalar oldu mu?

Elbette oldu. Kim ne derse desin, halının altında öyle pislikler var ki, içinden çıkılacak gibi değil. Süpür süpür bitmez. Ahmet Şan'ın en büyük yanlışlarından birisi, ticaret yaptığı insanlarla, oğlunun arkadaşlarını “armudun sapı, üzümün çöpü” demeden yönetime almasıydı. Dolayısıyla hem kendisi yıprandı, hem de kulüp yıprandı. Keşke  Ahmet Şan bu anlamda biraz daha seçici olabilseydi. Keşke duyguları ile değil mantığı ile bir yönetim oluşturabilseydi.  Keşke cüzdanını değil, vicdanını düşünürek bir yönetim kurabilseydi. Konyaspor  üzerinden ülke çapında kimlik edinmenin, Konyaspor üzerinden bilinmenin ve tanınmanın bir bedeli olmalı, bir karşılığı olmalıydı. Ama, bakın Konyaspor yönetimine,  benden başka herkes var. “Benden başka herkes var”ı mecazi anlamda söylüyorum. Şimdi bu insanların çoğunluğu Ahmet Şan'ın göreve gelmesini istiyor. Çünkü, Ahmet Şan tekrar göreve gelirse bu arkadaşlar yönetici sıfatıyla gezmeye devam edecekler. Bu noktada Ahmet Şan kendisiyle yüzleşmeli, ama hasbel kader yönetici olmuş ya da Ahmet Şan'ın yönetime taşıdığı bu liyakatsız kişiler de kendileriyle yüzleşmelidir. Özellikle takımın sıkıntılı günlerinde, takımın yanında olmadığı gibi, alacağı 3 kuruş emanet için kulübün kapısını aşındıranları da unutmamak lazım. Oturmasını ve kalkmasını bilmeyen, temsil yeteneği olmayan, futbolun “f”sinden anlamayan hiç kimse bundan sonra Konyaspor kulübünde bırakın yöneticiliği, ayakçılık bile yapmamalıdır. Bu kadar net konuşuyorum. Daha açık ve net söylemek gerekirse;  kulüp başkanı kim olursa olsun, ticaret yaptığı insanları yönetime almamalıdır. Oğlunun arkadaşlarına yönetici sıfatı vermemelidir. Konyaspor'da yöneticilik yapmak bu kadar ayağa düşürülmemeli ve ucuz olmamalı. Konyaspor'da yöneticilik yapmayı sıradanlaştırmamak lazım. Bunun bir değeri olmalı, bir kıymeti olmalı. Konyaspor Süper Lig kulübüdür, 3. amatör kümede yöneticilik yapamayacak insanları, kişisel çıkarlarınız ve menfatlarınız için yönetime alıyorsunuz, Konya'ya ve Konyaspor'a ihanet  ediyorsunuz demektir.  Biraz evvel söylediğim gibi, Konyaspor'da yönetici olmanın maddi ve manevi bir karşılığı olmalı. Yanlış mı düşünüyorum?

Kesinlikle haklısın abi. Sezon başına ve yapılan transferlere dönersek

Daha öncede bu konuda düşüncelerimi açıklamıştım. Dolayısıyla yapılan transferlerin 1-2'si dışında hepsinin yanlış transfer olduğunu ifade edebilirim. Kimse üzerine almıyor. Transferin göbeğinde olan adam 'bile ben yapmadım, şu yaptı, o yapmadı bu yaptı' diyerek kendini dışarıda tutmaya çalışıyor. Halbuki adam transfer komitesinde ve etkili de bir adam. İnsanın doğasında vardır, kabahat samur kürk olmuş, ama kimse giymemiş. Bunun gibi birşey işte. Bu konuda çok fazla birşey söylemeye gerek yok, sorumlular Kulüp başkanı Ahmet Şan ve transfer komitesi üyeleridir. Yönetim dışında da dönemin kulüp müdürü ile menajeri, bu transferden sorumlu insanlardır. Bu listeye Mustafa Reşit Akçay'ı da dahil etmek lazım. Transferler bu isimlerin bilgisi dahilinde yapılmış. Gerçek olan şu; kulübü maddi zarara uğratmaları bir tarafa, Konya'nın ve taraftarın kimyasını da bozdular. Dolayısıyla, bütün bu olanlardan sonra hala yönetime devam etme gibi bir düşüncelerinin olması akıllara zarar. Yani olacak şey değil.  Ahmet Şan başta olmak üzere, Konyaspor'daki bu yanlış transferleri kim ya da kimler yaptıysa hesap vermeliler. Kulübü 50-60 milyondan artıdan, 30 milyon eksiye düşür, sonra da devam etmek iste ya da başkanlığa talip ol. Hem 50 kuruş, hem şöfor mahalli, yok öyle 3 köfte 5 kuruşa.

Yeni bir başkan ve yeni bir yönetime nasıl bakıyorsunuz?

Keşke bu yönetim başarılı olabilseydi ve yeni bir yönetim arayışına girilmeseydi. Konyaspor bu sezon başından sonuna kadar bir travma geçirdi. Başkanından yöneticisine, futbolcusundan teknik kadrosuna ve sportif direktörüne kadar. Süreci yönetemediler. Başarısız ve kıl payı küme düşmekten kurtulduğumuz can acıtıcı sezonun yüzde yüz  müsebbibi yönetim olmamasına rağmen, aslan payı onların. Çünkü, Ahmet Şan, istifa ettiği gün, 'başkanım sizinle geldik, sizinle gitmeliyiz' demeleri gerekirdi. Ahmet Şan'ın gittiği gün bu yönetimde gitmiş olsaydı, Konyaspor bu sezon yaşadığı travmayı belki daha erken atlacak, krizlere girmeyecekti. Sorunuza gelince; bu şehirde koç gibi yöneticiler de var, aslan gibi başkanlık yapacak insanlar da var. Böyle dönemlerde en sinirlendiğim sorulardan birisi de,  'Konya'da başkanlık yapacak kim var?' sorusu. İsim vermeyeceğim, iyi bir konsesyum sağlanırsa, Barcelona'da bile başkanlık yapacak, yöneticilik yapacak insanlar var bu şehirde.  Bu şehrin insanını bu kadar hafife almamak gerekir. Konya'yı ve Konyaspor'u İstanbul takımlarının sütçü beygiri olmaktan kurtaracak çok insan var bu şehirde. Ama, bunu gerçekleştirmek için "biz" olmalıyız.  Karşı karşıya değil, omuz omuza vermeliyiz. Bu şehirde yaşayanların tarzı 'bana dokunmayan yılan bin yaşasın' tarzı. Bu tarzı yıkmadığımız, bu tarzı hayatımızdan çıkarmadığımız müddetçe, sadece Konyaspor değil, şehrin de iki yakası bir araya gelmez.

320-010.jpg

KONYASPOR'UN İADE-İ İTİBARI NE OLACAK PEKİ?

Konyaspor'un eski başkanı Ahmet Şan, iade-i itibar istiyormuş, dolayısıyla da yeniden göreve gelmek için kulis yapıyormuş.  Peki Konyaspor kulübü, kimden isteyecek iade-i itibarını, kaybettiği imajını, hovardaca harcanan milyonlarını. Ya da Konyaspor'un iade-i itibarını kim verecek? Öyle ya. Konyaspor'un itibarını kendisi kaybetmedi. Ahmet Şan, iyi işler yaptı, ama  şaibeye de bulaştı.  Konyaspor'un milyonlarını çöpe attı.  Reklam anlaşmaları, stroreler, oyuncu transferleri gibi sıkıntılı işlerin altında da Ahmet Şan'ın imzası var. Kusura bakmasın. Ve en önemlisi de, Ahmet Şan'ın  itibarını elinden alan Konyaspor değil. Ahmet Şan ne kadar mağdur olmuşsa, Konyaspor'da bir o kadar mağdur olmuştur. Kısacası Ahmet Şan, idae-i itibarını Konyaspor'dan değil, devletten istesin. Fetö'den ya da bylock'tan aklandığına göre, iade-i itibar istemesi en doğal hakkıdır. Yine söylüyorum; Konyaspor'dan değil, devletten istesin.

330-006.jpg

BAHATTİN KARAPINAR DA ADAY OLACAKMIŞ!

Konyaspor'a tarihinin en talihsiz, en ağır yükünü getiren sezonlarından birisini yaşatan eski başkanlardan Bahattin Karapınar'ın da aday olacağı söyleniyor. Dönemin teknik direktörü Ziya Doğan'la birlikte Konyaspor'u büyük bir maddi zarara uğratarak, 8 ayda 82 futbolcuyu transfer eden, dahası o dönemin ulusal gazetelerine "Biri Konya'ya dur desin" manşetleri  attıran Bahattin Karapınar'ın, yakın çevresine,"Ahmet Şan aday olursa, ben de aday olacağım" dediği ve bu konuda da kararlı olduğu ifade ediliyor.  Ahmet Şan, idae-i itibar isterse, Bahattin Karapınar'ın da yeniden başkanlık istemesi kadar doğal bir şey olamaz.  Ancak, Bahattin Karapınar'a şunu da sormak lazım; bu takım düşmüş olsaydı, yine ortaya çıkar mıydın? diye.

310-008.jpg

Çınar: Siyasetin Konyaspor'dan uzak durması gerekir

Malum önümüzdeki 25 Haziran'da ülkenin geleceğiyle ilgili önemli bir seçim varken, siyasetçilerin sporun da bir tarafından tutalım anlayışı doğru bir anlayış değil. Siyasetçilerin, şehirleri yönetenlerin sporla ilgilenmelerine itirazım yok, ama müdahale etmelerine sonuna kadar itirazım var. Dolayısıyla İl Başkanı Hasan Angın ile çiçeği burnunda Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay'ın Konyaspor'a mesafe koymaları, belirleyici olmamaları  daha doğru durur gibi geliyor bana.

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
11 Yorum