1. YAZARLAR

  2. Ahmet Güldağ

  3. Konya ve Diğer Seyr-i Sefer Sohbeti
Ahmet Güldağ

Ahmet Güldağ

MÜŞAHEDE
Yazarın Tüm Yazıları >

Konya ve Diğer Seyr-i Sefer Sohbeti

A+A-
Yeni değil yıllardır değindiğim Konya şehir içi ulaşımına kulak ardı edenleri rahatsız etmemek için bir daha değinmeyeyim düşüncesindeydim.
 Muhterem kardeşimiz ve değerli yazarlarımızdan Sayın Âdem Seleş’in önce ki, Tramvaylar için delikli kuruş yazısına da aldırış etmemiştim ama…
“Goca körüklü dayanmıyor..” içtenlikli yazısını görünce dayanamadım.
“Bir sohbet edeyim bu konuda” dedim ama tabii bendeniz Antalya’da Muhterem Konya’da olunca…
Sohbeti köşemde yapma yanında “okurlarda okumuş olsun” diye düşündüm.
***
Sayın dostum. Yıllar evveli yazılarım belki belleğinizden delete olmuş olabilir ama…
Pek sanmıyorum ama “Okumak” değil okumamazlık hastalığına tutulanlara sizde mi uyuverdiniz acaba ki?
Gazete veya internet yayınlarını da izleyemediniz mi? Yoksa bir de ben yazayım mı dediniz.
***
Önce şu YHT’den dem vuralım. Yıllarca dillerde tüy bitirirken otobüs firmalarının korkusu YHT nihayet başlayıverdi.
Yapanlar yaptıranlar sağ olsun Konya meselelerinden en önemli onlarca birinden olan bu işlem hükümetçe tamamlandı ama
“Konya için lüks gibi geldi…” demenizde gördüklerinizin verdiği düşüncede de haklısınız.
Bu durum hem de Konya- Ankara otobüsleri 35 TL den 25 TL’ye inmesi ve yolcu azlığı varken lükslükten değil. Yerellerin yel estirmesinden doğabilmekte diye düşünürüm..
“YHT hızlı geldi ama” yazımda ki yolcunun anlatımı ve sizin oyunca (skeç) gibi konuşmalardan da anlaşılır sanırım.
"http://www.merhabahaber.com/Ahmet_Guldag+YHT_Hizli_Geldi_Ama_Ve_yazi5584.html)
Gar’a inen yolcu şehir merkezinin çeşitli yerlerine gidecek vasıta ararken iki bina arasına konulmuş saklambaç oynayan körüklü otobüsü gösterip “Aha orada” diyorlar ama yolcunun gideceği yeri bırakın aynı YHT gibi doğrudan Mevlâna Müzesi önüne götürüverince küplere biniyor.
Şimdi sizin belirttiğiniz gibi körüklüyü bile kaldırırken ara durak yaptılar mı bilmiyorum!
Galiba çocukluğunuzun saklambaç ebeliğinde başarılı imişsiniz ki görebilmişsiniz vasıtayı. Ne mutluluk…
 Beynimize nakşettiğimiz bilinçle “YHT ile gelen Mevlâna’yı ziyarete gider” düşüncesi içinde olununca ne yapsınlar da başka yerleri de düşünebilsinler ki?
Bu böyle olup Ankara’dan 1,5 saatte gelen yolcu, şehir içi gideceği yere ulaşmak için tabanvaya binip saatler kat ederse tercihi sönmez mi? Hele birde bavul vb. varsa!
400 yolcuya bir otobüs yetişmez derken minibüsün bile çok gelişi zatı muhteremlerin düşüncelerinden doğuyor ama…
YHT’le Ankara Garı’nda inerseniz hemen otobüs minibüs kapı ağzında Metro da cabası.
Hem de sadece YHT için değil tüm trenler için 24 saat varlar!
***
Sık sık güya tetkike gittikleri(!) Avrupa, Amerika şehirlerinde örnek bulamıyorlar herhalde.
Aslında oralara gitmeye, devletin kesesini boşaltmaya hiçte gerek yok.
Başta Bursa, Ankara, Kayseri ve yine sıkça beşyıldızlı otellerde haftalarca kalıp toplantılar yaptıkları Antalya’yı bırakınız…
Bendenizin bizzat müşahede edip hayretle karşıladığı Serik İlçesi’ndeki şehir içi minibüslerinin güzergâh gidişlerini bi zahmet teşyi etseler birşeyler yapabilirler belki derim.
Meraklandınız mı? Bir yıl evveline kadar şehiriçi vasıtası olmayan bir ilçe belediye ve kurulan minibüs kooperatifince iyi bir sistem kurmuşlar.
Öyle terminal binasından beşyüz metre geride bindirme indirme değil
Sistem olarak tüm minibüslerin kalkışını otogar içine bağlamışlar. Numaralı da olan minibüsler hangi yöne giderse gitsin öncelikle şehir dışı hastahaneye mutlaka uğradıktan sonra şehrin her uç köşesine ki sokaklar bile güzergâh içinde. Ve otuz Km. civarında dolaşım yapmaktalar.
Ya Antalya?
Önceki yazılarımda belirttiğim otogardan her yöne kalkanlar yanında şehrin her yönünden gelişte batıya gidenler mutlaka hastane önlerinden dolaştırılarak geçmiş olmaktalar.
Üç ay öncesine kadar yarım saatte bir sefer yapan otobüsler yeteri kadar satın alınmış veya kiralanmış ki şimdi gündüz beş, gece on dakikada bir hareket ediyor. Öyle ki bizim hanımefendi seyrederken görüp “bunlar arka arkaya gidiyor” diye hayretini belirtmekte
Ya biniş ücretleri?
Seçim arifelerinde 65 yaş üzeri bedava olacak diyenlerin sözlerini yutmalarına karşılık.
Daha önce de yazdığım gibi ücret alınmıyor. Emekli ve kaç yaşında olursa olsun eşleri, öğretmen, öğrenci minibüslerde bile tenzilatlı ve onlarda da keza 65 yaş üzeri bedava.
Dahası var. Gideceğiniz yere iki üç otobüs, minibüs değiştirerek mi gideceksiniz?
Hemen binerseniz para ödeme mafiş. Bir saat ilerisi sonrasında elli kuruş civarı bir ücret ödüyorsunuz.
Anlayacağınız, belediye ve halk otobüsleri ile minibüsler aynı tarifeye bağlı.
Birde Konya Seyr-i Seferini göz önüne getir her yönden ayakta sıkışarak giderken!
Benim gibi Konya yerel çalışmalarını sizde eleştirme yaparsanız. “Sigorta primine bağlı olmanız lazım” (emekli ve seksen yaşımda iken(!)) bahanesi ile basın pasonuzu iptal etmekle kalmazlar davetlere daveti bile göremezsiniz.
Ya dikkatli olunuz! Ya da pasosu iptal edilmeyip davetlere de çağrılanlar için hayıflanmayıp, tam biletle seyahat ve davetlerin haberini almakla yetinmiş olursunuz.
***
Tramvayın, müzelik hatta filmler için nostalji olabileceğinden dem vuruyorsunuz
Aklınızla bin yaşayın emi! Adam şehrin bir başından bir başına lüks tramvay yanında, kaç dakika sonra geleceği bile yazılı lüks durak ve yol güzergâhında seyreden.
İki taraflı sanki hızlı trenmiş gibi görünüm ve konforlu tramvayları yapmaya çalışınca başkanlığından oldu.
Şimdi seçim öncesi diğer taraflar bir yana üstüne basa basa söyledikleri, mutlaka gerekli ve genişliği de elverişli dümdüz Meram Yolu için el atarlarsa…
Feza’dan mı nerden dünyaya gelip dünya şehri olan Konya’nın nostalji Seyr-i Seferinden vaz geçip modernleşme yönüne gidişle seçim mi kaybetsinler!
Hem bu yönde yatırım yaparlarsa. Yüz gün ve Ramazan eğlenceleri için parayı nereden bulabilecekler?
Değerli yazarımız Sayın Çetin Oranlı’nın da belirttiği gibi bakan bile şehir içi ulaşımdan şikayet ettiği halde netice çıkmamışsa!
Daha çoook bekleriz. Ahmet beyleri yâd ederekten!
***
Köşem bitmek üzere iken birde Konya meselelerinin “Yerel siyasetteki zaafiyetin başka bir göstergesi de “Falan projeyi Sayın Davutoğlu’na sunduk” irdelemesinde.
Tek ve çalışkan bakanımıza havale ettiklerinden dem vuruyorsunuz.
Gençsiniz. Daha öğrenememiş desem de yine de bilmektesiniz ama tekrarlayayım.
Aday iken hayli horozlananlar. İktidar milletvekili olup Ankara’yı boyladılar mı?
Öyle bizzat hatta birlikte “Konya’mızın şu meselesi var çözülmesi lazım” diye başvurmayı düşünmeden önce.
Değil büyük meseleler küçük işlemlerde bile “Aman bir hata etmiş olmayayım yoksa bir daha aday olamam” düşüncesi içinde ki halka karşı gösterişin havalesidir!
Onlar başka işleri iyi başarırlar ama…
Konya meseleleri falan, baştakilerin müsaadesine bağlıdır.
Meşhur fıkra vardı. Mecliste liman kararı alınırken uyuyup uyanan Kayserili “Kayseri’ye de yapılsın diye elini kaldırıp oy vermiş.
Ama bu gün liman olmasa da nehir getiriyorlar onlar!
Malumların istek ve itiraz işlemi dudaklarının içinde kalır ancak!.
***
Kusura bakma denilecek çok şey var ama bu günlük burada keselim. Size ve okuyuculara Selamlarımla hoşça kalınız.
Bu yazı toplam 4410 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.