1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Konya bir İslam şehri
Konya bir  İslam şehri

Konya bir İslam şehri

Hikmet İlim ve Sanat Derneği’nde Konya’daki dinî eğitim kurumlarını anlatan Eğitimci - Yazar Ahmet Çelik, “Konya bir İslâm şehri. İslam da kıyâmete kadar bâki kalacak” dedi

A+A-

Hikmet İlim ve Sanat Derneği’nde “Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Konya’da Dinî Eğitim Kurumları”nı anlatan Eğitimci – Yazar Ahmet Çelik, bir İslâm şehri olan Konya’nın XI.Yüzyılda Müslümanların eline geçtiğini belirterek 1096 yılında, İznik’ten sonra başkentlik yaptığını ve bu sürecin 1208 yılına kadar devam ettiğini söyledi. Selçuklu dönemi Konya’sında 12 medrese, Karamanoğulları döneminde üç tane medrese ve Osmanlı devrinde de Konya’da 49 medresenin bulunduğunu Prof. Dr. Caner Arabacı’nın “Konya Medreseleri” adlı kitabını kaynak göstererek dile getiren Eğitimci – Yazar Ahmet Çelik, kapısında 28 hadis-i şerif işlenen Karatay Medresesi’nin tefsir ihtisas medresesi, kapısında Fetih ve Yasin surelerinin olduğu İnce Minare Medresesi’nin “Dârül Hadis” medresesi, Sırçalı Medresesi’nde ise fıkıh ilminin öğretildiğini ifade etti.

8-2-003.jpg

 

Tekke ve zaviyelerin kapatıldığı 1925’e kadar Konya’da Mevlevilik Dergâhı (asitane) başta olmak üzere Kadiri, Nakşibendi, Halveti, Ahi ve benzeri bütün tasavvuf ekollerinin faaliyetlerinin devam ettiğini belirten Çelik, Gazezler, Söylemez, Bekir Sami Paşa tekkelerinin yaygın eğitim kurumları olarak Nakşibendiyye Tekkesi olduğunu ve Konya’da canlı tasavvufî bir hayatın var olduğunu dile getirdi. Aynı dönemde yaygın eğitim kurumları olarak Konya camilerini de ele alan Çelik, “1916 no’lu Konya Salnamesinde, nüfusu 30.000 olan Konya’da 190 caminin olduğu belirtiliyor. Kapı Camii, Şerafeddin Camii ve Alâeddin Camiinde de faal bir dini hayat var.” dedi.

KONYA’DA MAHALLE MEKTEPLERİ

Eğitim kurumları olarak Mahalle Mektepleri’nden de bahseden Çelik, Selçuklular döneminde “Sıbyan”, İslâm dünyasının ilk asırlarında “Küttâb” olarak adlandırıldıklarını belirterek şunları ifade etti: “20.yüzyılın başında Konya’da her üç-dört mahallede bir mahalle mektebi var idi. Bunların en meşhurları Akkülah Mehtebi. Taş Mektebi, Boyalı Mektebi, Dolav Mektebi, Türbe Mektebi’dir. Mahalle mekteplerinde Kur’anla birlikte ilmihal ve bazı temel aritmetik bilgileri ile matematik öğretilirdi. Hafız çocuklar bu mekteplerden yetişirdi. Cuma akşamları evlerde aşrı şerif okuyan çocuk sesleri yükselirdi. Bu okulları bitirenler Rüşdiye’ye giderler ve kabiliyetli olanlar ise medreselere devam ederler, diğerleri ise ya devlet memuru olur veya bir sanat icra etmek üzere sanayiye yönlendirilirlerdi. Sıbyan Okullarına çocuklar 4 ay dört gün olunca Amin Alayları düzenlenerek alınıyorlar. Karma olan bu mekteplere çocuklar üç yıl boyunca devam ediyorlar.”

626 MEDRESE BULUNUYORDU

Konya’daki bütün dini eğitim kurumlarını bütün yönleriyle ele alarak anlatan Çelik, “1914 tarihine gelindiğinde Konya’da ortaokul sayısı 417’ye, sıbyan okulları ise 148’e çıkıyor. 473 öğretmen de bu okullarda görev yapıyor. Bu okullarda din eğitimi de var. Rüştiyelerde üç yıl boyunca üçer saat Kur’an-ı Kerim dersleri var. Yine kız ortaokullarında hem Kur’an-ı Kerim ve Tecvid, hem Ulûm-ı Diniye dersleri var. Öğretmen okullarında da din eğitim var” dedi.

Altı vilayetin bağlı olduğu 1900’lü yılların başında Konya’da, merkezde 42 medrese olmak üzere toplam 626 medresede 28 bin öğrencinin eğitim ve öğretim gördüğünü ifade eden Çelik, “Müderrisler belli günlerde camilerde halka açık tefsir ve hadis dersi okutuyorlar. Mevlana Dergâhı ile Sultan Selim’de Mesnevi dersleri de halka açık veriliyordu” dedi.

Konya İmam Hatip Okulu” adlı çalışmasını tamamladığı ve kitap olarak basılacağını söyleyen Çelik, imam hatip okulları başta olmak üzere dini eğitim veren kurumlardaki dini eğitimin nitelik ve kalitesinin artırılması gerektiğini belirterek “Din eğitiminin niteliğinin artırılması, sağlıklı, güvenilir, sahih bir şekilde bunun sağlanması temennimiz. Konya bir İslam şehri. İslâm da kıyâmete kadar bâki kalacak, inşallah. Bu da insanların gayretine, cehdine ve azmine bağlı” dedi.

Yazar Ahmet Çelik’e, derneğin teşekkür plaketini HİSDER Başkan Yardımcısı Mustafa Dündar, emekli öğretim üyesi Mikail Bayram ile birlikte takdim etti.

HABER MERKEZİ

 

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum