1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Kılıçdaroğlu: "Tuncay Özkan o flaş diskin bir örneğini İstanbul Cumhuriyet Savcılığına teslim edecek"
Kılıçdaroğlu: "Tuncay Özkan o flaş diskin bir örneğini İstanbul Cumhuriyet Savcılığına teslim edecek"

Kılıçdaroğlu: "Tuncay Özkan o flaş diskin bir örneğini İstanbul Cumhuriyet Savcılığına teslim edecek"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Tuncay Özkan'ın 2007 yılında dönemin Kara Kuvvetleri Komutanına verdiği ve ordudaki FETÖ yapılanmasıyla ilgili...

A+A-

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Tuncay Özkan'ın 2007 yılında dönemin Kara Kuvvetleri Komutanına verdiği ve ordudaki FETÖ yapılanmasıyla ilgili bilgilerin yer aldığı flaş diskin bir örneğini bugün İstanbul Cumhuriyet Savcılığına teslim edeceğini açıkladı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM'deki grup toplantısında yaptığı konuşmada, basın özgürlüğünün önemine dikkat çekerek, "Basın özgürlüğü önemli, sadece bizim için değil, demokrasisi gelişmiş bütün ülkeler için basın özgürlüğü 4. güç olarak kabul edilir. Dün 24 Temmuz'du. Basın bayramı ve basından sansürün kaldırılışının 109. yılıydı. 109 yıl sonra Türkiye'de medya özgürlüğü yok. Geldiğimiz acı tabloya bakın. Basın özgür olacak ki vatandaş doğru haber alsın. Ama bunun önüne set çekiliyor. Medya özgürlüğü şu anda Türkiye'de yok. Basın bayramı kutlanmadı Türkiye'de. Aynı gün, İstanbul'da adliye sarayında Cumhuriyet gazetesinin davası görülüyor. Cumhuriyet ile yaşıt bir gazete. Şimdi bu gazetenin yazarlarını alıyorsunuz FETÖ ile ilişkili diye hapse atıyorsunuz. Aklın mantığın alacağı şey değil. Cumhuriyet iddianamesini hazırlayan savcı da FETÖ'den yargılanan birisi" şeklinde konuştu.

"Bütün Avrupa Birliği yetkililerine seslenmek isterim"

Dış politikanın ciddi bir iş olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Dış politika ciddi iştir. İç politikaya malzeme edilmez. Türkiye'nin, 80 milyonun ortak ses çıkarması gereken bir alandır. Dış politikayı iç politikaya malzeme edersen duvara toslarsın. Türkiye herkesle kavgalıdır. 15 yıl önce herkesle barışık olan bir Türkiye, herkesle düşman olan bir Türkiye sürecine evrildi. Buradan bütün Avrupa Birliği yetkililerine seslenmek isterim; Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. Türkiye Cumhuriyeti çağdaş uygarlıktan yana bir devlettir. Türkiye Cumhuriyeti AKP'den ibaret değildir. Biz çocuklarımıza güzel bir Türkiye bırakmak zorundayız. Ortadoğu'nun şamar oğlanına dönen bir Türkiye değil bütün dünyada saygıyla sözü edilen bir Türkiye bırakmak istiyoruz. Bizim ana hedefimiz bu, amacımızda bu" ifadelerini kullandı.

"Bir densiz kalkmış şu açıklamayı yapıyor; "15 Temmuz'u Atatürkçüler, ulusalcılar yapmış olabilir" diyor"

15 Temmuz darbe girişiminin büyük bir kaygıyla, endişeyle yaşandığını söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Bir densiz kalkmış şu açıklamayı yapıyor; "15 Temmuz'u Atatürkçüler, ulusalcılar yapmış olabilir" diyor bu FETÖ örgütünün lideri diyor bunu. Sen Balyoz, Ergenekon davalarında ordudaki Atatürkçüleri, ordudaki Cumhuriyetçileri, ordudaki demokrasiye bağlı paşaları, subayları ortağın ile birlikte temizlemedin mi? Biz bunları unuttuk mu sanıyorsun. AK Parti size devleti teslim etti, savcınıza kurşungeçirmez araba tahsis etti. Biz F tipi yapılanma var derken onlar size "hocaefendi" diyorlardı. Her istediğinizi verdiler. 169 general verdiler, üniversiteler verdiler, rektörler verdiler, yüzlerce okul verdiler, yüzlerce dershane verdiler. Biz Türkiye'nin bütün sırlarını istiyoruz, kozmik odayı istiyoruz dediniz, size kozmik odayı bile verdiler. Kozmik odayı bir terör örgütüne vermek vatana ihanettir, ihanet edenler de iktidardadır. Utanmadan sıkılmadan, bu darbe girişimini Atatürkçüler, ulusalcılar yapmış diyorlar. Asıl sorunlu seninle birlikte sana devleti teslim edendir. Sana devleti teslim edenlerde er geç hesabını soracağız, kimse unutmasın."

"Flaş diskin bir örneğini İstanbul Cumhuriyet Savcılığına teslim edecek"

2007 başlarında Tuncay Özkan henüz milletvekili değilken birisinin gelip ona bir flaş disk verdiğini ve "bunun içinde ordudaki FETÖ yapılanmasının bütün ayrıntıları var" dediğini anlatan Kılıçdaroğlu, "Tuncay Özkan alır bunu dönemin Kara Kuvvetleri Komutanına teslim eder. 9 Şubat 2009 tarihinde flaş diskteki bütün bilgiler bir dosyaya aktarılır ve dosya bir şey yok diye kapatılır. Bu flaş bellekte ne vardı? 15 bin subay ve astsubay içeren bilgi ve belgeler vardı. 6 bin TSK mensubunun özel hayatı, siyasi yapı, yaşam biçimi ve alışkanlıklarına dair bilgiler vardı. 86 general hakkında özel fişleme bilgileri vardı. Binlerce FETÖ'cü subay ve astsubayın örgütle bağları, himmet ödemeleri ve örgüt ilişkileri vardı. Elimine edilmek istenen TSK mensuplarının nasıl şikayet edileceği yazışma örnekleri vardı ve bu dosya 2009'da kapatıldı. 2007'de Tuncay Bey bunu teslim ediyor, 23 Eylül 2008'de Ergenekon davasından gözaltına alınıyor, 6 yıl hapishanede kalıyor. Tuncay Özkan yargılanırken dönemin başbakanı "ben bu davaların savcısıyım" diyor. Soru şu; Bu flaş diskteki bilgileri incelemek üzere kurulan Güneş Çalışma Grubu iktidarın bilgisi dahilinde kurulmuş mudur? Bilgisi dahilinde kurulmuşsa bu dosya kapatılırken başbakan kimdi, adalet bakanı kimdir, milli savunma bakanı kimdi, onların tamamının açığa çıkması lazımdı. Eğer o flaş diskteki bilgiler ciddiye alınsaydı dönemin hükümeti MGK kararlarını yok saydığı gibi bu flaş diskteki bilgileri de yok sayılmasaydı bugün ne 250 şehidimiz ne de 2 bin 193 gazimiz olmayacaktı. Şimdi Tuncay Bey, yılların gazetecisi, aldığı bilgileri tek başına bir flaş diskte tutmadı, birden fazla yerde tuttu. Savcı şimdi, 15 Temmuz'dan sonra dosyayı yeniden açmak istiyor, diyor ki "bilgiler sizde, bu bilgileri verin dosyayı açacağız." Bir vatansever olarak, ülkesini seven bir insan olarak, her türlü teröre karşı çıkan bir insan olarak biraz sonra gidecek o flaş diskin bir örneğini İstanbul Cumhuriyet Savcılığına teslim edecek. Ben merak ediyorum bu savcı arkadaş bilgileri aldıktan sonra Güneş Çalışma Grubu'na onay veren, dosyayı kapatan dönemin başbakanına, dönemin adalet bakanına, milli savunma bakanına soru sorma cesaretini gösterecek mi? Darbenin siyasi ayağını ortaya çıkaracak mı?" açıklamasında bulundu.

"Senin kabul edeceğin iç tüzüğü kabul etmiyoruz"

20 Temmuz'da sivil darbe yapıldığını savunan Kılıçdaroğlu, "Şimdi sıra Meclis iç tüzüğünü geldi. Parlamento dediğiniz yer konuşma yeridir. 20 Temmuz sivil darbe yaptılar. Şimdi Meclis iç tüzüğünü değiştiriyoruz "muhalefet konuşmayacak" diyorlar. Senin kabul edeceğin iç tüzüğü kabul etmiyoruz ve kürsüye çıkıp konuşacağız sonuna kadar. Biz ne 12 Eylül darbe hukukunu ne 1971 darbe hukukunu ne 20 Temmuz darbe hukukunu hepsini gayrimeşru ilan ediyoruz hiçbirisini tanımıyoruz. Biz darbeye ve darbecilere karşıyız" diye konuştu.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.