1. YAZARLAR

  2. Ahmet Turan

  3. Kıbrıs’ın hatırlattığı
Ahmet Turan

Ahmet Turan

PARANTEZ
Yazarın Tüm Yazıları >

Kıbrıs’ın hatırlattığı

A+A-

15 Temmuz gecesi yaşanan kanlı darbe kalkışmasının ardından milletimizin gösterdiği cesaret, sözde dost ve müttefik başta ABD olmak üzere batılı ülkelerde nasıl hoşnutsuzluğa yol açtığını gördük.
Ülkemiz adına başka ülkelerle yapılan ekonomik ve siyasi görüşmeleri, batılıların yerli işbirlikçileri ile birlikte ‘Türkiye’de eksen kayması’ var sloganı ile çıkmaza sokma gayretlerinin de hangi amacı taşıdığı şimdi çok daha iyi anlaşıldı.
ABD ve batının ülkemizin menfaati için değil, kendilerinin sömürgesi olmak için yaptıkları tuzakları Kıbrıs zaferinden sonraki süreçte de yaşadık.
O günleri bir hatırlayın.
Ada'da Rumların Türkleri, çoluk çocuk demeden canice katlediyordu.
Ama dünya bunu sessizce seyrediyordu.
Çünkü ölen Müslüman Türklerdi.
Türk askeri bu caniliği durdurmak ve barışı getirmek için mecburen adaya çıkarma yaptı.
Türk ordusu tarafından güvenli bir koridor oluşturmaya çalışılırken BM acilen ateş kes çağrısı yapıyor, Türk askerini işgalci gibi gösteriyordu. ABD ise Türk askerinin zaferini ambargo kararı alarak kimden yana olduğunu ortaya koyuyordu.
Rumların Türkleri canice katletmelerine rağmen batılı ülkelerin Yunanistan’ı desteklemesi ne kadar insan hakkına saygılı olduklarını bize yeniden hatırlatmıştı.
15 Temmuz gecesi ülkemizde yaşananların ardından batılı ülkeler bize niye gelmiyor diye serzenişte bulunanlar onları boşuna beklemesin.
Ama 15 Temmuz gecesi yaşananların ardından biz, 24 Temmuz günü kutladığımız Kıbrıs Zaferi'ni tehir ettik.
Önümüzdeki Temmuz ayında iki yıllık kutlamayı hem Türkiye de, hem de Kıbrıs’ta yaparız inşallah.
Akdeniz'den gelen savaş gemilerimiz sahile, uçaklarımız ise Girne ve Lefkoşe semalarına Türk milletinin korkusuz mührünü vururlar.
Bugün, Kıbrıs Barış Harekatı'nı yazmak istedim.
O günleri yeniden bir hatırlayalım arzusu içine girdim.
Yıl 1974.
Aylardan Temmuz.
Türkiye içinde sağ sol terörü gündem olmaya başladı. (Bunun da Amerikan ve batı destekli olduğu sonradan anlaşıldı.)
Kamuoyu bununla meşgul edilirken Kıbrıs'ta Rumlar Türkleri canice katlediyor. Her gün onlarca aile öldürülürken feryatlar ciğerimizi yakıyor.
Ama sözde demokrasi ve insan hakkı savunucu dünyadan çıt çıkmıyor.
Bugün Suriye'de olduğu gibi.
İş başındaki hükümet ise CHP ve MSP koalisyonu.
CHP'de Bülent Ecevit, MSP'de Prof. Dr. Necmettin Erbakan genel başkan görevindeler.
Genel Kurmay Başkanı Org. Semih Sancar.
Ecevit, Erbakan ve Sancar hakkın rahmetine kavuştukları için bugün aramızda değiller.
Allah mekanlarını cennet etsin.
Kıbrıs’tan gelen feryat artık dayanılmaz bir hal almıştı.
Türk Silahlı Kuvvetleri hükümetten savaş emri istiyordu. CHP lideri “Dünya ne der” endişesi ile İngiltere’yi birlikte harekete davet ederken hükümet ortağı ve Başbakan Vekili Erbakan orduya savaş emrini vermişti.
Karar, İngiltere ve Yunanistan Büyükelçilerine bildirildiği gibi Ankara'da bulunan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco'ya da iletildi. Libya'dan uçaklar için motor yağı, napalm malzemesi, 20 mm'lik top mühimmatı; İran'dan roketatarlar; Pakistan'dan mühimmat ve sağlık malzemesi teslim alındı.
20 Temmuz 1974 sabahı Türk ordusu, adaya saat 06:05'ten itibaren havadan indirme ve denizden çıkarma yapmaya başladı. Bir gün sonra Girne-Lefkoşe hattında hakimiyet sağlanırken, Rum ve Yunan askeri tüm cephelerini terk ediyordu.
İstemeyerek de olsa ateşkese uyduk. Ama 8 Ağustos'ta II. Cenevre Konferansı'nın yapılmakta olduğu zamanda Türkler'in Limasol ve Larnaka civarında bir miktar köyü boşaltmış olmalarına rağmen, Rum Millî Muhâfız Alayı ve EOKA-B ele geçirdikleri yerleri tahliye etmedikleri gibi ellerindeki esirleri de serbest bırakmamışlardır.
Cenevre'de sürdürülen görüşmeler sırasında anlaşmanın mümkün olmadığı kanaati kesinleşince harekât yeniden başladı.
Bunun üzerine 13 Ağustos'ta askerimiz tekrar ilerlemeye başladı. 14 Ağustos'ta başkent Lefkoşa'ya, 15 Ağustos'ta Lefke ve Magosa'ya girdik.
Harekât neticesinde bir taraftan Magosa'ya diğer taraftan Lefke'ye varılarak sınır çizildi.
İstihbaratımızın ve ordumuzun başarısı başta ABD ve İngiltere olmak üzere temel düşmanlarımızın canını sadece burada değil, Çanakkale'de, Kut’ül  Amare'de ve İstiklal Harbin'de de çok sıkmıştı.
Şimdi 15 Temmuz gecesi de canları çok sıkıldı.
Cenabı Allah sözde dostlarımızın canını çok sıkan birliğimizi ve dirliğimizi bozmasın
Yeniden görüşmek dileğiyle hoşçakalın.
 

Bu yazı toplam 3632 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.