1. YAZARLAR

  2. Nurten Selma Çevikoğlu

  3. Kavmiyet - Ulus - Ümmet
Nurten Selma Çevikoğlu

Nurten Selma Çevikoğlu

İZ DÜŞÜM
Yazarın Tüm Yazıları >

Kavmiyet - Ulus - Ümmet

A+A-

Bugün, ‘Türk milleti’ şeklinde kullanılan tamlamanın doğrusu, ‘Türk ulusu’ veya ‘Türk Kavmi’dir. Kur’ân-ı Kerim’de üç yüzden fazla yerde geçen ‘kavim’ kelimesi soy birliği anlamında kullanılır. (Kehf, 90-93) Bu anlamıyla, zaman zaman kavmin adı açıkça söylenir: Âd kavmi (Tevbe, 70/ İbrâhim, 9), Semûd kavmi (Tevbe, 70, /İbrâhim, 9) gibi. Bâzen de yönetimin başındaki kişi veya peygamber adıyla verilir: Firavun kavmi (Şuarâ, 11), Mûsâ kavmi (Bakara, 54, 60, 67, /Mâide, 20, /Yûnus, 87) gibi.
Kur’ân-ı Kerim’de kullanılan kavim kelimelerinin bir bölümü de, olumlu veya olumsuz özellikteki kişileri anlatmak üzere söz konusu edilir: ‘kavmun yü’minûn (iman edenler)’ (Nahl, 79 /Ankebût, 51, /Zuhruf, 88) ‘kavmun kâfirûn (kâfirler/inkârcılar)’ (Bakara, 259, 264, 286, /Âl-i İmrân, 147, /Neml, 43) ‘kavmun zâlimûn (zulmedenler)’ (Bakara, 258, /Mâide, 51, /Mü’minûn, 28, /Şuarâ, 10, /Kasas, 25) ‘kavmun sâlihûn (sâlihler/iyiler)’ (Mâide, 80)
Kur’ân-ı Kerim’de ‘kavim’ sözcüğünün geçtiği âyetler, örnek bir medeniyetin kurulması yolunda temel ilkeler sunarlar.
‘Ümmet’ kelimesi sözlükte; cemaat, nesil veya topluluk demektir; çoğulu ‘ümem’dir. Aslında ‘ümmet’ kelimesi bir çoğunluğu, bir cemaati ifade ederken; ‘ümem’ kelimesi; çoğulun çoğulu gibidir. Ümmet, kavram olarak, kendi irâdeleriyle veya bir zorunluluk sonucunda aynı yerde, aynı zamanda veya aynı dine uymak sûretiyle bir arada yaşayan insan topluluğudur. Bu tanımdan hareketle birçok Müslüman âlime göre, ‘ümmet’ kelimesiyle ‘İslâm'a inanan topluluklar’ kast edilmiştir.
Araştırmalar gösteriyor ki; ‘ümmet’ kelimesinin Kur'ân'ın bâzı âyetlerinde ‘topluluk’ anlamında kullanıldığını da görüyoruz: “Sizden, hayra çağıran, ma’rûfu (iyiliği) emreden, münkeri (kötülüğü) önleyen bir ‘ümmet’ (topluluk-cemaat) olsun…” (Âl-i İmrân, 104) Kur’ân-ı Kerim ‘ümmet’ kavramını farklı topluluklar için de kullanır. Sözgelimi, “Yerde debelenen hiç bir canlı ve iki kanadıyla uçan hiç bir kuş yoktur ki, sizin gibi ümmetler olmasın…” (En’âm, 38) âyetinde olduğu gibi hayvanlar ve kuşlar da birer ümmettir. Ümmet kavramı, kendine has bir dine sâhip olan kimse anlamına da gelir. “Hakikaten İbrahim başlı başına bir ümmet idi ve Allâh’a itaat ederdi.” (Nahl, 120)
Ümmet, aynı yer ve zamanda, aynı dine bağlı insanların oluşturduğu topluluk anlamında Kur’ân-ı Kerim’de sık sık geçmektedir. Aslında insanlar başlangıçta tek bir ümmet idi. Allâh’ın gönderdiği peygamberler onların sorunlarını çözüyorlardı. Ancak daha sonradan aralarındaki taşkınlık sebebiyle anlaşmazlığa düştüler. Farklı dinlere uydurdular ve farklı ümmetler haline geldiler (Bakara, 213, /Yûnus, 19) Allah Teâlâ dileseydi yeryüzünde olan bütün insanlar bir tek ümmet olurdu. (Mâide, 48, /Hûd, 118, /Şûrâ, 8) O zaman da hür irâdenin ve denenmenin bir anlamı kalmazdı. Ma’rûfu (iyiliği) emreden, münkeri (kötülüğü) önlemeye çalışan İslâm ümmeti, insanlık içerisinden çıkartılmış en hayırlı ümmettir. (Âl-i İmrân, 110)
Her peygambere uyan topluluklar o peygamberin ümmeti sayılır. Bu anlamda İslâm'a inanan bütün Müslümanlar Muhammed ümmetidir. Peygamberimiz aleyhisselam bütün insanlığa peygamber olarak gönderildiği için, bütün insanlar O’nun ümmeti, O’nun topluluğu olarak sayılır. İslâm ümmeti, Kur’ân-ı Kerim’e göre bir tek ümmettir: “Gerçek şu ki, sizin ümmetiniz tek bir ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim, öyleyse Bana ibâdet ediniz.” (Enbiyâ, 92, /Mü’minûn, 52)
Ümmet’i tanımlamada; yer, zaman; din, inanç ve dünya görüşü kavramları önemli rol oynar. Bu ve bunlara benzer bağlar, ümmet topluluğunu oluşturan kişileri birbirine bağlar. Belli bir inanç, ideal, fikir, ülkü ve dünya görüşü etrafında birleşen topluluklar birer ‘ümmet’ oluştururlar. Ancak, İslâm kültüründe ‘ümmet’ kavramı, daha çok, İslâm'a gönül vermiş Müslüman toplumu ifâde eder. Dünyadaki bütün Müslümanlar bu topluluğun gönüllü üyeleridir. Onların önderi Hz. Muhammed aleyhissalâtu vesselam, kitapları Kur’ân-ı Kerim, ülkeleri İslâm'ı yaşayabildikleri, hayâta hâkim kılabildikleri her yerdir amaçları ise dünya imtihanını kazanıp cennete kavuşmaktır.
Yine devam edelim efendim. Kâinâtın yüce sâhibine emânet olunuz.

Bu yazı toplam 6113 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.