1. YAZARLAR

  2. Sadık Küçükhemek

  3. Karı-Koca Olmak İbadet mi?
Sadık Küçükhemek

Sadık Küçükhemek

İŞİN ASLI
Yazarın Tüm Yazıları >

Karı-Koca Olmak İbadet mi?

A+A-

  Sayın Ali Rıza Demircan’ın, Habertürk’te katıldığı bir programda; “Cinsellik ibadet hayatının bir bölümüdür, eşlerimizle girilen ilişki, ahiret hayatı için bir yatırımdır. Namaz rabbimizin emri olduğu için ibadettir. Namaz ve sevişmek aynıdır” demesi başta ilahiyatçılar olmak üzere halkta büyük yankı yaptı. Bunun üzerine biz de bu konuda halkımızı bilgilendirme babında görüşlerimizi yazmayı bir görev bildik.
Medyadan öğrendiğime göre, Prof. Dr. Cemal Sofuoğlu ve Prof. Dr. Beyza Bilgin, bu benzetmeyi doğru bulmadılar. Cinsellik hem aile hayatı, hem de dini açıdan çok önemli olduğunu belirttiler. Prof. Dr. Süleyman Ateş, bir adım ileri giderek şu şekilde tepki gösterdi: “Cinsellik ibadet değildir. İslam’da cinselliğin maksadı kendini tatmin değil, üremeye ve çocuk sahibi olmaya yöneliktir Şayet cinsel yaşamla mertebe alınacak olsaydı, eşekler insanlardan daha yüksek mertebeye çıkardı. ”
Gene medyadan öğrendiğimize göre, Prof. Dr. Süleyman Ateş’in böyle bir benzetme yapması, Ali Rıza Demircan’ı katıldığı bir programda ağlatmış ve bu benzetme kendine sorulunca şöyle cevap vermiştir: “Süleyman Ateş hoca hayatını Kur’ana adamış bir insan. Bu yorum eşşekçe yorumdur. Peygamber efendimi, firdevs cennetine gireceklerin gayri meşru ilişkiden korunanlar olduğunu ifade ediyor…”
 İlim adamları, böyle hassas konularda bilimsel esaslar çerçevesinde konuşmaları gerekir. Söz konusu bilim adamları, Ali Rıza Demircan’ın bu şekildeki düşüncesine birer tebliğ sunmakla cevap vermeleri daha uygun olurdu. Süleyman Ateş’in, böyle argo kelimeler kullanarak halkın sinirlerini germesi doğru değildir. Bu şekilde bir benzetme yapmasını çok yadırgadık ve ciddi manada üzüldük. Diyanet İşleri Başkanlığı da yapmış bir insanın böyle argo kelimelerle bir benzetme yapması cidden düşündürücüdür.
 İlim adamlarında bilginin yanında sorumluluk olmalı, verdikleri cevap “efradını câmi ağyarını mâni” olmalıdır. İlim adamları da böyle cevaplar verirse bu halk kime güvensin ve kimin dediklerini hayatında uygulasın. Halkın, ilim adamlarına, önderlere ve örnek insanlara ihtiyacı vardır. Allah (c.c.), bunun için kitaplar ve peygamberler göndermiştir. Bir hadis-i şerifte ifade edildiği gibi, “Ulema Peygamberlerin varisleridir.”
 Kur’an-ı Kerimde ise şöyle buyrulur: “İşte böylece sizin insanlığa şahitler olmanız, Resulullah’ın da size şahit olması için mutedil bir millet kıldık.” (Bakara:143)
 Bu ayet-i kerimden anlaşıldığı gibi ulema peygamberler gibi tebliğ ile mükelleftir. Halkı aydınlatmak ve insanlığa doğru yolu göstermek onların asli görevidir. Yarın kıyamet gününde onlar bundan hesaba çekileceklerdir. Dolayısıyla böyle hassas konuda efradını câmi ağyarını mâni bir şekilde konuşmamak sorumluluk getirir.
 İslâm dininde Allah’ın rızasına uygun her söz, her hareket ve her davranış bir ibadettir. Bu durumda İslâm dininin ön gördüğü bir biçimde karı- koca olmak neden ibadet olmasın? “Namaz ve sevişmek aynıdır” şeklinde bir benzetme yapmayı biz de doğru bulmuyoruz. Ancak namaz bir ibadettir, karı- koca olmak ta bir ibadettir. Çünkü mümin, Allah’ın rızasını kazanmak için helal yolu tercih etmiştir. Cinsel birleşme bir ihtiyaçtır; sadece üremeye ve çocuk sahibi olmaya yönelik değildir; her ikisi içindir. Bir hadis-i şerifte şöyle buyrulur: “Eğer kadın, eşi istekli olduğu halde ona cevap vermezse, cehennemdeki yerini hazırlasın.” Karı- koca olmak ibadet olmasaydı Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz böyle buyurur muydu?
Bu hadis-i şeriften de anlaşıldığı gibi, cinsel hayatı düzgün olmayan insanın, Allah’a ve insana karşı görevlerini, ibadetlerini düzgün bir şekilde yerine getirmesi mümkün değildir. Allah’ın birden fazla evliliğe müsaade etmesinin sebebi budur.  
Kur’an-ı Kerimde şöyle buyrulur: “…(Size helal olan) kadınlardan ikişer, üçer, dörder alın. Haksızlık yapmaktan korkarsanız bir tane alın yahut ta sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin Bu, adaletten ayrılmamanız için en uygun olanıdır.” (Nisâ:3)
 Sonuç olarak diyoruz ki, İslâm bir bütün olarak algılanmadığı müddetçe böyle ifrat ve tefritten kurtulmamız mümkün değildir.

Bu yazı toplam 7617 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.