1. HABERLER

  2. 3. SAYFA

  3. Kara Kuvvetleri Komutanlığı davası
Kara Kuvvetleri Komutanlığı davası

Kara Kuvvetleri Komutanlığı davası

FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminde Kara Kuvvetleri Komutanlığında meydana gelen olaylara ilişkin görülen dava sanık savunmalarıyla devam ediyor.

A+A-

FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminde Kara Kuvvetleri Komutanlığında meydana gelen olaylara ilişkin görülen dava sanık savunmalarıyla devam ediyor. Eski Kara Kuvvetleri Komutanlığı Eğitim Daire Başkanı Tuğgeneral Ali Rıza Çağlar savunmasında Harekat Merkezine nasıl girdiğine dair sorulan soruya, ""Bilmiyorum, belki kapı açıktı" cevabını verdi.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Kara Kuvvetleri Komutanlığındaki (KKK) eylemlere ilişkin, aralarında eski Kara Kuvvetleri Lojistik Başkanı Korgeneral Yıldırım Güvenç ve eski Kara Kuvvetleri Kuvvet Geliştirme Daire Başkanı Tuğgeneral Erhan Caha'nın da bulunduğu 150 sanığın yargılandığı davanın ikinci gününde sanıklar savunma yapmaya devam etti. Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada sanık yakınları ile avukatlar da yer aldı. Sanıklardan eski Kara Kuvvetleri Komutanlığı Eğitim Daire Başkanı Tuğgeneral Ali Rıza Çağlar evindeki aramada ele geçirilen 1 dolara ve içerisinde "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" yazısı bulunan ve bazı kısımları okunmayacak şekilde karalanmış bir ajandaya ilişkin, "1 doları paramı döviz olarak bozdurduğumda almıştım, unutmayım onu diye cüzdanımdan ayrı bir yere koymuştum. Ajandamda sadece bir kısım karalı değil, başka karalı olan yerler de var, canım sıkıldığında söz yazıyordum sonra üstünü karalıyordum bu bunu alışkanlık haline getirdim. Yurtta Sulh yazısı bana ait bir olmayan birinin konuşmasının içerisinde yer alıyordu" beyanında bulundu.

"Bu hadise bir darbe girişimi değildir, halka darbe oluyor algısı yaratmaktır. Böyle bir yargıya kimin ihtiyaç duyduğunu bilmiyorum" diyen Çağlar, "Darbe emir komuta zinciri içerisinde olmadığı sürece darbe olmaz. Bu darbe denen şey darbeye hiç benzemiyor, çünkü bunu yapanlar gerçek bir darbeci olsaydı kendini ele verecek her şeyi feda eder ve planını ileri bir tarihe alırdı. Ben kimseden emir almadım, icra da etmedim. Eğer iddia makamı bu iddiasında kararlıysa bunu kanıtlamalıdır" ifadelerini kullandı.

Savunmanın ardından Mahkeme Başkanı Boztaş sanığa, "Olay günü "sıkıyönetim ilan edildi" veya "tatbikat var" gibi şeyler duydunuz, siz bu konuyu netleştirmek için üst rütbeli birini, kimseyi aramadınız mı?" sorusunu yöneltmesinin ardından sanık da, "Hayır kimseyi aramadım" şeklinde yanıtladı.

Dışarıdan Genelkurmay Komutanı dahi içeriye haber verilmeksizin kimsenin giremeyeceği Harekat Merkezine o gece nasıl girdiğine ilişkin ise "Bilmiyorum, belki kapı açıktı" cevabını verdi.

Dava pazartesi gününden itibaren Sincan Adliyesinde görülecek

150 sanık, beraberindeki Jandarma ekipleri, polisler ve sanık ailelerinin de bulunduğu Ankara Adliyesindeki duruşma salonunun fiziki yetersizliğinden dolayı, Mahkeme Başkanı Cem Boztaş, davanın Sincan Adliyesinde görülmesine ilişkin karar verdi. Duruşma 10 Temmuz Pazartesi Günü Sincan Adliyesinde görülmeye devam edecek ve toplamda 17 iş günü sürecek. İddianamede yer alan 150 şüpheli için anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs ve Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçlarından üçer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanıyor.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.