1. YAZARLAR

  2. Hüzeyme Yeşim Koçak

  3. Kadın Gözüyle Ramazan (2)
Hüzeyme Yeşim Koçak

Hüzeyme Yeşim Koçak

RENKLER
Yazarın Tüm Yazıları >

Kadın Gözüyle Ramazan (2)

A+A-

Kadın Gözüyle Saraylarda Ramazan ve Bayram (2)

Leyla Saz Hanımefendi’nin saray hatıralarını aktarmaya devam ediyoruz:
Kadir Gecesi
Kadir Alayı Tophane Meydanı’nda olurdu. Sultanlar ve sultanefendiler ikişer atlı arabalarıyla akşama yakın gidip türlü şekil ve renklerde kandiller, fenerlerle donatılmış olan geniş meydanın Kadir Alayı yolunda yer tutarlardı. Enderun ağaları her arabaya gümüş tepsilerle iftariye, yemek, meyve yazsa dondurma, kahve dağıtırlardı.
Alay, fişekleri seyrettikten sonra dışarıda caddedeki şehrayini (şehir eğlenceleri, şehir kutlamaları/süslemeleri) seyretmek üzere biraz dolaşır, saraylarına dönerdi. Kadir Gecesi Tophane Meydanı’na vükela haremlerinin bazıları girebilirse de diğer halk sokaklarda, arabalarından, evlerinin pencerelerinden, alay karadan yapılacaksa geçide kurulmuş kerevetlerde ücretle yer tutar, oturur seyrederlerdi. Denizden olacaksa da yine sahildeki kerevetlerden görürlerdi.
Bayram Töreni
Bayram hazırlıkları arifeden bitirilir, arife günü gençler, çocuklar, hep giyinir sarayın büyük beylik sofalarında avluda, bahçede ve ormanda gezinirlerdi. Bunlara ‘arife çiçeği’ derlerdi. Bayram eğlenceleri için avluya konulan dönme dolap, atlıkarınca salıncak, arife günü ikindi vakti hazır bulunur. Yapan ustalar nöbetçi haremağalarının gözü önünde tecrübe eder giderlerdi.
Bayram Eğlenceleri
Dönme dolap, eski bostan, eski bostan kuyularının çarkına benzer. Her gözü ikişer çocuk alır. Dört gözlü yüksek büyük dolaptır. Bir adam yandan itip döndürür. Gözlerin asıldığı demir kollar iyi tutulmazsa yüksekten fırlamak tehlikesi daima mevcut olmakla beraber çocuklar neşeli kahkahalarıyla kazasız dönerlerdi.
Atlıkarıncalar
Atlıkarınca, kalın bir direğin en tepesine haçvari mıhlanmış bir odunun dört ucundan ikişer halatla bağlanıp asılmış, eyerli, üzengili, dizginli küçük atlardır. Bu da bir adamın yandan itmesiyle dönen çocuk eğlencesidir.
Salıncak, birbirine bağlanarak yere mıhlanmış direkler kalın bir odunla birbirine bağlanıp jimnastik trapezine benzer bir biçime konmuş, üstündeki bağlantıdan birer halkaya bilek kalınlığında iki demir maşa ile asılmıştır. İçi 8-10 kişi alan bu odacıkta bir kanepe, koltuklu iki sandalye bulunur. Etrafı bir arşından yüksekçe, parmaklıklı, muşamba döşeli, üç zira murabbaı(yaklaşık 250 santimetrekare) büyüklüğündeki salıncağın dört köşesindeki askı demiri ile salıncağın arasında bir ayağın hemen yarısını zapt edecek kadar bir basamak vardır.
Bir ayakla o yere, diğer ayakla açıktaki yine o kadar küçük bir yere basılıp bir el ile salıncağın parmaklığı, diğer el ile askı demiri tutulup kolan vurulur. Kolancılar, karşılaşacakları tehlikeyi göze almayarak salıncağın yükseldiği cihettekiler çömelir, dış taraftaki ayağını sarkıtıp kuvvetle dayanarak kalkmakla salıncağın hareketini sağlar. Gündüzleri, saz oyun keyfine büyükler engel olduğu için salıncaktan çocuklar faydalanır.
Bayram Gezileri
Bayram sabahı harem-i hümayun ve küçük sultanefendiler ikişer atlı arabalarla bayram alayını görmeye çıkarlardı. Büyükse cami avlusunda, değilse yolda yer tutar, seyreder ve hemen dönerlerdi. Evli sultanefendiler dörder atlı, hanımsultanlar iki atlı saltanat arabalarıyla katılır, harem-i hümayûnun kapısından girerlerdi. Kapıcılar kapıda kalır, birkaç haremağası, kendilerinin başağaları, başkapı oğlanları, arabanın yanlarından gelirdi. Avluda harem-i hümâyûn merasim dairesi kapısında sarayın ve kendilerinin kıdem, rütbe ve mevkilerine uygun yaka ve kolları sırma işlemeli üniforma ve sırma kayışlı, kılıçlı haremağaları hep birden temenna eder, en büyükleri araba kapısını açıp hazretlerini koltuklayıp indirir ve kapıdan içeri götürürdü.
Kapının içinde bekleyen ve en kıdemli kalfa olan kethüda kadın, baş ikinci kâtibe karşılar, önde yürürlerdi. Teşrifatçı kalfaların büyükleri iki koltuğuna girerler, diğer kişi de arkadan eteklerini tutarlardı. Ötekiler de takip ederek sultana ayrılan daireye götürürlerdi. Kalfası, yani hizmetini yapacak kalfalar orada karşılar, feracesini yaşmağını, dairede, salonunda çıkarırdı.

Bu yazı toplam 6182 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.