1. YAZARLAR

  2. Ahmet Turan

  3. İyiliğide unuttuk
Ahmet Turan

Ahmet Turan

PARANTEZ
Yazarın Tüm Yazıları >

İyiliğide unuttuk

A+A-

KANAL 42’de hafta içerisinde ‘Gündem Özel’, “Tarladan Sofraya’ ve Selçuklu Kuşları ile Taklacı kuşları besleyenlerin sohbetlerine yer verdiğimiz ‘Kanatlardaki Huzur’ programlarını yapıyoruz. Programa konuk olarak davet ettiğimiz veya sohbet ettiğimiz vatandaşların şikayet ettiği konuların başında ‘saygısızlık ve bencillik’ ön plana çıkmaya başladı.

Bundan yıllar önce, belki de hepimize aile büyüklerimiz tarafından sık- sık tembih edilen “Herkese iyilik edin” sözleri demek ki, hızla unutulmaya yüz tutmuş.

Aslında şikayet edilen konular öyle büyük bir sorun değil.

Davranışımızdaki ‘tembihli’ yardımın veya küçük bir iyiliğin yapılmaması.

Sadece bir yaşlı çiftin anlattıklarını paylaşayım.

“Evladım aracımız yok. Olsa da zaten kullanamayız.Şehir içinde bir yere gideceğimiz zaman ya tramvayı, ya da belediye otobüsünü tercih ederiz.Bazen durağa beş-on saniye geç gireriz. Ama tramvay veya otobüs hiç beklemeden hemen hareket eder.

Beş-on saniye beklese biz de bineceğiz. Durakta, arkadan gelecek tramvay veya otobüsü boşuna beklemeyeceğiz. Eğer bu şoförler beş-on saniye gecikince sıkıntı yaşıyorlarsa biz millet olarak bitmişiz demektir.

Özel firma veya şahısların yolcu taşıyan araçlarında bu sıkıntı olmuyor da, belediyenin araçlarında niye oluyor?

Beş-on saniye beklemek trafik akışını mı bozuyor. Her durakta olmaz da, olsa bile tüm güzergah boyu en fazla 5 dakika yapar. Bu da insanlık için hiç önemli bir zaman dilimi değildir.

Öğrenciler, gençler ve çocuk sayılabilecek yaşta olanlar toplu taşımada büyüklere yer vermez oldular. Buna karşı hepimiz sessiz kalmayı tercih eder olduk. Bu davranış biçimi toplumda, sevgiyi ve saygıyı zayıflatıyor.

Oto sürücüleri ise bir birine yol vermeme çabası içine girmiş. Bir ihtiyar karşıdan karşıya geçmeye çalışsa kimse yardım etmiyor.

Küçük bir kavgayı kimse ayırmıyor.

Sohbetler kısa yoldan köşe dönmece formüllerinden oluşuyor.

Helal- haram hiç gündem de değil.

İyilik yapmanın verdiği huzuru ve mutluluğu anlatan kalmadı.”

Okuyucumuzdan gelen ve bu güzel olmayan davranışımızdan vazgeçirmeye yöneltecek bir hikayeyi sizlere aktarayım. 

“Benim babam bir öğretmendi ve özellikle öğrencilerine yardım etmeyi çok severdi. Fakat her daim gizli yapardı.

Bundan yıllarca önce yeni atandığı okulun bahçesini gezerken kendi öğrencisinden birisinin çam ağaçlarının arasından ağlama sesini duyuyor. Yanına gidiyor ve niye ağladığını soruyor.
“Arkadaşlarım oyun oynuyor fakat kolum sakat olduğu için beni dışlıyorlar”  cevabını alınca, çocukla beraber onu oyundan dışlayan diğer çocukların yanına gidiyorlar.

Babam onlara yaptıklarının doğru olmadığını söylüyor. Daha sonra doğru öğretmenler odasına gidip doktor olan arkadaşını arıyor ve durumu anlatıyor. Doktorda ameliyatı yapabileceğini ifade edince ailesi ile konuşma ihtiyacı hissediliyor. Çünkü ameliyat ve tedavi masrafını babam ve doktor arkadaşı paylaşacaklar.

Çocuğun öğretmenine mahcup olması istenmiyor. Yardım gizli olacağı için babam amcamı görevlendiriyor. Amcam elindeki adrese gelince, evin çok eski ve küçük olduğunu fark ediyor. Kapıyı çalınca kıyafeti eski olan bir kadın kapıyı açıyor. Amcam kolu sakat çocuğun ailesinin onlar olup olmadığını soruyor ve onlar olduğu cevabını alıyor.
Kapının önünde amcamla çocuğun annesi arasında şöyle bir konuşma geçiyor.
-Efendim beni hayırsever birisi gönderdi oğlunuzu ameliyat ettirmek istiyor tüm masrafları ona ait.
Anne: “Siz dalgamı geçiyorsunuz bu devirde kim yapar böyle bir iyiliği.”
– Yapar efendim siz emin olabilirsiniz.
Anne : Yalnız ben bir eşime sorayım.
-Tamam o zaman ben size telefon numaramı vereyim. Buradan ulaşabilirsiniz  diyor ve evden ayrılıyor . Bir iki gün sonra amcamın telefonu çalıyor ve açıyor arayan çocuğun ailesi kabul ettiklerini söylüyor amcam da hastanenin adresini veriyor ve çocuk bu sayede ameliyat oluyor ve ameliyatı başarılı geçiyor. Şu sıralarda o çocuk çok ünlü bir cerrah. Bir programında ” Benim ameliyat etmemi sağlayan kişiye minnet duyuyorum o olmasa şimdi ben buralarda ünlü bir cerrah olarak gelemezdim ve benimde hayattaki tek gayem yardım etmek. Her yıl üç dört yardıma muhtaç hastamı tedavi ve ameliyat ediyorum” diyor.
Babamın yaşadığı sevinci ve gururu gördüğümde insanlara yardım etmenin nasıl sonuçlar doğurduğunu bir kere daha anlamış oldum.”

Biz herhalde iyiliği de unuttuk?

 

Bu yazı toplam 10411 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.