1. YAZARLAR

  2. Ahmet Turan

  3. İtilaf mı? İttifak mı?
Ahmet Turan

Ahmet Turan

PARANTEZ
Yazarın Tüm Yazıları >

İtilaf mı? İttifak mı?

A+A-

Ceddimiz Selçuklu Devleti’nin zayıflaması ve yıkılışı, ardından kurulan Osmanlı İmparatorluğu’nun zayıflaması ve yıkılışının sonucunda başımıza nelerin geldiğini bütün tarih kitaplarında ciğerimiz yanarak okuruz.

Hele bize son darbeyi indirmek için çıkardıkları 1. Dünya Savaşı’nda öğrendiğimiz itilaf ve ittifak devletleri kavramı var ya; o günden beri çözemediğimiz bir muamma gibi içimizde durur.

 Dün ümmetin üzerine hep birden geliyorlardı, bugün etnik kimlik ve mezheple bölerek içerden deliyorlar. Kim dost kim düşman bilemez olduk.

İtilaf Devletleri ya da Müttefik Devletler, başlangıçta İngiltere, Fransa ve Rusya’dan oluştu. Ama İtalya I. Dünya Savaşı başladıktan sonra İttifak Devletleri grubundan ayrılıp İtilaf Devletleri grubunun yanında savaşa girdi. Savaşın ilerleyen safhalarında ABD İtilaf devletlerine katıldı. Rusya 1917 ihtilalinden sonra İtilaf devletleri grubundan ayrılarak savaştan çekildi. Savaş sırasında Japonya, Sırbistan, Romanya, Belçika, Brezilya, Portekiz ve Yunanistan’ın da katılımıyla İtilaf Devletleri grubu genişledi.

Bunların bugünkü Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği ülkeleri olduğunu söylemeye gerek yok sanırım.

Almanya, Avusturya-Macaristan, İtalya, Bulgaristan Osmanlı İmparatorluğu’nun yanında savaşa giren ittifak devletleriydi. Yani sözde dost ve müttefik ülkelerdi. Ama savaş başlar başlamaz İtalya karşıya geçti. Almanya, Bulgaristan ve Avusturya-Macaristan’ın ne kadar yanımızda olduklarını da ‘Anılar’ dan öğreniyoruz.

Sonra, şanlı Milli Mücadele.

Allah onlardan razı olsun. Çok toprak kaybettik ama şerefimizi kaybettirmediler.  Namusumuzu çiğnettirmediler.

Gelelim bugüne.

Önce Türkiye’yi bölme çalışmasını başlattılar. Sonra İran’la savaştırma. Bu proje masada şekillenirken çevresini kan gölüne çevirme düğmesine bastılar. Adını da ‘Arap Baharı’ koydular.

Yalancı baharın simgesi eskiden olduğu gibi yine ‘Demokrasi ve Özgürlük’ oldu.

Dün, bölüp parçalamak için sloganlaştırdıkları ‘Demokrasi ve özgürlük’ söylemini bugün de iyi kullanmayı becerdiler. Buna bir de DAİŞ’i eklediler.

Nasıl mı?

O günkü yerli işbirlikçilerinin torunları sayesinde.

Dün mezhep ayrılığı bu kadar yoktu. Bugün var.

Dün Ermeni, Sırp ve Yunan çeteleri vardı. Bugün de etnik ve mezhepsel ayrılıktan oluşturdukları çeteleri var.

Kim bunlar diye beyninizi yormayın. Suriye’ye baktığınızda görürsünüz.

Türkmen Dağı’na kim saldırıyorsa, Müslüman kardeşlerine kim kan kusturuyorsa onların hepsi.

Hedefte Türkiye’yi savaşa çekmek var.

Bu millet savaştan kaçmaz. Karşımızda ‘kafir’ olsun yeter.

Ama şimdi kim dost, kim müttefik, kim itilaf ayırabilen var mı?

Bize sözde dost ve müttefik olanlar Türkmen Dağı’na ateş edenlere silah yardımı yapıyor.

Türkmen Dağı’na havadan saldıranlar, karada kardeşi, kardeşe kırdırmak istiyor. 

Amerika, Rusya ile birlikte. Fransa bombalıyor. İtalya, İngiltere tam destek veriyor.

Esed’in ordusuna bakın. Afganlı, İranlı.

1. Dünya Savaşı’ndaki itilaf ve ittifak devletleri bir araya gelmiş.

Örnek mi?

IŞİD’e karşı operasyon başlatacağını duyuran Rusya ise ilk günden itibaren Esad’a karşı savaşan muhalifleri hedef aldı. Muhaliflerin büyük tepki gösterdiği operasyon dünya kamuoyunda yeterli tepkiyi göremeyince Rusya uçakları bu defa Türkmen köylerine yöneldi. Bölgeyi havadan bombalayan Rus uçakları, böylece camileri bombalayan, kardeşlerini mülteci yapan rejim askerlerinin geçişini kontrol altına aldı.

Bu yapılanları bir ay önce de Amerika yapmıştı. Fransa yolda.

Etnik kimlik ve mezhep ayrılığı yapan Müslümanlar uyanın artık.

Yarın çok geç olur.

Bu yazı toplam 8184 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.