1. YAZARLAR

  2. A. Galip Doğan

  3. İstanbul’un Fethi
A. Galip Doğan

A. Galip Doğan

FIKIH BİLGİSİ
Yazarın Tüm Yazıları >

İstanbul’un Fethi

A+A-

Fetih süresi “Biz sana doğrusu apaçık bir fetih nasip ettik. Böylece Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlar. Sana olan nimetimi tamamlar ve seni doğru bir yola iletirim”
Hudeybiye anlaşmasından hemen sonra Mekke ile Medine arasında nazil olmuştur. 29 ayettir.
Peygamber (S.A.V) şöyle buyuruyor “Kostantiniye (İstanbul) mutlaka fethedilecektir. (Fetih suresi 1,2) Ne mutlu onu fetheden komutana, ne mutlu onu fetheden askere (fetheden ne güzel komutan, ne güzel asker)” Burada 3 hususa dikkat çekiliyor.
O günün küfür merkezi olan İstanbul mutlak surette feth edilecektir. Sözüyle hedef gösteriliyor.
Komutanın şecaatli, fedakâr, güçlü bir komutan olması gerektiğine böyle bir komutanın yetişeceğine işaret ediliyor.
Komutanın sağlam oluşu kadar askerlerinin de seçkin olacağına işaret ediyor.
Fatih’in babası 2. Murat 1421–1451 çok mütevazı, adil bir hükümdardı. Âlime çok önem verirdi. Akşemseddin Hacı Bayram-ı Veli'ye bağlı idi. Bir gün Murat Sani Hacı Bayramî Veli’yi Edirne'ye çağırttı. “Bu fetih acaba kime nasip olacak diye sordu.” O da beşikteki şehzade Mehmet ile köse olan Akşemseddin-i göstererek bunlara nasip olacak dedi. Fatih 1445 yılında 14 yaşında tahta oturdu. Bizans ve Venedikliler bunu fırsat bilerek savaş ilan ettiler.
Bunun üzerine Manisa’da bulunan babasına “Gel başa geç diye haber yolladı, O da “ben gelemem sen padişah isen devam et dedi” Bu defa ferman gönderdi “eğer padişah isen gel devletin başına, yok padişah ben isem emrediyorum gel orduların başına geç dedi” Fermanı alır almaz Edirne’ye gelir gelmez tekrar tahta çıkar ve düşmanlara haddini bildirir.
Sultan Murad-ı Sani 1451 yılında Meriç’te bir ada ziyaretinden dönerken bir derviş yoluna çıkar “Sultanım tövbe et irtihal edeceksin” der. Tövbeyi istiğfar eder, Baş ağrısı başlar. Nihayet 49 yaşında 29 yıl padişahlık döneminden sonra 1451 yılında vefat eder.
Manisa’dan gelen Fatih tahta geçer, 4 ay gibi bir kısa zamanda Rumeli Hisarı'nı yapar, Şah adlı topu, Ruban adlı Rum mimara yaptırır, bu topu 50 çift Manda çekiyordu ve 200 kişi topu koruyordu, 50 arabacı 200 kazancı topa yol yapıyorlardı, Top 2 Nisan 1453 günü İstanbul surlarının önüne getirildi, 6 Nisan 1453 günü Fatih Cuma namazını kıldırır, dua eder, sonra hücum emri verilir, 70 parça gemi yapılarak Haliç'ten denize indirilir. Aynı zamanda 5 adet içi su dolu hareketli ve yüksek kule yaptırılır. Fatih teknikten iyi anlayan, edip, şair ruhlu, çok bilgili bir sultan idi.
İstanbul’un fethi; Gemi komutanı Baltaoğlu manevra da hata edince atını denize sürdü. (Acaib bir tablo) İslam’da istişare, istiare ve idare vardır, Harp divanını topladı. Çandarlı Halil Paşa'nın istihbaratına karşı, Ulubatlı Hasan Sultan'ın istihbaratçısıydı.
İstişarede Akşemseddin veciz bir konuşma yapar. “İnşallah fetih nasip olacak, gayret edelim der” İlk biatı hocası yapar, Fatih hocasına intisaplı hocası da Fatih’e biatlidir.
İlk Ulubatlı Hasan’ın şehit olması; Akşemseddin secdeye kapanıp ağlarken görürler. Zaferin yakın olduğu müjdelenir, 29 Mayıs 1453 Salı günü İstanbul’a getirilir, Ayasofya Cami'ye çevrilir, Fatih Sultan Mehmet Cuma namazını kıldırmaya geçerken üst üste 4 tekbir alır. Namazdan sonra hocası “aklın fethe mi takıldı der,” Sultan “hayır kıbleden şüphe ettim Namazımı üç kere bozdum, dördüncü de Kâbe’de namaz kılarken gördüm ve namaza devam ettim” der.
Konstantin Kralı Vasileus ayakkabısından tanınır ve ölmüştür, Sonra ona merasim yaptırır, Merasimle gömdürür, Esir almaz, serbest bırakır, Din emniyetini sağlar, Herkes Kiliseye serbestçe gider. Kılık kıyafet serbesttir.
Örnek; Fatih Rum Atike oğlu Sinan’a bir saray yaptırır. Ayasofya’dan daha görkemli olacaktır. Mısır’dan sütun gelir, 2 sütunu Mimar 20 cm kestirir, sonra Fatih’te onun ellerini kestirir, O da Mahkemeye verir. Kadı Fatih’in elinin kesilmesine karar verir. Ancak Rum Mimar hakkından feragat eder, yüklü tazminatı bizzat cebinden öder. Bu adalet karşısında O Mimarda İslam’ı kabul eder.
Fatih Sultan Mehmet; şairdi, mahlası; Avni idi imtisal-i cahg dü fillah oluptur niyetim. Dini islam’ın mücerred gayretidir gayretim. “Allah yolunda cihad edip uymak niyetiyle bütün gayretim Allah rızası içindir” der.
Fazlu hakkı, hikmeti cündu ricalullah ile, Ehli küfrü serteser kahreylemektir niyetim. “Allah ve Allah dostları velilerin yardımıyla gayem hakkın düşmanlarını ortadan kaldırmaktır”der.
“Embiyayu evliyayü embiya istinadım var benim Lütfi haktandır hemen ümidi. Fethi nüsretim yolum, Peygamberler veliler yoludur. Fetih ve yardımı ancak Allah’tan beklerim”
İstanbul’un fethi “Ey Muhammed (s.a.v) Mucizatı ahmed-i muhtar ile, umarım galib ola adayı dinde devletin”
“Ey Mehmet Ahmet; Muhammed (s.a.v) in mucizesi ile, umarım ki galip gele. Allah yolunda devleti dini hakim kılasın. (Avni-Fatih)
Örnek: Akşemseddin; Eba Eyyübil Ensari’nin mezarını tesbit ediyor. Fatih gece kazıkların yerlerini değiştirtir. Sabahleyin hocası ile birlikte gelirler. Akşemseddin bir murakabe yapar “oğlum ne zamandan beri Müridi Mürşidini imtihan eder” der. Tekrar kazıklar aynı yere çakılır. Kazılınca Eba Eyyubi'nin nur gibi taptaze cesedi ile karşılaşırlar. Bugünkü yer aynen tespit edilmiştir.
Eba Eyyubil Ensari kimdir? Hicret anında 6 ay evinde Allah Resulü'nü misafir eden kimsedir.
30 yıldır padişahlık yapan Fatih orduyu hazırlamış, gizli tuttuğu savaşa çıkarıyordu, niyeti esas eski Roma’ya yürümekti. Hünkar çayırında aniden hastalandı, hastalandığı zaman şu ayeti mırıldanıyordu. “İnne Fetah ne leke fet hammübine” Nihayet anzelik zehriyle zehirlediler.
Doktorlara şöyle diyordu “Niçin benim derdime derman olmazsınız. Ne yaptım ben size bana böyle ızdırap çektirirsiniz ”
Yakup Paşa namıyla maruf dönme olan paşa Venedik'le gizli anlaşma yapmış, Fatih’e anzelik zehri vermiş, sonra paşanın parmakları kurumuş, zehirden koca sultanın ağzından gelen kan ve parçalanan ciğerleri padişahı umutsuzluğa düşürmüş ve orda vefat etmiştir. Vefatı tarihi; 1481'dir.
Fatih 17 devlet ve 200 şehir ve kale fethetmiştir.
Âşık paşa şöyle der şiirinde; “Tabipler şerbeti kim verdi hana
O han içti (şarabı) şerbeti kana kana
Ciğerin doğradı şerbet o hanın
Boyadılar ciğeri, canı kana”
Yerine oğlu Sofi Beyazid 1481 yılında tahta geçti, 1512 yılında kadar devam etti. Allah rahmet eyleye… 30.05.2013

Bu yazı toplam 7159 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.